Adalet Nöbeti 22’nci gününde: Tecrit derinleşiyor 2022-03-14 16:20:35   İZMİR - Tutsak ailelerinin başlattığı Adalet Nöbeti 22’nci gününde devam ederken,  nöbette konuşan tutsak yakını Türkan Yıldırım, Şakran ve Kırıklar Cezaevlerinden sürgün edilen tutsaklardan haber alınamadığını ve yeni uygulanan telefon kısıtlamalarıyla tecridin derinleştirildiğini dile getirdi.   Hasta ve infazı ertelenen tutsakların serbest bırakılması ve tüm cezaevlerinde tecrit uygulamasına son verilmesi amacıyla tutsak yakınlarının İzmir Barosu’nda başlattığı Adalet Nöbeti 22’nci gününde devam ediyor. Tutsak yakınları kamuoyuna duyarlılık çağrısı yaptı.   Cezaevlerinde ölümler bilinçli bir politikanın sonucu   Başta Aysel Tuğluk olmak üzere, tüm hasta tutsakların serbest bırakılmasını talep ettiklerini söyleyen tutsak yakını Türkan Yıldırım, tüm kamuoyunu cezaevlerinde yaşanan kötü koşullara ve işkenceye varan uygulamalara karşı duyarlı olmaya çağırırken, Şakran Kapalı T-2 Nolu Cezaevi’nde kafasında şarapnel parçası bulunan kuzeni Abdurrahman Yıldırım’ın 26 yıldır, Şakran Kapalı Cezaevi T-3 Nolu Cezaevi’nde bulunan ve yüksek tansiyon, guatr, bel fıtığı ve mide ülseri hastalığı olan kardeşi Abdulbahri Yıldırım’ın 29 yıla yakındır cezaevinde bulunduğunu söyledi. Türkan, “Bunun gibi çok fazla ağır hasta tutsak tahliye edilmiyor. Son 5 aydır cezaevlerinde ölümler yaşanıyor. Biz kesinlikle intihar olduğunu düşünmüyoruz. Bu bilinçli bir politikadır. Kimse yaşamına son vermez” diye belirtti.   Tutsaklardan haber alınamıyor   Kırıklar T 2 No’lu Cezaevi ve Şakran Kapalı Cezaevi’nden bir hafta önce sürgünlerin başladığını ifade eden Türkan “Şakran T-3’te Şirin Tekmenur arkadaşımız Sakarya Cezaevi’ne sürgün edilmiş. Ancak bu arkadaştan hiçbir şekilde haber alamıyoruz. Bu durumdan rahatsız oluyoruz. Tüm demokratik kitle örgütleri bizim sesimize ses olsunlar zindanlara sahip çıksınlar” şeklinde konuştu.   ‘Zindan içinde zindan yaratılmış’   “Zindan içinde zindan yaratılmış” diyen Türkan, tutsakların telefon için çıktıkları koridorda diğer koğuştaki arkadaşlarıyla selamlaşabilirken şimdi ise telefonların koğuşlara taşınmasıyla bu imkanların ellerinden alındığını belirtti. Türkan, “Hiçbir şekilde kimse kimse ile görüşemiyor, kimsenin kimseden haberi yok. Görüşe gittiğimizde başka bir arkadaşa selam veremiyoruz. Gardiyan arkamızda ve tüm insani hakları hem bizim hem onların ellerinden almışlar. Adalet bakanlığına sesleniyorum bu zulme dur desinler” diye ifade etti.   ‘Telefonda tek kişiyle konuşma zorunluluğu dayatılıyor’   Telefon görüşü için tutsaklardan aileden görüşecekleri kişinin fotoğrafının istendiğini ve bu kişi dışındaki birine ait ses duyulması halinde görüşmenin sonlandırıldığını ifade eden Türkan, “Böyle bir şey olamaz. Arkadaşlarımız kabul etmemiş biz de kabul etmiyoruz. Bu psikolojik baskıdır. O anda bir yakınımız gelir, telefonda selamlaşmada mı yasak? Tüm insani haklarımızı elimizden alıyorlar ve ciddi şekilde cezaevinde açlık grevleri var ve bu baskılara karşı açlık grevlerine girdiler. Durumları iyi değil. Tüm kamuoyuna sesleniyoruz. İnsanca yaşama herkesin hakkıdır” diye konuştu.   ‘Tecrit yayılıyor’   Cezaevlerinde uygulanan tecride dur denmezse herkes üzerinde de uygulanacağını belirten Türkan, “Görüşe gittiğimizde bırakmıyorlar başka bir arkadaşımıza selam verelim. Merhaba demek de mi suç. Hem arkadaşa hem bize görüş cezası veriliyor. Geçenlerde bir arkadaşın hem ailesine hem kendisine 1 aylık görüş cezası verildi. Biz artık bu insanlık dışı uygulamalara dur denmesini istiyoruz” şeklinde ifade etti.