‘Tecrit son bulana kadar mücadele edeceğiz’ 2022-04-10 09:05:20     HAKKARİ - PKK Lideri Abdullah Öcalan ve tutsaklar üzerinde devam eden tecrit politikalarına karşı mücadele etmeye devam edeceklerinin altını çizen HDP’li Sinem Seven, tecridin insanlık suçu olduğunu vurguladı.    PKK Lideri Abdullah Öcalan'a dönük derinleştirilen tecrit koşulları ağırlaşmaya devam ediyor. Avukatları ve ailesiyle görüşmesi engellenen Abdullah Öcalan'ın avukatları tarafından yapılan görüş başvuruları reddediliyor. Öte yandan tecrit politikası tüm cezaevlerine yayılırken, tutsakların maruz bırakıldığı hak ihlallerine her gün bir yenisi ekleniyor. Hasta tutsakların tedavisi engellenirken, tahliye edilmesi gereken ağır hasta tutsaklar ise ölümle yüz yüze bırakılıyor.    HDP Hakkari Merkez İlçe Eşbaşkanı Sinem Seven, tecrit politikaları ve hak ihlallerine tepki gösterdi.    ‘Cezaevlerinde pandemiyle birlikte hak ihlalleri arttı’   Cezaevlerinde hak ihlallerinin her geçen gün arttığını ve hasta tutsakların sağlıklı bir şekilde tedavi edilmediğini söyleyen Sinem Seven, “Hastaneye götürülen tutsaklar kelepçe ile muayene edilmeye çalışılıyor. Tutsaklar da buna karşı tedaviyi reddediyor ve cezaevine geri gönderiliyor. Hastaneden dönen tutsaklar 10 gün karantinada kalması gerekirken 20-25 gün boyunca karantina koğuşlarında tutuluyor. Cezaevlerinde çok fazla hak ihlali var ama pandemiyle birlikte daha da arttı. Tutsakların pandemide aile ve avukat görüşleri kısıtlandı” sözlerini kullandı.   ‘Cezaevinde bulunan tutsaklar ölüme sürükleniyor’   Cezaevinde yıllardır aynı sistemle tutsaklara dönük baskıların sürdüğünü ancak dönem dönem bu baskıların çok arttığını kaydeden Sinem, tutsakların bu baskılara tek başına karşı çıkmasının yeterli olmadığını ve halkın da tutsaklara destek vermesi gerektiğini belirtti. Sinem, “Cezaevlerinde her geçen gün başka bir hak ihlaliyle karşılaşıyoruz. Neredeyse her ay cezaevlerinde ölümler gerçekleşiyor. Çoğu ölüm ‘kalp krizi’ denilerek araştırılmıyor ve üstü kapatılmaya çalışılıyor. Bu kalp krizlerinin ne kadar doğru ne kadar yalan olduğu belirsiz çünkü yapılan otopsi sonuçları gerçekleri yansıtmıyor. Son süreçlerde yapılan otopsiler ya da hasta tutsaklar için verilen ‘kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir’ raporları siyasi kararlarla verilen raporlardır. Cezaevinde bulunan tutsakları ölüme sürüklüyorlar. Yaşamını yitiren tutsaklara tabutlar ve cenaze araçları verilmiyor. İktidar bize karşı düşman politikaları uyguluyor. Ölülerimize dahi işkence ediliyor, mezarlıklarımız talan ediliyor” diye konuştu.   ‘Önderlikle birlikte tüm Kürt halkı da tecrit altında’   PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yıllardır tecrit uygulandığını söyleyen Sinem, şöyle devam etti: “Tecrit insanlık suçudur. İktidar çok iyi biliyor ki Sayın Abdullah Öcalan’ın Kürtler üzerinde çok büyük bir etkisi var. Bu durumda Sayın Abdullah Öcalan'ın tecrit altında kalması tüm Kürt halkının da tecrit altında olduğunu gösteriyor. 1 yıldan fazladır Önderlik ne avukatlarıyla ne de ailesiyle ailesi ile görüştürülmüyor. Tabi İmralı'da tutulan diğer tutsaklar da aile ve avukatlarıyla görüştürülmüyor. Bu görüş yasakları önderlikle ilgili bir haberin dışarı çıkmaması için yapılan yasaklardır. AKP-MHP faşist iktidarı çok iyi biliyor ki Kürt halkı Önderliğin ağzından çıkacak tek bir kelimeye bakıyor bu yüzden de Önderlikle görüşmeleri engelliyor. Tecridin kaldırılması ve Önderliğin fiziki özgürlüğü için biz kadınlar da mücadelemize devam edeceğiz” dedi.