Cumartesi Anneleri: Bizi korkutamazsınız! 2022-03-23 14:33:31     İSTANBUL - Cumartesi Anneleri, 700’üncü hafta eylemlerinden dolayı yargılandıkları duruşma öncesi yetkililere adliye önünden seslendi:  “Bizi korkutamazsınız, gözaltında kaybedilen sevdiklerimizi aramaktan asla vazgeçmeyeceğiz. İnkara karşı gerçeği bıkmadan, usanmadan söylemeyi sürdüreceğiz.”   Cumartesi Annelerinin her hafta Galatasaray Meydanı'nda sürdürdüğü oturma eyleminin 700'üncü haftasında yapılan polis saldırısı sonucu gözaltına alınan 46 kişi hakkında açılan davanın 4’üncü duruşması Çağlayan'da bulunan İstanbul 21'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Duruşma öncesi İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanları Eren Keskin ve Öztürk Türkdoğan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, Cumhuriyet Halk Partisi  (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun da katılımıyla adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Cumartesi Anneleri açıklamada, “Bu davada yargılanan bizim hakikat ve adalet arayışımızdır” pankartını açtı.   Hanife Yıldız: O gün anladım adalet yok   Açıklamada konuşan Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız, “1995 yılında adaletle tanıştım. Kocaeli adliyesine şikayetçi olmak için gittim. Polislerin yüzüne bakarak oğlumu sormak için gittim. Ama polisler gelmedi, yoğun olduklarından yazılı ifade okudular. O gün anladım ki bir adalet yok. İzmir’de oğlumu sorduğumda bana ‘psikopat oğlun oyun oynadı bizimle’ dediler. Kocaman adalet yazıyor ama adalet olacak mı? Adalet olsaydı İzmir’den, Kocaeli’den sonra buraya gelmezdim. Adalete güvenmek istedim bunları yaşadım” dedi.   ‘Failler nerede?’   İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan da “Adalet arayışı yıllardır sürüyor Galatasaray Meydanından vazgeçmeyeceğiz. Hafıza bilinciyle orada oturacağız. Yıllarca hafıza mekanı olan meydanı yasaklıyorlar. Asıl davacı olan biziz, failler nerede? Niye cezalandırmıyorsunuz? Sanık kürsüsüne bizi oturtanlar utanmalı. Biz, verilen adalet arayışımız sonuç alana kadar mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.   ‘Barış ve adalet mücadelesi yargılanıyor’   Uluslararası Af Örgütü Türkiye Kampanyalar Sorumlusu Milena Buyum da Cumartesi Anneleri’nin en uzun barışçıl ve adalet mücadelesinin dördüncü defa yargılandığını söyledi. Milena, “Barışçıl toplanma özgürlüğü  sadece anayasal hak değildir. Yalanın ve şiddetinde yargılanması gerekiyor. Bu kişilerin soruşturmaya tabi tutulması haksızlıktır. Uluslararası af örgütünün bu davayı takip etmekten başka çaresi yok. Bu davanın derhal sona ermesi herkesin beraat etmesi gerekiyor. Çünkü dayanağı olmayan bir dava. Dışarıya barışçıl toplanmanın ne kadar yasak olduğunu belli etmek için açılan bir dava” diye ifade etti.   Ümit Efe: Dava yok hükmündedir   Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Efe, hak arayışında olan Cumartesi Annelerinin gözaltına alındığını hatırlatarak, “Çağlayan’da dördüncü oturum yapılacak. Burada onlarca Cumartesi Annesi bulunmakta. Biz burada ‘siz ne yaparsanız yapın hak aramaya devam edeceğiz’ demek için buradayız. Davadan vazgeçilmesini istiyoruz, dava yok hükmünde. Vazgeçin, biz vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti.   Besna Tosun: Anayasa bizi korumuyor   Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun da söz alarak şunları söyledi: “Anayasa hala yürürlükte mi? Biz bu hakkımızı kullandığımız için bugün Çağlayan Adliyesi’ndeyiz. Çünkü var olan Anayasa vatandaş olarak bizi korumuyor, başta yargı olmak üzere devletin temel organlarını da bağlamıyor. Yani anayasa, anayasa olma vasfını kaybetti, sıradan bir metin haline getirildi. Türkiye anayasasız bırakıldı. Anayasal haklar, iktidarın izin verdiği kadar kullanılabilir hale geldi.”   ‘Bizi korkutamazsınız’   Cumartesi Annelerinin yargılandığı bu dava iktidarın kendi yarattığı kriz sonucu çıkan bir dava olduğunu söyleyen Besna, iktidarın yargıyı, toplumu susturmaya ve sindirmeye yönelik bir araç olarak gördüğünü ifade etti. Besna, “Bu dava, toplumun her kesiminden insanın haklı bir mücadele olarak gördüğü Cumartesi Anneleri ve İnsanları üzerinden itiraz etmenin, hak talep etmenin, toplanma ve gösteri özgürlüğünü kullanmanın bir suç haline getirildiği, bizzat Anayasayı hiçe sayan bir davadır. Bu nedenle, haklı olmanın verdiği güçle bize yargı yoluyla gözdağı vermek isteyenlere sesleniyoruz; Bizi korkutamazsınız, gözaltında kaybedilen sevdiklerimizi aramaktan asla vazgeçmeyeceğiz. İnkara karşı gerçeği bıkmadan, usanmadan söylemeyi sürdüreceğiz. Başta gözaltında kaybetmeler olmak üzere siyasal şiddetin bin bir halinin yaşandığı bu topraklarda hakikatinin taşıyıcısı olmaya devam edeceğiz” sözleri ile yetkililere seslendi.   Açıklamanın ardından duruşma salonuna geçildi. Duruşma kimlik tespiti ile başladı.