Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Konferansı’nda çözüm önerileri 2022-03-25 14:38:04     HABER MERKEZİ - Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Konferansı’nda, göçertilenlerin evlerine güvenli bir şekilde dönmesinin, kadınlara yönelik işlenen suçlara karşı mücadelenin yükseltilmesi ve savaş suçların belgelenmesi çağrısında bulunuldu.    Kuzey ve Doğu Suriye’nin  Qamişlo kentinde  “Suriye’deki kadınlar Türk işgali altında acılar çekiyor” sloganıyla başlayan Kadın Konferansı devam ediyor. Konferansta konuşan Gazeteci Nercis Îsmaîl, “işgalciliğin” tarihsel gelişimini anlattıktan sonra Osmanlı döneminden beri işlenen suçlara değindi. Nercis, halklara karşı din kisvesi altında bir  çok suçun işlendiğini, Türkiye’nin de aynı mirası sürdürdüğüne işaret etti.    ‘Bölgede 20 askeri üs kuruldu’    “Türk devleti, Başûrê Kurdistan bölgesine karşı ağır silahlar kullanarak suç işliyor” diyen Nercis,  bölgede 20'den fazla askeri üs kurulduğunu ve yaklaşık 300 köyün bombalandığını aktardı. Birçok köyün boşaltıldığı bilgisini veren Nercis, “ Siviller hedef alınıyor ve onlarca kişi yaşamını yitirdi. Suriye krizinin derinleşmesinde ve Suriye'nin bir kan gölü haline getirilmesinde Türk devletinin eli bulunuyor” dedi.   ‘Halklara yönelik ulusal düşmanlık var’   Türkiye’nin Suriye'ye saldırılarının birçok nedeni olduğunu ifade eden Nercis, “Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaşması beklenen Katar gazı gibi siyasi ve ekonomik konuların yanı sıra bölgenin Kürt, Arap, Süryani ve Ermeni halklarına karşı uzun süredir devam eden bir ulusal düşmanlık var. Türk devletinin top mermileri her gün Til Temir, Zirgan, Eyn Îsa, Minbic, Kobanê ve birçok köy ve ilçelerde sivilleri hedef almaya devam ediyor. Bu, ateşkesin açık ihlalidir” diye konuştu.   ‘Kadınlar etnik ve cinsel saldırıya maruz kalıyor’   Konferansa online olarak katılan Demokratik Suriye Meclisi (MSD) üyesi Mecdolin Hesen ise, Suriye topraklarındaki kadınların durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bu bölgelerde kadınların etnik ve cinsel saldırıya uğradığını vurguladı.   Toplumsal bölümde ise Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Meclisi üyeleri Taz Başa, Corgêt Bersûm ve İdlib El-Xedra Kadınlar üyesi Sefa Taha divanda yer aldı.   Toplumsal durum bölümünde şiddet, sömürü ve istismar bağlamında Suriye'de yaşananların kadınlar üzerindeki etkileri tartışıldı.   ‘Kadınlar öncü ve kilit rol oynuyor’   Kuzey ve Doğu Suriye'de hayatın her kesiminden kadınların, Suriye krizinden bu yana geçen 11 yılda toplumsal her alanda kilit ve öncü bir rol oynadığı, bölgenin DAİŞ'ten kurtarılmasından sonra kadınların siyasi, ideolojik, askeri ve idari olarak kendilerini örgütledikleri ve her türlü engele ve zorluğa karşı durdukları ifade edildi.   Bu bölümde konuşan yazar Kiner Ebdullah, “Rojava'da kadınların durumu her geçen gün iyiye gidiyor. İşgal altındaki topraklarda ise kadınlar şiddet görüyor. Efrîn'in işgali ile birçok kadın, şiddet suçlarının kurbanı oldu” dedi.   Tunus Üniversitesi’nde sosyal araştırmacı olan akademisyen Amal Qeramî ise, "Kadınların korunması kadınlara düşüyor. Bu nedenle tüm kadınları, kadınlarla ilgili çeşitli faaliyetler ve konularla, davalarını savunarak ve onları görmezden gelmeden eğitmeliyiz" dedi.   Talep ve öneriler    Her iki bölümün sonunda ilgili kurumlara iletilmek üzere çeşitli talepler sıralandı:    * Savaşın durdurulması   * İşgal altındaki toprakların kurtarılması için Suriye krizine bir çözüm bulunması ve kalıcı barışın getirilmesi   * Türk işgaline son verilmesi   * Sivillere koruma sağlanması   * Enkaz haline gelen binaların kaldırılması   * Yerinden edilenlerin yaşadıkları yerlere güvenli bir biçimde dönüşlerinin uluslararası garantilerle sağlanması ve gasp edilen mülklerinin kendilerine iade edilmesi konusunda çalışılması   * Kadınlara yönelik tüm politikalara, Türk işgalinin yürüttüğü özel savaşa ve soykırımcı savaşa karşı mücadele düzeyinin yükseltilmesi   *Suyun sivillere karşı silah olarak kullanılmaması için Türk devletine baskı yapılması   * İşgal altındaki topraklarda altyapının yıkımını belgelemek için uluslararası bir soruşturma komisyonunun kurulması   * Türk devletinin işlediği suçların belgelenmesi ve uluslararası mahkemelerde yargılanması   Konferansın sonuç bildirgesinin açıklanması ile sona ermesi bekleniyor.