MEH: Mezopotamya coğrafyası kıyameti yaşıyor 2022-04-01 12:43:02   HABER MERKEZİ - Mezopotamya Ekoloji Hareketi, ormansızlaştırma politikalarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Mezopotamya coğrafyası kıyameti yaşıyor” diye vurgulandı.    Ormansızlaştırma politikalarına ilişkin yazılı açıklama yapan Mezopotamya Ekoloji Hareketi, bölgede ve Türkiye’de yaşanan ekolojik kırımlara dikkat çekti.    “Uygarlık açısından Mezopotamya, yaşam arayışının ilk zamanlarından başlayıp, besin ve barınma ihtiyacı gibi toplumsallığın ilk biçimlerini şekillendiren büyük kırılmaların yaşandığı bir alandır” diye belirtilen açıklamada, “Toplumsallığın en üst düzeyde gerçekleşmesine imkân tanıyan doğal yapısı, birçok etnisite, dil, kültür ve dini yapının yaşam bulduğu önemli bir coğrafya olmasını sağlamıştır. Buna karşın Kapitalist Modernite ve onun ideolojik aygıtı olan ulus-devlet Mezopotamya’yı adeta bir savaş arenasına çevirmiştir. Yaşam alanı olan Mezopotamya; ölümün ve yıkımın coğrafyası olmuştur. Sonu gelmez savaşların neticesi, halkların soykırıma uğratılması, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere yüzbinlerce insanın tecavüz ve sistematik işkence sarmalında kalması ve tüm yaşam alanının geri dönülemez yıkım ve tahribatı oluyor. Mezopotamya coğrafyası kıyameti yaşıyor” denildi.    ‘Su ekosistemi yok ediliyor’   Körfez savaşından bugüne, ulus-devlet ve emperyalist aklın yarattığı savaşlar ile milyonlarca insanın yaşamını yitirdiğine işaret edilen açıklamada, “Milyonlarcası, kavimler göçüne taş çıkartacak düzeyde, yaşanan akınlarla yerlerinden kopup belirsiz bir sürece sürükleniyor. Bununla birlikte; savaşın yarattığı yıkımın sonucu olarak su varlıkları yok ediliyor, ormanlar yakılıp-yağmalanıyor, milyonlarca hektarlık tarım alanı zehirli hale gelip çoraklaşıyor. Küresel kapitalist sistemin etki gücü konumunda olduğu, bölgede yer alan ulus-devletler üzerinden yaşanan savaşlar, coğrafyanın ve doğal varlıkların üstüne yürütülen tahakküm savaşına dönüşüyor. Irak/Basra’da sazlıklar yok edilirken, İran’da Urmiye gölü kurutulmakta, Suriye’de ormanlar bombalanmaktadır. Bölge devletlerinin enerji ve su ihtiyacı var denilerek hapsedilen nehirlerin akış yönü ve rejimleri değiştiriliyor. Dicle, Fırat, Aras ve Munzur nehirlerinin üstüne yapılan baraj ve Hes’ler ile vadiler, alt-orta kuşak ormanlık alanlar, tarım alanları, yerleşim yerleri sular altında bırakıldı. Diğer taraftan akış yönü engellenerek hapsedilen su ekosistemi yok ediliyor” diye kaydedildi.    Talan meşrulaştırılamaz   Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “Yaşanan savaşların yarattığı yıkım ve tahribatın yanında, günü birlik siyasi hesapların ürünü olan ‘müjdeler’ ile fosil yakıt ihtiyacı olduğu algısı yaratılmaktadır. Doğalgaz müjdeleri sürerken, termik, jeotermal ve nükleer santral inşaları da devam etmektedir. Türkiye ‘de özellikle salgın süreciyle artan doğa talanı derinleşmiş. İkizdere’de taş ocakları uğruna ağaçlar kesilirken, Cudi, Lice ve Bingöl’de güvenlik amaçlı ağaç kesimleri sürmektedir. Ağaç kesimlerinin yanında ‘kamu yararı’ gerekçe gösterilerek; yönetmelik ve kanunlar değiştirilerek orman alanları yapılaşmaya, turizme, enerji şirketlerine tahsis ediliyor. En son çıkan yönetmelikle birlikte elektrik üretimi için yürütülen madencilik faaliyetlerinin, tapuda zeytinlik olarak kayıtlı alanlara denk gelmesi durumunda, zeytin ağaçlarının taşınması hükmü getirildi.  Sadece son 3 ay içinde yüzlerce hektarlık ormanın, orman vasfı alınmış oldu. İklim krizinin derinleştiği bu yüzyılda yaşam alanlarının ve kültürel değerlerin yok edilmesi, yönetmeliklerle talanın meşrulaştırılması kabul edilemez.   Tüm bunlar yaşanırken, Mezopotamya Ekoloji Hareketi olarak, Mezopotamya coğrafyasında Nisan ayı boyunca fidan dikme kampanyası başlatıyoruz. Tüm Mezopotamya halklarına, siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına, emekçilere, kadınlara, gençlere, çocuklara kısacası toplumun tüm kesimlerine ve kamuoyuna çağrı yapıyoruz. Bulunduğumuz her yerde; evimizin bahçesinden, balkonlarımıza, sokaklarımızdan, okul bahçelerine, köylerimizden ovalara ve dağlara kadar yer-mekân gözetmeksizin ağaçlandırma kampanyamıza katılmaya davet ediyoruz.”