‘Platformu kapatmaya çalışanlardan kızımı istiyorum’ 2022-04-26 09:02:44     Melike Aydın   İZMİR - KCDP’ye açılan kapatma davasının tüm toplumsal kesimleri hedeflediğini belirten dernek üyesi Tülin Polat, “Yine kadınlar bize ulaşıyor ve biz bu ‘suçu’ yine işleyeceğiz” derken kızını kaybeden ve ilk günden bu yana platformun yanında olduğunu belirten Zuhal Yabaşkul da, “Platformu kapatmaya çalışan insanlardan kızımı istiyorum” sözleriyle tepkisini dile getirdi.    Kadın katliamlarını durdurmak ve bu konuda bilinç yaratmak amacıyla 2012’de kurulan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği’ne (KCDP) CİMER’e yapılan başvurular doğrultusunda "kanuna ve ahlaka aykırı faaliyet yürütmek"  iddiasıyla kapatma davası açıldı. Yapılan yazılı başvurularda “kadın haklarını savunmak kisvesi altında aile mevhumunu yok sayarak aile yapısını parçaladığı” ve “kuvvetli suç şüphesi” oluşturduğu iddiasıyla açılan davada kapatmaya kanıt olarak ise dernek yöneticilerine yönelik, davaya dönüşmemiş soruşturmalar sunuldu.    Platformun kapatma davasına ilişkin konuşan İzmir’deki üyelerinden Tülin Polat, davanın suç üretilerek açıldığını belirterek tüm demokratik kesimlerin hedeflendiğini söyledi. Kızını erkek şiddeti sonucu yitiren Zuhal Yabaşkul da şiddet faili erkeklerin şikayetlerinin dikkate alındığını belirterek, yöneltilen ahlaka aykırı faaliyet suçlamasını kınadı.   ‘İstismarın ve şiddetin olduğu ailede hangi ahlaktan söz edebiliriz?’   Platformun başvuru hattında 2020’den itibaren aktif olarak çalışan Tülin, "ahlakı bozmak" iddiasını eleştirerek, “Bu genel ahlakı bozmaktan onlar ne anlıyorlar biz ne anlıyoruz? 'Aileyi parçalamak' deniyor. İstismara uğrayan çocuğun veya öldürülen bir kadının nasıl bir ailesi olabilir ki? Ya da cinsel yönelimiyle ilgili şiddete maruz kalan birine ne ahlakından söz edebiliriz ki? Onların topluma kadınlara dayattığı ahlak, şiddetin her türlüsünü; kadın çocuk ya da LGBTİ+’lar yaşayacak ama bunu kabullenecek, itiraz etmeyecek” diye konuştu.     ‘Türkiye'de gitmediğimiz adliye yok'   Kadınların en çok evlerinde ve boşanmak istedikleri erkekler tarafından ateşli silahlarla katledildiğini anımsatan Tülin, “Bu kadın kendi geleceğiyle hayatıyla ilgili karar alamayacak alırsa sonu böyle olur mesajı veriliyor. Bizzat ailenin hayatıyla ilgili Türkiye’de gitmediğimiz adliye yoktur. Ailelerle birlikte davaları takip ediyoruz. Bize başvuran ailelerin hangi dünya görüşünden olduğu önemli değil. Öznesi kadın ve çocuktur. Bizden hukuki destek mi istemişler başka bir destek mi istemişler biz ona bakıyoruz. O şekilde onların yanında oluyoruz” dedi.   Kadınlar için 24 saat vardiya    Neredeyse her yapıdan, yaştan kadın, çocuk veya erkeğin başvuru hattını aradığını, dernekte farklı çevrelerden gönüllü kadınların çalıştığını dile getiren Tülin sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen hemen 24 saat vardiyadayız. WhatsAp hattındayız. Eğer bir kadın cinayetiyse ilgileniyoruz, nasıl bir talepleri var bakıyoruz. Basın istiyorlarsa basına bildiriyoruz. Direkt basınla aileleri buluşturuyoruz doğru bilgi veriyoruz. Avukatlarımız var. Kadınlara 6284 sayılı yasaya ilişkin haklarını söylüyoruz. Örneğin ısrarlı takibe uğruyorsa uzaklaştırma, koruma kararı alınmasını, ileri vakadaysa elektronik kelepçe takılmasını istemesini ya da sığınma evine başvurmasını söylüyoruz. Başvurular doğrultusunda Şiddet Önleme ve İzleme Merkezini (ŞÖNİM) arıyoruz. Ya da 183 şiddet hattına da ihbarlarda bulunuyoruz."   