Van'da çok sayıda kurumdan ortak açıklama: Tutsaklar ölüm sınırında! 2022-03-28 15:16:04   VAN - Adalet Nöbeti'nin102'nci gününde tutsak yakınlarının katılımıyla gerçekleştirilen açıklamada, cezaevlerinde yaşanan şüpheli ölümlere dikkat çekilerek, “ Tüm halkımızı ve STK’ları cezaevindeki ölümlere karşı daha duyarlı olmaya davet ediyoruz" çağrısı yapıldı.    Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Van Şubesi öncülüğünde cezaevinde son zamanlarda yaşanan şüpheli ölümlere ilişkin Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yapıldı. “Hasta tutsaklara özgürlük” pankartının açıldığı açıklamaya, Barış Anneleri Van Meclisi, 102 gündür Van Barosu’nda Adalet Nöbeti’ni sürdüren anneler, Tevgera Jînen Azad (TJA) üyeleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Van İl örgütü yöneticileri, İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi yöneticileri yanı sıra onlarca kişi katıldı.   ‘Anneler yüz günü aşkın nöbette’   Açıklamayı okuyan TUHAY-DER Van Şubesi Eşbaşkanı Adil Koçak, cezaevindeki hasta tutsakların yaşam hakkı ve cezaevlerinden cenazelerin çıkmaması için yüzü aşkın gündür tutsak yakınlarının nöbet eylemini sürdürdüğüne dikkat çekti. PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecridin tüm cezaevlerine sirayet ettiğini kaydeden Adil, bu durumun başta yaşam hakkı ihlali olmak üzere tüm tutsaklar üzerinde ağır ihlallere dönüştüğünü ifade etti.   ‘Yaşam hakkı ihlal ediliyor’   Cezaevindeki hak ihlalleri üzerinde duran Adil, “Durum o kadar vahim bir hal almıştır ki en kutsal olan yaşam hakkının cezaevleri tarafından ihlal edilmesi rutin bir döngüye dönüşmüştür. Sadece 2021 yılı içerisinde yedisi infaz ertelemelerinden kısa bir süre sonra olmak üzere en az 59 hasta tutsak yaşamını yitirdi. Son on beş gün içerisinde iki tutsak cezaevlerinde iki tutsak ise infazı ertelendikten sonra dışarıda yaşamını yitirdi” dedi.    ‘Tutsaklar ölüm sınırında’   Tutsakların sağlığa erişim hakkının engellendiğine dikkati çeken Adil, şunları söyledi: “Tüm bu cendere içerisinde hastalıkları yaşamlarını tek başlarına idame edemeyecekleri ağır hastalıklara döndükten sonra ise hukuksuz ve taraflı ATK kararları ile tahliyeleri engellenip tutsaklar adeta ölüme terk edilmektedirler. Ölüm sınırına yaklaştıktan sonra tahliye edilenler de tahliye edildikten kısa bir süre sonra yaşamlarını yitirmektedirler. Tüm bunlar yetmezmiş gibi tahliye olmaya hak kazanan içerisinde onlarca  ağır hasta tutsakların bulunduğu yüzlerce tutsağın  idare ve gözlem kurullarının hukuksuz ve keyfi kararları ile infazları yakılıp tahliye olması engellenmektedir. Kısacası sorumlular hasta tutsaklara eziyet etmeyi ve cezaevlerinden sağ çıkmalarını engellemek için tüm insan hakları nosyonlarını yerle bir edecek şekilde ellerinden geleni yapmaktadırlar. “   Halka çağrı!   İktidarın sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğinin altını çizen Adil, “Bizler bu ölümlerin hiçbirinin rakamlardan ibaret olmayıp her birinin birer can olduğunun bilincindeyiz ve tüm bu ölümlerin takipçisi olacağımızı bir kez daha hatırlatıyoruz. Son olarak tüm halkımızı ve STK’ları cezaevindeki ölümlere karşı daha duyarlı olmaya davet ediyoruz” çağrısında bulundu.