Yargıtay Genel Kurulu’na göre Hatice Kaçmaz evliliği kabul etseydi ‘öldürülmeyecekti’! 2022-03-13 11:02:52     HABER MERKEZİ - Orhan Munis tarafından katledilen TRT sanatçısı Hatice Kaçmaz davasında daha önce yerel mahkemenin verdiği “tutkulu sevgi” indiriminden sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulu skandal bir karara imza attı. Hatice’nin evlenme teklifini kabul etmesi halinde failin katliamı işlemeyeceğini, reddedilince “anlık hiddetle cinayeti işlediği”ni” savundu.    13 Eylül 2014'te, 33 yaşındaki TRT sanatçısı Hatice Kaçmaz'ın bir süre görüştüğü Orhan Munis tarafından Ankara'da bir parkta katledilmesine ilişkin karar verildi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, uygulamadan kaynaklı sorunlar ve zihniyet sorunu çözülmedikçe cezaların yükseltilmesinin ya da yeni reform paketleri çıkartılmasının kadına yönelik şiddet ve katliamların önüne geçilemeyeceğini ortaya koyan bir içtihat kararına imza attı.   T24’ün haberine göre ceza yargılamanın en üst organı olan YCGK, evlenme teklifini reddeden TRT sanatçısı Hatice Kaçmaz'ı katleden faile verilen indirimli cezayı yerinde bulundu. YCGK, Yargıtay Başsavcılığı'nın faile  "tasarlayarak öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi yönündeki tebliğnamesini reddetti.   Daha önce de kardeşini katletti   Hatice ile parkta buluşmaya gelirken bileğine 19,9 cm'lik bıçak bağlayan failin "anlık hiddetle" katliamı işlediğini savundu. Kararda, kadının evlenme teklifini kabul etmesi halinde failin katliamı işlemeyeceğini, reddedilince “anlık hiddetle cinayeti işlediği”ni, yanına tedbiren aldığı bıçağı "duygusal çöküntü ve hiddetin etkisiyle" kullandığını vurguladı. Karar 5'e karşı 14 üyenin oyuyla alındı. Failin daha önce kardeşini öldürmesi ve sadece 13 yılda tahliye olması, kurban kesmeye gideceği için yanına bıçak aldığını söylemesine rağmen cebinden 7 TL çıkması da Yargıtay üyelerine “tasarlayarak öldürme” tespiti için yeterli olmadı.   Kısa sürede tahliye olabilecek    Yerel mahkeme de failin Hatice’yi “tutkulu sevgisinden” dolayı katlettiğini belirterek "tasarlayarak öldürme" suçundan ceza vermemişti. Kardeşini öldürürken bıçağı korkutmak için salladığını söyleyerek indirimli ceza alan ve kısa sürede tahliye olan fail, Hatice’yi de korkutmak için “bıçak sallarken öldürdüğünü” söyleyerek yeni bir örtülü indirim daha alabildi. “Kasten öldürme” suçundan müebbet hapis alan fail, ağırlaştırılmış müebbetten kurtulduğu için önceki cinayetinde olduğu gibi kısa sürede serbest kalabilecek.   Davaya dair    Hatice Kaçmaz bir süre görüştüğü, kendisine defalarca evlilik teklif eden Orhan Munis'i sürekli geri çevirdi. Hatice,  failin kendi kardeşini öldürdüğünü öğrenince korkuya da kapılmıştı. Fail  ise ısrarını sürdürdü. Hatice, bunun üzerine ailesini kendi ailesine göndermesini istedi. Ailesinin evliliği kabul etmeyeceğini biliyordu ve bu yolla da failden kurtulmayı tasarlıyordu. Ailesi, failin ailesiyle görüştü ve evliliğin olamayacağını bildirdi. Hatice defalarca açık bir dille Orhan Munis'e evlenmeyeceğini söyledi.  Hatice, sürekli kendisini rahatsız eden faile, 'son kez konuşalım' ısrarı sonucu parkta buluştu. Fail öğlen parkta buluştuğu Hatice’yi kesici aletle katletti.    Fail, savunmasında Hatice’nin sevgi dolu mesajlarına hep hakaretle yanıt verdiğini, evlilik teklifini reddettiğini ancak dost hayatı yaşamayı önerdiğini öne sürdü. Olay günü de “korkutmak amacıyla bıçağı salladığını” ifade etti. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan fail, buluşmaya giderken yanına bıçak almasını 'kurban almaya gidiyordum' diye açıkladı.    Ancak ailenin avukatı Ceren Şimşek, failin bıçağı bileğine sakladığını, buluşmadan sonra kurban kesmeye gideceğini söyleyen failin yanında kurban alacak parası olmadığını açığa çıkardı. Mahkeme ise bunlara rağmen “tasarlayarak öldürme” suçundan değil “öldürme” suçundan ceza verdi. Fail, 30 yılı aşkın süre kesintisiz ceza yatmaktan bu sayede kurtuldu.   