Çocuk ve kadına yönelik suçlarda artış olduğunun altını çizen Tülin,  bu nedenle her ay  “şiddet çetelesi”  yayınladıklarını ve söz konusu şiddeti görünür kılmayı hedeflediklerini de dile getirdi. Kadına ve çocuğa yönelik şiddetin, cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklandığını vurgulayan Tülin, “İstanbul Sözleşmesi çok kıymetli. Bu eşitsizliği ‘ortadan kaldır koru, koruyamıyorsan etkin bir süreç başlat’ diyor. Kadına yönelik cinsel saldırı davalarında da artış var. Çünkü önleyici hiçbir politika üretilmiyor” dedi.   ‘Ahlakımız onların ahlakıyla örtüşmeyecek’   Derneğe açılan davaya cevabı Türkiye’nin birçok noktasında alanlara çıkan ailelerin verdiğini ifade eden Tülin, “Ahlaksızlık bu olayın neresinde. Onlara göre dört duvar arasında yaşanılanı kimse duymayacak, kadın olarak çocuk olarak her şeye maruz kalacaksın ama ses çıkarmayacaksın. Onların ahlakı bu ve bizim ahlak anlayışıyla örtüşmüyor, örtüşmeyecek de. Bu suçsa ahlaksızlıksa bunu sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.   Nafakasını ödemeyen erkek şikâyet etmiş!   Kadınlar tarafından reddedilen erkeklerin dahi CİMER’e dernek hakkında şikayette bulunabildiğini, dernek faaliyetlerinin yasadışı yansıtılabildiğini kaydeden Tülin, “2016’dan beri nafakasını ödememiş bir vatandaş şikâyet etmiş. Derneğin faaliyetlerinde hiçbir şey bulunamıyor dava açmak için ve suç aramak değil suç üretmek faaliyetlerine gidiliyor. Örneğin dernek yöneticimiz bir HDP milletvekili tutuklanmış ve bireysel olarak tepki koymuş. Dosyada o da var” diye belirtti.   ‘Tüm demokratik kesimlere gözdağı vermek amaçlanıyor’   Dava ile sadece derneğe değil demokratik bütün kesimlere gözdağı vermenin amaçlandığına dikkat çeken Tülin, “Her alanda dayanışmanın önünü kesmek aynı zamanda gözdağı vermek istiyorlar. Bu davayı sadece bize açılmış olarak düşünmüyoruz. Derneğimizi kapatabilirler de; çünkü İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilme gerekçeleri ile aynı. Eğer bize kapatma davası açılırsa diğer platformların vay haline. Biz toplumun her kesiminden kabul görmüş bir platformuz ki o kadar alandayız ki bizden bir şey çıkartamazlar” ifadelerini kullandı.   Tülin son olarak mücadeleden vazgeçmeyeceklerinin altını çizerek, “Davanın açıldığı günden beri yine adliyelerdeyiz. Yine kadınlar bize ulaşıyor ve biz bu suçu yine işleyeceğiz” dedi.   ‘Kadınlar haklarını bilmeli’   21 Ocak 2021’de boşandığı Orkun Çevik tarafından katledilen Büşra Yabaşkul’un annesi Zuhal Yabaşkul da, kızının cenazesinde platform üyeleriyle tanıştığını ve o günden sonra platform üyelerinin kendisine destek olduğunu söyledi. Zuhal, “Davada beni yüreklendirdiler. Sessiz kalmamamı sağladılar. Ben hiçbir şey bilmiyordum, böyle bir olay başıma gelince adliyeyi, savcının, hakimin ne olduğunu öğrendim. Kadınlar hepsini bilmeli ama benin öğrendiğim şekilde değil. Dernek bana güç verdi. Adliyenin kapısını bile bilmiyordum. Bir şekilde öğrendim ama zor olurdu" diye konuştu.   ‘Platformu kapatmaya çalışanlardan kızımı istiyorum’   Kadınların katledilmeye devam edilirken kadınlara yardım eden derneğin kapatılmak istenmesinin büyük bir çelişki olduğuna işaret eden Zuhal, “Ben politikadan anlamam. Vicdanım ve aklımın yettiğince konuşuyorum. Bunları konuştuğum için hapse de atabilirler. Benim kızım öldü. Başkası ölmesin. Başka anneler ağlamasın, derdim bu. Bu platformu kapatmaya çalışan insanlardan kızımı istiyorum, torunum da annesini istiyor. Dava açmak çok basit. O zaman ben de meydanlarda bağırmayayım. Benim canım yandığı için bağırıyorum” ifadelerini kullandı.