İHD: Ege Bölgesi’nde bir yılda 683 ihlal kaydedildi 2022-03-08 16:15:53     İZMİR - İHD İzmir Şubesi Kadın Hakları Komisyonu, Ege Bölgesi Kadınlara Yönelik Hak İhlalleri Raporu'nu açıklayarak, bir yılda 683 hak ihlali yaşandığını belirtti.   İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şube Kadın Hakları Komisyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde 2021 yılı Kadın Hakları İhlalleri Raporu'nu açıkladı. Dernek binasında düzenlenen toplantıda konuşan Dernek Yöneticisi Cemile Karakaya, 8 Mart'ın tarihsel sürecini anlatarak, 8 Mart olarak belirlenen bu mücadele gününde tüm kadınların ortak taleplerinin olduğunu vurguladı.   Rapor bölgeden 11 ili kapsıyor   8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün ülkemizde ilk kez 1921 yılında kutlandığını hatırlatan Cemile, yaygınlaşmasının ise 1970'li yıllarda olduğunu söyledi. 1980 askeri darbesinden sonra 4 yıl boyunca kutlamaların yasaklandığını 4 yıl aradan sonra ise günümüze kadar Kadın Mücadele Günü olmaya devam ettiğini belirten Cemile, İHD olarak geçmişten bugüne kadının verdiği mücadele sonucu elde ettiği hakların gasp edilmesi ve hak ihlallerini içeren Kadın Hak İhlali Raporunu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde açıklama kararı aldıklarını kaydetti.   Cemile, 2021 yılını kapsayan kadın hakları ihlalleri raporunun kadınlar, kadın mahpuslar, mahpus yakınları ve avukatları tarafından derneğe yapılan başvurular, ilgili kurum ve derneklerle yapılan görüşmeler, hapishanelere yapılan avukat ziyaretleri ve basın taramaları sonucu hazırlandığını ifade etti. Raporun Ege Bölgesi'nde Aydın, Afyon, Balıkesir, Muğla, Manisa, Uşak, Burdur, Isparta, Denizli, Kütahya ve İzmir illerini kapsadığını söyleyen Cemile konuşmasına şöyle devam etti:   "Günümüzde yoksulluk ve şiddet döngüsünde yaşayan kadınlar, erkek şiddetine hayır derken bunlar içinde mücadele etmektedirler. Kadına yönelik şiddete ve bunu yaratan eşitsizliğe karşı mücadele eden kadın, aynı zamanda ekonomik düzenin yarattığı eşitsizliğe de karşıdır. İstanbul Sözleşmesi'nden çıkmak hem Anayasa'ya hem hukuka aykırı iken, bu kez kadın kazanımlarından en önemlisi olan nafaka hakkı gasp edilmek istenmektedir. Nafaka hakkını sınırlandırmak veya hakimin takdirine bırakmak kadın yoksulluğunu daha da arttırmak demek, boşanma kararını zorlaştırmak demektir. Nafaka hakkı sınırlandırılmak istenen kadın daha çok cinsel ve fiziksel şiddete uğrayacak. Giderek artan toplumsal cinsiyet eşitsizliği daha da derinleşecek kadını eve hapsedecek ve büyük hak ihlallerine neden olacaktır."   2 Yılda 29 kadın ‘yüksekten düşerek öldü’ diye kayıtlara geçti   Kadını şiddete karşı koruyan İstanbul Sözleşmesi'nin bir gece yarısı imzası ile kaldırıldığına dikkat çeken Cemile, "Kadını korumak adeta suç oluyor. Kadınlar katledilirken, çocuklar istismar edilirken bu toplumsal sorunları çözmekle görevli olanlar kadınların dilini koparmaktan söz ediyor veya en ufak bir eleştiride kadınları tutukluyor. İstanbul Sözleşmesi kalktı denildiği günden bu yana kadınlar hızla yoksullaştı, işsiz kaldı güvenceleri her gün tek tek ellerinden alınmaya başladı. Kadın ölümleri artarak cins kıyımı boyutuna vardı" dedi.   Son 2 yılda 29 kadının yüksekten düşerek öldüğünün kayıtlara geçtiğini ve tüm bu ölümlerin arkasında hep bir erkek olduğunu söyleyen Cemile, pandemi koşullarının dahi kadın ölümleri için neden olduğuna dikkat çekti. Katledilen kadınların sadece kendilerinin değil aile bireylerinin de can güvenliği bulunmadığını söyleyen Cemile, "Kendileri ile birlikte çocukları, anne ve babası, kardeşleri de hayati tehlike yaşamakta, ölümlerin birçoğu yakınlarının gözü önünde olmaktadır" diye kaydetti.   ‘Savaş istemiyoruz’   Kadınların yaşadığı alanlardan birinin de hapishaneler olduğunu belirten Cemile, evde ve sokakta olduğu gibi kadınların burada da şiddet mağduru olduğunu ve yaşam haklarının ihlal edildiğini söyledi. Cemile, son olarak şunları kaydetti:   "Yetkililer kadınları güçlendirici politikalar uygulamalı, hayatın her alanında yaşanan hak ihlallerini toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayıcı politikalar ile gidermelidirler. Erkek egemen sistem kadın katillerini korumaktan vazgeçmeli, iyi hal indirimi, ceza indirimi yerine caydırıcı cezalar verilmelidir. Kayıtlara şüpheli kadın ölümü diye geçen her ölüm aydınlatılmalı etkin soruşturma yürütülmelidir. Her kadın istediği ile evlenebilmeli, boşanmak isteyen kadının güvenliği sağlanmalıdır. Kadın nafaka talep edebilmeli, kendi cinselliğini yaşama hakkına sahip olabilmelidir. İstediği işte çalışabilmeli, sigortalı olma hakkına sahip olabilmeli, dini yaşama katılıp katılmamaya kendi karar verebilmeli. Kendisinin rıza göstermediği herhangi bir cinsel davranışa zorlanmamalıdır. Zorlanması cinsel şiddettir. Ekonomik kaynaklar ve para kadın üzerinde bir yaptırım ve kontrol aracı olarak düzenli şekilde kullanılmamalıdır. Bunun uygulanması kadına uygulanan ekonomik şiddettir. Kadının özel ve kamusal alanda insan onuruna yaraşır yaşam hakkı vardır. Ve dünyadaki tüm kadınların ortak sorunu erkeğin ve erkek egemen sistemin şiddetidir. Son olarak diyoruz ki günümüzde yaşanan giderek artan kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve ölümlerin yanı sıra savaşlar da son bulsun. Savaşları çıkaran da erkekler ve erkek zihniyetidir. Mağduru da yine çocuklar ve kadınlardır. Kadınlar savaş istemiyor."   2021 yılında Ege Bölgesi’nde 683 hak ihlali yaşandı   Açıklamanın ardından bölgede Kadınlara Yönelik Hak İhlalleri Bilançosu açıklandı:   *Kadına karşı darp, şiddet, yaralama 85 *Kadına taciz, tecavüz, cinsel saldırı 24 *Kadın cinayeti 64 *Haksız indirim kadın cinayetlerinde, cezasızlık, yargıda yanlılık 49 *Cinsel istismar 38 *Kadın aktivist gözaltı, takip, soruşturma 44 *Cod29 ile işten çıkarılan kadın 7 *Kolluk güçlerince kadın aktivistler hakkında yanıltıcı beyan, fiziksel saldırı 5 *Tehdit, öldürme tehdidi 24 *Gözaltında ters kelepçe 9 *Gözaltında tuvalet izni verilmemesi 6 *Özel cep telefonuyla görüntü kaydı alınması 4 *Gözaltında sağlık hakkı ihlali 1 *Gözaltına alınma işlemleri esnasında yakın mesafeden biber gazı sıkma 5 *Gözaltı aramasının istismar edilmesi 3 *Hastanede kelepçeli bekletme 3 *Çıplak aramada istismar 1 *Çıplak aramaya erkek polisin girmeye çalışması 1 *Gözaltı aracı içerisinde avukat görüşmesine izin verilmemesi 37 *Gözaltına alınırken işkence ve diğer kötü muamele 9 *Gözaltında hakaret 37 *Kadına karşı şantaj, tehdit, rehin alma 11 *Medyada kadına şiddet, cinsiyetçi dil, cinsiyetçi saldırı 7 *Kadın şüpheli ölüm 18 *Trans birey cinayeti 2 *Kayıp 9 *Kaçırma 6 *Özsavunmaya ceza 4 *Fuhuşa zorlama 106 *Sosyal medyada kadına karşı nefret suçu yayma 2 *Hamile mülteci kadın sağlık güvencesizliği 1 *Devlet görevlilerin kadına şiddete, tacize müdahale etmeyişi 9 *Çocuk hamileliği 2 *Çocuk hamileliğine aile baskısı 1 *Çocuğu zorla evlendirmeye çalışma 1 *Kadına saldırı, yakma, kundaklama 5 *Öldürme girişimi 2 *LGBTİ+ aktivistlere saldırı ve gözaltı 3 *Kadın hapishanesinde hijyen olmayan ortam 4 *Kadın mahpusların eşyalarına el konulması 4 *Kadın mahpusların sağlığa erişiminin engellenmesi 4 *Kadın mahpusların temel ihtiyaçlarının karşılanmaması 5 *Kadın mahpusları koğuş kapasitesinin üstünde tutma 4 *Kadın mahpuslara keyfi disiplin cezası 6 *Kadın mahpuslara sosyal aktivite engeli 3 *Kadın mahpuslara iletişim engeli 3 *Kadın mahpusların infazının yakılması 4 *Kadın Kazanımlarına Saldırı (İstanbul Sözleşmesi ile İlgili Rektörlüğün Akademisyen ve Öğrencilere Saldırısı) 1   Kaynak: Duvar