Hülya Halaçkay yazdı: Sistem sadece erkekler nefes alsın diye kurulmuş 2022-03-06 09:04:37     Rozerin Gültekin   İSTANBUL - Kendisine sistematik cinsel şiddet uygulayan evli olduğu Kadir Ören’i özsavunmada bulunarak öldüren Hülya Halaçkay ajansımıza gönderdiği mektupta, kadın dayanışmasından güç aldığını belirterek, “Gerçek adalet değil erkek adalet var. Sanki sadece erkekler nefes alsın diye işleyen bir sistem var” dedi.   Kadınları korumayan iktidar özsavunmalarını kullanarak yaşamını savunan kadınları cezalandırarak topluma mesaj veriyor. Bunun son örneği ise Hülya Halaçkay oldu. İstanbul Güngören’de 25 Ağustos 2019 tarihinde sistematik cinsel şiddet gördüğü ve evli olduğu Kadir Ören’e karşı özsavunmada bulunarak öldürmek zorunda kalan Hülya’ya verilen 15 yıllık hapis cezası Yargıtay tarafından da onandı. Onan cezası öncesi iletişime geçtiğimiz Hülya, ajansımıza tutuklu bulunduğu cezaevinden mektup yolladı.   ‘Hücreye atılma korkusu yaşıyoruz’   Cezaevinde birçok zorluk yaşadıklarını, kendilerine sürekli baskı uygulandığını anlatan Hülya, “Son günlerde geceleri uyumayıp gündüzleri uyumaya başladım. Denge ve düzen kurmakta zorlanıyorum. Artık her gün daha da zorlaşıyor gibi. Olaylar, sorunlar bitmiyor. En ufak olayda koğuş değişikliği yapılması ya da hücreye atılma korkusu taşıyoruz” dedi.   ‘Kendimi savunmasaydım ölecektim’   Maruz kaldığı sistematik fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddet sonucunda kendi özsavunmasını gerçekleştirmeseydi evli olduğu erkek tarafından kendisinin öldürülmüş olacağına işaret eden Hülya,  “Ölecektim. Başka söyleyecek şey bulamıyorum, Kendimi savunmasaydım kesin ölecektim” diye belirtti.   ‘Kadınların dayanışması beni mutlu ediyor’   Birçok kesimden kadınının kendisine destek olduğunu ve kadınların bu desteğinin kendisine güç verdiğinin altını çizen Hülya, “Yalnız olmadığımı hissetim, arkamda hiç tanımadığım insanlar olduğu için şükrediyorum. İlk defa kadınların gücünü arkamda hissetim. Mesela yılbaşı için bir dizi kart aldım. Çok mutlu oldum. Hala benimle dayanışma gösteren tüm kadınlara tüm kadınlara sevgilerimi yolluyorum” dedi.    ‘Gördüğüm şiddet göz ardı edildi’   Erkek failleri koruyan iktidarın yaşamın her alanında kadını cezalandırmaya çalıştığını vurgulayan Hülya, kendisine uygulanan şiddeti görmeyen yargının özsavunmasını kullanarak yaşamını koruduğu ve katledilmediği için verilen 15 yıl hapis cezasının erkek yargının bir sonucu olduğunu vurguladı. Hülya, mektubunun devamında şu ifadelere yer verdi: “Gerçek adalet değil erkek adalet var. Sanki sadece erkekler nefes alsın diye işleyen bir sistem var. Kadınlara değer verilmiyor. Benim muayene edilmeme gerek bile duymadılar. ‘Şiddeti mi gördün, canın mı yandı’ kimse umursamadı. Beni hastaneye götürdüklerinde göz ucuyla bakıldı, geçildi. Oysa ben hep anlattım şiddet gördüm, darp edildim. İzler, yaralar var dedim. Kimse dikkate almadı. Adliyede Sulh Cezaya çıkmadan önce de hastaneye gittiğimizde sadece usulen hastaneye götürüldüm.”    ‘Nevin’le dayanışma içindeyim’   Çocuklarını ve annesini çok özlediğini dile getiren Hülya, hayattan en büyük beklentisinin adaletten sonra ailesine ve özgürlüğüne kavuşmak olduğunu ifade etti. Hülya, mektubunun devamında  “Nevin’in kararını duyduğumda çok üzüldüm. Beni hiç tanımadan bana destek olan kadınlar gibi ben de onunla dayanışma içindeyim. Hayat ikimize de erkek şiddetinin en ağırını yaşattı. Binlerce kadın gibi. Onun çaresizliğini onun kendini, hayatını koruma isteğini çok iyi anlıyorum. Biz kimsenin bizim için yapmayacağı şeyi yaptık. Mecburen, çaresizce, keşke bu şiddetlere maruz kalmasaydık da hayatımızı savunmak zorunda kalmasaydık” diye kaydetti.   Ne olmuştu?   Evli olduğu Kadir Ören’e karşı özsavunmada bulunarak öldürmek zorunda kalan Hülya Halaçkay’a bir yıllık yargılamanın sonunda 15 yıl hapis cezası verilmişti. “Kasten öldürme” suçundan 24 yıl hapis istemiyle yargılanan Hülya için mahkeme heyeti karar duruşmasında 15 yıl hapis cezası vererek tutukluluğuna devam kararı vermişti. Bunun üzerine Hülya’nın avukatları dosyayı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’ne taşımıştı ancak Bölge Mahkemesi avukatların başvurusunun esastan reddine karar verdi.   Ardından pes etmeyen Hülya’nın avukatları Bölge Mahkemesi’nin kararını bu sefer temyiz etmek üzere dosyayı Kasım 2020’de Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesinin 5 Ekim 2020 tarihli “İstinaf başvurularının esastan reddine” dair hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu sonucuna vardı. Yargıtay ayrıca avukatların eksik inceleme itirazlarını ve Hülya’nın tahliyesi yönündeki taleplerini reddederek, Hülya’ya verilen ceza hükmünü de onadı. Böylece Hülya yaşamını savunduğu ve ölmediği için cezalandırıldı.