Aileler Çağlayan’a çıkmakta kararlı: Yasağı tanımıyoruz 2022-04-04 10:31:29     İSTANBUL - İstanbul Adliyesi önünde gerçekleştirdikleri “Adalet Nöbeti”ne dönük getirilen Kaymakamlık yasağına tepki gösteren tutsak yakınları, yasakların gözlerini korkutamayacağını ve nöbete devam edeceklerini belirterek, aileler ile sivil toplum örgütlerine çağrıda bulundu.   Bölge kentlerinde ve Türkiye illerinde "hasta ve infazları yakılan tutsakların serbest bırakılması ve cezaevinde artan hak ihlallerinin son bulması" talebiyle ailelerin başlattığı Adalet Nöbetleri kararlılıkla sürdürülüyor. Tüm engelleme ve zorlu hava koşullarına rağmen eylemin sürdüğü yerlerden biri de İstanbul. Ailelerin Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde başlattıkları nöbet eylemi iki haftayı geride bıraktı. Fakat Kağıthane Kaymakamlığı, 30 Mart tarihinde aldığı kararı ile ailelerin 15 gün boyunca adliye önünde gerçekleştirecekleri eylem ve etkinlikleri yasakladı. Yasağa rağmen adliye önüne gelen tutsak yakını Fince Akman, açıklama yapma ihtimali bulunduğu iddia edilerek polisler tarafından gözaltına alınmış ve ardından serbest bırakılmıştı.   ‘Çocuklarımızı istemek suç mu?’   Adalet Nöbeti’ne katılan Silivri 3 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutsak olan Yakup Akman’ın annesi Fince Akman ve Ümraniye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde ağır hasta tutsak olan Selim Çiftçi’nin ablası Cemile Çiftçi, Kaymakamlığının sadece kendi eylemlerine yasak getirmiş olmasına tepki gösterdi. Yıllardır oğlu için adalet mücadelesi yürüten Fince Akman adalet aradığı için defalarca gözaltına alındı. Fince, bu gözaltıların kendisini  korkutamayacağını dile getirerek, adliye önündeki gözaltıda polisler ile arasında geçen diyalogu şöyle aktardı: “Çocuklarımızı istemek suç mu? Ben onlara da sordum oğlumun fotoğrafını taşımam suç mu? Onlar da ‘suç değil’ dedi. ‘O zaman suç değilse neden beni gözaltına aldınız’ diye sordum. Burada ‘Açıklama yasak dediler’. ‘O zaman bize yer bulun basın açıklamasını orada yapalım’ dedim.”   ‘Korkmuyoruz’   Kaymakamlığın tutsak ailelerine “Çocuklarınıza sahip çıkmayın ölürse ölsün” demeye çalıştığını ifade eden Fince, kendilerini korkutan tek şeyin cezaevlerinden cenaze çıkması olduğunu söyledi. Fince, “Şimdi on beş gün yasakladılar belki sonra tamamen yasaklayacaklar. Bizim gözümüzü korkutmak için yapıyorlar ama biz korkmuyoruz çünkü yasak bir şey yapmıyoruz. Çocuğumuzu soruyoruz, çocuğumuzu istiyoruz. Belki yarın bizim çocuğumuzun cenazesi cezaevinden çıkacak. Çocuklarımız için adalet istemek için oraya gidiyoruz. Onlar bize çocuklarınıza sahip çıkmayın dediğinde bizde eve gidip oturacak mıyız? Bu doğru değil. Benim oğluma bir ay görüş yasağı vermişler, görüşüne dahi gidemiyorum” dedi.   ‘Nöbetimize devam edeceğiz’   Kendilerine sadece adliyenin değil her yerin yasaklandığını vurgulayan Fince, bütün kurumlara, avukatlara, milletvekillerine ve siyasi partilere kendilerine destek vermeleri yönünde çağrıda bulundu. Fince, “Nöbetimize devam edeceğiz. Yasağı tanımıyoruz. Diğer tutuklu aileleri korkmasın biz korkmuyoruz. Eğer biz başımızı onların önünde eğersek onlar bizim üzerimize daha çok gelecek. Herkes Perşembe günü Çağlayan Adliyesi önüne gelsin, nöbetimize devam edelim. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar biz geri adım atmıyoruz. Amacımıza ulaşan kadar devam edeceğiz” diye konuştu.   ‘Tutuklasalar da durmayacağız’   Ümraniye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde ağır hasta tutsak olan Selim Çiftçi’nin ablası Cemile Çiftçi de açıklama yapılacağı gün polislerin yanlarına gidip adliyeye neden geldiklerini sorduğunu, sürekli kendilerini takip ve taciz ettiklerini dile getirdi. Cemile, “Bir tane arkadaşımızı gözaltına aldılar. Bizi tutuklasalar da biz durmayacağız. Biz mecburuz duramayız. Çocuklarımız, kardeşlerimiz cezaevinde ölümle karşı karşıya. Kimsenin çocuğu cezaevinde ölmesin, anneler ağlamasın istiyoruz” ifadelerini kullandı.   ‘Onlar yasaklasa da biz gideceğiz’   Adliye önünde gerçekleştirecekleri açıklamanın yasaklandığını ancak bu yasaklamanın kendilerini durduramayacağını belirten Cemile, “İki hafta boyunca bize Çağlayan’ı yasakladılar. Onlar ne kadar yasak dese de biz bu hafta yine gideceğiz. Hapistekilere sahip çıkmayın diyorlar. Eğer biz sahip çıkmazsak ölecekler. Cezaevinden kaç tane tabut çıktı? Artık cezaevinden tabut çıksın istemiyoruz. 26 yıldır benim kardeşim cezaevinde tansiyon, şeker hastası. Ona ilacını vermiyorlar. Ben ölene kadar bu mücadeleyi bırakmayacağım, kimse de bırakmasın. Silahı getirip benim kalbime koysalar da onlardan korkmuyorum. Emek vermişiz, kanımız dökülmüş. Bu mücadele her şeyimiz. Aileler, milletvekilleri, avukatlar, herkes ayağa kalksın bize destek olsun. Mücadelemiz büyüsün sadece bir kişi değil dünya, Avrupa bizi görsün. Çözüm bulunana kadar biz devam edeceğiz. Kimse gelmese bile ben kendim Perşembe günü adliyeye gideceğim” sözleri ile ailelere seslendi.