TDİ: Tutsakların seslerine ses oluyoruz 2022-03-19 19:48:38   İSTANBUL- TDİ 18 Mart Uluslararası Politik Tutsaklarla Dayanışma Günü dolayısıyla yaptıkları basın açıklamasında, “Tecritle, idamla, infazla, hak gasplarıyla, teslim alınamayan, bedenleri esir alınan ama fikirleri özgür olan politik tutsakların seslerine ses oluyoruz” diye belirtti.     Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ), “18 Mart Uluslararası Politik Tutsaklarla Dayanışma Günü” dolayısıyla Kadıköy Rıhtım’da basın açıklaması gerçekleştirdi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, Musa Piroğlu, Devrimci Parti Genel Başkan Yardımcısı Burcugül Çubuk ve çok sayıda tutsak yakını katıldı. “18 Mart Uluslararası Politik Tutsaklarla Dayanışma Günü’nde devrimci tutsaklara özgürlük” pankartının açıldığı açıklamada “tecrit öldürür dayanışma yaşatır”, “Sürgün sevklere son” ve “Hasta tutsaklara özgürlük” dövizleri taşındı. Sık sık “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” ve “içerde dışarda hücreleri parçala” sloganlarının atıldığı açıklamada, metni kitle adına TDİ dönem sözcüsü Ertan Çıta okudu.     Açıklamada ilk olarak konuşan  Musa Piroğlu, İnsanların politik görüşleri nedeniyle cezaevlerine konulduğunu ve kimsenin özgür olmadığını vurgulayarak, “Bir ülkede hasta tutsaklar ölüme terk ediliyorsa, o ülkede hiç kimsenin can güvenliği yoktur. Bugün dünyanın her yerinde kendi görüşlerine  ve kendi çıkarlarına karşı çıkan sendikacıları,  gazetecileri, siyasetçileri, devrimcileri öğrencileri hapishanelerde  rehin tutmaya devam ediyor” dedi.   ‘Tutsaklar mücadeleyi ilmek ilmek örüyor’   Cezaevinde bulunan politik tutsaklarla dayanışma için bir araya geldiklerini aktaran Ertan, “1923’ten bu yana her 18 Mart’ta politik tutsaklarla dayanışma şiarları yükseltiliyor, politik tutsakların direnişlerine ses olunuyor. Türkiye ve dünyanın birçok bölgesinde özgürlük, eşitlik, bağımsızlık isteyenlerin cezalandırılıp boyun eğdirilmeye çalışılıyor. Egemenler, sömürü düzenine karşı çıkanları dört duvar arasına hapsetmekle çözüm bulduğunu düşünüyor. Ama politik tutsaklar dünyanın dört bir yanında mücadeleyi ilmek ilmek örüyor, direnişi yükseltiyor” dedi.   Hak ihlalleri   “Türkiye’de en ufak bir hak arama mücadelesi, en ufak bir farklı ses, devletin polisiyle, jandarmasıyla, mahkemeleriyle bastırılmaya çalışılıyor” diyen Ertan, dışarda artan saldırıların cezaevlerinde de tutsaklara yönelik hak gasplarına dönüştüğünü aktararak, “Can bedeli kazanılmış haklar, pandemi bahanesiyle tırpanlanıyor, devrimci tutsaklar politik kimliklerinden koparılmak isteniyor. Bu süreçte özellikle hasta tutsakların sağlık durumu kötüleşti, tedavi hakları çeşitli dayatmalarla engellendi. Birçok hapishanede hasta tutsaklar yaşamını yitirirken bazı hasta tutsaklar da tahliye edildikten kısa bir süre sonra yaşamını yitirdi. Hasta tutsakların hastane sevkleri de tabut tipi ring, ağız içi arama dayatması, asker araması dayatması, kelepçeli muayene gibi dayatmalarla engellendi ve sağlık durumları daha da kötüleşti” diye kaydetti.    ‘Saldırılara yabancı değiliz’   Yapılan saldırılara yabancı olmadıklarını aktaran Ertan, “Bu saldırılara tek tip elbise dayatmasında, Diyarbakır, Buca, Ümraniye, Ulucanlar katliamlarında, 19-22 Aralık Hapishaneler katliamlarında tanık olduk” örneklerini verdi. Türkiye'de ve dünyada cezaevlerinin egemenlerin, sömürü düzeninin gerçeklerini gösteren bir ayna olduğunu işaret eden Ertan, “Biz bu gerçekleri, İran hapishanelerinde Kürtlere uygulanan saldırılarda, İtalya, İngiltere, Fransa, Almanya, Yunanistan hapishanelerinde, İsrail hapishanelerinde Peru’da, İspanya’da Guatemala’da, Vietnam’da politik tutsaklara yönelik saldırı ve katliam politikalarında bu gerçekliği görüyoruz” diye konuştu.   Dayanışma vurgusu   18 Mart Uluslararası Politik Tutsaklarla Dayanışma Günü vesilesiyle tutsaklarla dayanışmayı yükselttiklerini dile getiren Ertan, sözlerini şu ifadeler ile sonlandırdı: “Zulümle, tecritle, idamla, infazla, hak gaspları ile, baskı ve sindirme politikalarıyla teslim alınamayan, bedenleri esir alınan ama fikirleri özgür olan politik tutsakların seslerine ses oluyoruz! Selam olsun dünyanın dört bir yanında dört duvar arasında baş eğmeyen politik tutsaklara!”