Skandal ilk gerekçe: Tutkulu sevgi   Mahkeme, gerekçeli kararında ise skandal ifadeler kullandı. Kararda, Yargıtay içtihatlarına göre tasarlayarak öldürme suçunun oluşması için 'karar verme, ruhi sükunete rağmen kararından vazgeçmeme, plan yapma' unsurlarının bulunması gerektiği kaydedildi. Kararda, failin Hatice’yi önceden tehdit etmediği, aralarında tartışma geçtiğine yönelik tanık bulunmadığı belirtilerek, "Maktule ile evlenmeyi isteyen sanık, maktülenin bir türlü kabul etmemesi, ayrılma düşüncesini kendisine açıklaması sonucu içindeki tutku derecesindeki aşırı sevgiden kaynaklı duygusallığın etkisi ve ruh hali üzerinde yarattığı hiddetle yanına bıçak alarak, o hiddetin sonucu olarak maktuleye bıçak darbelerini vurmuştur" denildi.   Yargıtay 1. Ceza idaresi kararın bozulmasını istedi   Bu karar Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onandı. Yargıtay Başsavcılığı ise tebliğname hazırlayarak karara itiraz etti. Tebliğnamede failin 19.9 cm'lik bir bıçak alarak bıçağı çorabına bağladığı, yeniden reddedilince Hatice’yi yoğun kasıt altında, vücudunun hayati organlarının bulunduğu bölgeleri dahil 15 kez bıçakladığı vurgulandı. Tebliğnamede, cinayetin öfke patlaması altında işlenmediği, düşünme, karar, planlama ve icra safhalarının bulunduğu kaydedildi ve kararın bozulması istendi.    Yargıtay Ceza Genel Kurulu, başsavcılığın itirazını, tam olarak şu ifadelerle reddetti:   "Maktulden ayrılmayı aklından geçirmeyen, tersine maktulle bir an önce evlenmeyi arzulayan sanığın, kendisiyle evlenmeyi kabul etmeyen ve ayrılma düşüncesini kendisine hissettirip açıklayan maktule duyduğu hiddetle yanına tedbiren aldığı bıçağı, maktulle konuşmalarının olumlu geçmesi hâlinde kullanmayacağı düşüncesiyle sağ bileğine bağladığı, maktulün kendisinden ayrılma konusunda ısrarcı olması üzerine kapıldığı hiddet duygusunun etkisiyle maktule vurduğu birden fazla defa bıçak darbesi ile ölümüne sebep olduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin aralarında geçen görüşme sonunda isteğinin kabul edilmemesinden kaynaklanan duygusal çöküntü ve hiddetin etkisi altında soğukkanlı bir şekilde düşünmesini engelleyecek şekilde aniden gerçekleştiği, telefon görüşmeleri ve buluşmaları arasında yaklaşık bir saatlik zaman dilimi olduğu, tasarlamanın kabulü için gerekli makul bir sürenin geçmediği, diğer yandan olay yerine evlenme isteğinin reddedilmesi ihtimaline bağlı olarak suçta kullandığı bıçağı sağ bileğinin içerisine bağlayarak gelen ve bu nedenle şarta bağlı olarak hareket eden sanığın eyleminde tasarlamanın koşullarının oluşmadığı ve kasten öldürme suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir."   Karar, 5 üyenin oyuna karşılık 14 üyenin oyuyla alındı. 14 üye, failin erkek kardeşini sadece müziğin sesini kısmadığı için yine aynı şekilde katletmesi ve yine Hatice Kaçmaz katliamında olduğu gibi "korkutmak için savurdum" savunmasını dikkate almadı. Kurbanlık almaya ve kesmeye gideceği için yanına bıçak aldığını söylemesine rağmen cebinden 7 TL çıkmasını, "Paramı düşürmüşüm" diye açıklamasını da dikkate almadı.   Yaralı halde bıraktı   Tanıkların, "Cinayetten sonra Orhan'la görüştük, ben böyle olmasını istemezdim. Beni affedin, hakkınızı helal edin, ben şu an karakoldayım teslim oldum, Hatice yerde yatıyordu, bana hastaneye götür dedi, çevre çok kalabalıktı panik oldum ben karakola kendim teslim oldum" şeklindeki ifadelerini de dikkate almadı.  Taksi şoförünün, "bıçağın keskin kısmını sağ ayağının çorabının içine soktu, ayakkabı bağcığı ile bağladı, 'hayırdır' dedim, 'ağabey yanlış anlama bir işim var' dedi. Parkın yakınında bıraktım, bağcığını söktü o sırada" ifadesini de dikkate almadı.