Kürdistani ittifak partilerinden açıklama: Gün kazanımları birlikte koruma günüdür 2022-04-23 12:17:46   DİYARBAKIR - DBP, DTK ve Kürdistani ittifak partileri sınır ötesi operasyona ilişkin yaptığı basın açıklamasında, “Gün Kürt ulusal güçlerinin farklı politik duruşlarına rağmen başta iki parçanın statüsünün korunması olmak üzere kazanımları birlikte koruma ve geliştirme günüdür” denildi.   Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ve Kürdistani İttifak Partileri temsilcilerinin katılımıyla son dönemde gelişen savaş politikalarına ilişkin Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya Kürt Kadın Platformu, HDP, Azadi Partisi, KDP-T, DDKD, PÎA, DBP, DTK, KKP katıldı. Basın metninin Kürtçesini KDP-T Genel Başkan Yardımcısı Ozan Kardaş, Türkçesini de PİA Genel Başkan Yardımcısı Sedat Doğan okudu.   ‘Kürdistan Bölgesel Hükümeti’ni tutum almaya çağırıyoruz’   Türk hükümetinin uzun süredir Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik hazırlığını yaptığı askeri harekâtı başlattığını söyleyen Sedat Doğan, bu hazırlığın hala sürdüğüne de değindi. On yıllardır sürdürülen sınır ötesi askeri harekâtlara bir yenisinin eklendiğini ifade eden Sedat, “Tıpkı geçmişte yapılan askeri harekâtlar gibi sürdürülen harekât da ‘çözüm’ değil çözümsüzlüğü derinleştirecek. Bu durumu kınıyoruz. Ayrıca askeri harekât, komşu devletin sınırlarının ihlalidir ve uluslararası hukuka da aykırıdır. Türkiye, askeri harekâtı bir an evvel durdurmalı, Kürdistan Bölgesi’nde bulunan 5 askeri üssü ile 38 askeri noktayı geri çekmelidir. Kalıcı çözümün ilk adımı budur. Kürdistan Bölgesel Hükümeti’ni de tutum almaya çağırıyoruz” dedi.   ‘Saldırıları durdurmaya çağırıyoruz’   Sedat, savaşa “hayır” dediklerinin altını çizerek, “İçeride ve sınır ötesinde Kürt halkının elde ettiği statü dahil kazanımlarına yönelik saldırıları durdurmaya çağırıyoruz. İçeride, sınır ötesinde, mecliste, diplomasi masalarında sürdürülen savaş siyaseti çözüm üretmedi, üretmez. Bu nedenle Kürdistani İttifak çalışması olarak, Türkiye’nin, Ermenistan’dan İsrail’e, Mısır’dan BAE ve komşularıyla başlattığı ‘normalleşme’ siyasetini önemsiyoruz ve aynı normalleşme siyasetini komşuları Kürdistan Yönetimleriyle de kalıcı sürdürmeye çağırıyoruz. Kürdistan yönetimleriyle atılacak her barışçıl adım Kürdistan ve Türkiye halklarının yararınadır. Savaş politikalarının Kürt meselesini çözmeyeceği gibi ekonomik krizi ve sosyal sonuçlarını ağırlaştıracağı da açıktır. Halkı bunaltan, ekonomik kriz ve enflasyon, zam, işsizlik, yokluk savaş siyasetiyle tamamıyla kontrolden çıkacağı şimdiden görülüyor. Savaş, toplumların yaşamında halkların en vazgeçilmez değerleri olan canlarının kaybıdır. Ekonomik kriz, açlık ve sefalettir. Savaşa hayrı diyoruz. BM’ye, AB’ye, Arap Birliği’ne, Irak’a ‘bu askeri harekâtı durdurun’ çağrısında bulunuyoruz” dedi.    Muhalefete çağrı   Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdildi: “Ayrıca muhalefete de çağrımız; AKP Hükümetinin izlediği savaş siyasetini desteklemeyin. AKP’nin bu savaş siyasetiyle seçim hesaplarının da olduğunu unutmadan savaşa hayır deyin. Hangi nedenle olursa olsun İktidarla aynı savaş çizgisinde bulunmak hatta daha şahin politikalar izlemek yanlıştır ve halklarımız için ağır sonuçları olacaktır.   Halklara çağrı   Türk, Fars, Arap halklarına çağrıda bulunuyoruz; savaşa ve işgal siyasetine ‘hayır’ deyin ve unutmayalım ki Kürt halkı özgürleşmeden; Fars, Türk ve Arap siyaseti, aydını, toplumu özgürleşmez, toplumda da kalıcı demokrasi olmaz. Kürt siyasetine çağrımız sömürgeci devletlerin aralarındaki çelişki ve hatta çatışmalara rağmen Kürt meselesinde anında ortaklaştıklarını defalarca gördük yaşadık. Bugün de Türkiye’nin Ayn İsa’dan Mahmur Kampına kadar uzanan askeri harekâtıyla paralel Suriye İktidarı da Halep ve Haseke hattında hareketlendi. Irak, Şengal etrafına duvar örüp asker yığıyor; İran ise Hewler’i füzeyle tehdit ediyor.   Gün birlik olma günüdür   Dört yandan kuşatılmış bu tabloda; gerek parçalarda, gerekse dört parçada Kürt siyasetinin ‘partilerimiz ayrı cephemiz tek. Ulusal özgürlük mücadelesinde aynı saftayız’ deme zamanıdır. Yani gün ulusal birlik günüdür. Kalıcı Ulusal Birlik kuramıyorsak iş ve eylem birliğini geliştirelim. En azından dost kalalım. Gün Kürt ulusal güçlerinin farklı politik duruşlarına rağmen başta iki parçanın statüsünün korunması olmak üzere kazanımları birlikte koruma ve geliştirme günüdür. Kürt partilerinin ‘gemisini kurtaran kaptandır’ siyasetini aşma günüdür.”   Açıklama okunan metnin ardından son buldu.