HDK: Kadın beyanı esastır ilkesi hayatidir 2022-04-24 17:01:51     İSTANBUL - HDK Kadın Meclisleri düzenlediği atölyede “Kadın beyanı esastır” ilkesinin hayati önem taşıdığını ve bu ilke için mücadele verilmesi gerektiğini vurguladı.   Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisleri, İstanbul Ataşehir’de bulunan Pir Sultan Cemevi’nde “Kadın beyanı esastır erkek aksini ispatlamakla yükümlüdür” konulu atölye düzenledi. HDK Eşsözcüsü Esengül Demir ve Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatlarından Esma Yaşar’ın konuşmacı olarak yer aldığı atölyeye, tek kişilik oyununu sergilemek üzere Neriman Yıldız da katıldı. “Kadın beyanı esastır” cümlesinin hukuk, politika ve sanat çerçevesinde değerlendirildiği atölyenin gerçekleştirildiği salona “Kadın beyanı esastır erkek aksini ispatlamakla yükümlüdür” pankartı asıldı. Çok sayıda kadının katılım gösterdiği atölyenin moderatörlüğünü HDK Kadın Meclisi Üyesi Arife Çınar yaptı.   Atölye Neriman’ın, kadına biçilen rolü ve ona itiraz ederek kurguladığı hayatı anlatan “Kadının İtirazı” adlı oyunuyla başladı.   Ardından atölyenin açılış konuşmasını yapan Arife, tahakkümcü, erkek egemen sistemi eleştirerek kadınların toplumda yaşadığı sorunlara değindi. Arife bu sisteme karşı sürdürülen mücadelenin devam edeceğini söyleyerek, bu esası bütün kadınlara anlatacaklarını vurguladı.   ‘Bu ilke son derece önemlidir’   Atölye, Esengül’ün konuşmalarıyla devam etti. Esengül, kadın beyanının esas alınması ilkesinin hayati önem taşıdığının altını çizerken, “Toplumsal cinsiyet kavramının bu kadar egemen olduğu, bu kadar hayati olduğu bir yerde bu ilkenin kabul edilmesi tabii ki çok uzun mücadeleler sonucu elde edildi. Kadınlar, toplumsal baskılardan kaynaklı olarak kendilerine yönelik şiddeti dile getirmekle zaten son derece çekinikler. Kadınlar, bir erkeğin kendisine uyguladığı şiddet, taciz ve tecavüzü toplumun önünde açıklayamıyor. Eğer bir kadın bunu ifade etme cesaretini gösterebiliyorsa, gerçekten de kadının artık dayanacak gücü kalmamıştır. Bu yüzden kadının beyanını ve çocukları da kapsayan bu ilke son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.   İlkenin hukuki boyutu   Atölye Avukat Esma Yaşar’ın “Kadın beyanı esastır” ilkesini, hukuki boyutuyla ele alarak değerlendirmesi ile devam etti. Esma, kadın beyanının esas alınmasının her beyanın doğru olduğu anlamına gelmediğine dikkat çekerek, “Değerlendirme ve muhakeme sürecinin esas alınarak söylenmesi ve kadının beyanının baz alınarak değerlendirilmeye alınması gerektiğini söylüyoruz. Erkekler evde, işyerinde, yaşamın her yerinde yöneten ve karar alan taraftalar. Kadın korkup çekinebiliyor. Kadın beyanını esas alalım derken bunu duyalım diyoruz” dedi.   ‘Kutsal aile olgusu kadını mağdur ediyor’   Esma, bir yıl önce iktidarın İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararını da eleştirdi. Esma, “Maalesef mevcut iktidar tekçi, cinsiyetçi, homofobik bir iktidar. Bütün eylemlerini de bu politikalar üzerinden yürütüyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasında ‘Aileyi yıkıyor’ tantanası üzerinden politikalar yapılıp dil üretildi. Halbuki İstanbul Sözleşmesi kadınların mağdur olduğu davaların ne şekilde yürütüleceği, kadınların bir şiddet olayından ne şekilde korunacağı devletin bu şiddetlerin önlenmesinde görev ve sorumluluklarının ne olduğuna ilişkin düzenlemeler mevcuttu” şeklinde konuştu. Esma, sözleşmeden çıkılma kararını veren siyasal iktidarın yaratmak istediği “kutsal aile” olgusunun erkeği korurken kadını “mağdur ettiğini” de ekledi.     Yargıda cinsiyetçi ölçüt sorunu   Kadınların yargı karşısında cinsiyetçi ölçütlerle sınanmasına da dikkat çeken Esma, “Yargı, kadın evli mi,  bekar mı, çalışıyor mu, çalışıyor ise nasıl bir işi var, olay meydana geldiğinde üstünde ne vardı, toplum tarafından nasıl tanımlanıyor gibi noktaları irdeliyor. Kadının yaşadığı olayı, kadının başına gelen mağduriyeti değerlendirmiyor. Bizim için önemli olan kadın beyanına bakılmalı, kadının beyanının doğruluğu veya yanlışlığı tartışılmamalı. Tartışılması gereken kadın beyanda bulunduktan sonra deliller olmalı” dedi.   ‘Güçleneceğimiz yer kadın mücadelesidir’   Esma konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Bizler mahkemelerde, davalarda, yaşamımızın her alanında her olay nezdinde mücadele veriyoruz. Hukuk çok önemlidir evet ama hukuktan daha önemli olan bir şey varsa kadın mücadelesinin dirençliliği, inatçılığı ve hepimizin birbirimizle olan dayanışmasıdır.  Biz birbirimizin beyanını ne kadar esas alırsak o esası bir ilke haline getirebiliriz. Bu ilkeyi ne kadar güçlü tutarsak mahkemelere de, yasalara da, meclise de yansır. Bence hukuktan, davalardan ve yargıdan daha çok medet umacağımız ve dayanacağımız, güçleneceğimiz yer kadın mücadelesidir.”   1 Mayıs’a çağrı   Atölye kadınların gündelik hayatlarında yaşadıkları sosyal, güncel ve ataerkil sistemin getirdiği sorunları paylaşmaları ile sonlandı. Atölye sonunda, “Yaşasın 1 Mayıs kadınlar 1 Mayıs’a” mesajıyla bütün kadınlar 1 Mayıs’ta alanlara çağrıldı.