KESK’ten İstanbul Sözleşmesi davasına katılım çağrısı 2022-04-27 13:36:36     ANKARA - KESK Ankara Şubeler Platformu yarın Danıştay’da görülecek İstanbul Sözleşmesi davasına “kadının özgürleşmesi mücadelesinden asla vazgeçmiyoruz” diyerek çağrıda bulundu.    Kamu Emekçiler Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Ankara Şubeler Platformu, yarın Danıştay 10’ncu Dairesi’nde görülecek İstanbul Sözleşmesi davasına ilişkin basın toplantısı gerçekleştirdi. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Merkezi binasında düzenlenen açıklamaya İnsan Hakları Derneği (İHD) üyeleri de katıldı. Açıklamada, “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır Vazgeçmiyoruz” pankartı açılırken, kadınlar yakalarına  “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır Vazgeçmiyoruz” yazılı rozetler taktı. Açıklamayı kitle adına SES Genel Kadın Sekreteri Gönül Adıbelli okudu.   ‘Hayatlarımız için her yeri eylem alanına çevirdik’   20 Mart gece yarısı parlamento iradesi yok sayılarak, kadın mücadelesinin en büyük kazanımlarından biri olan ve Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararnamesiyle geri çekildiğini anımsatan Gönül, karara tepki gösteren kadınlar, LGBTİ+’ların polis şiddetine ve soruşturmalara maruz kaldığını aktardı. Gönül, “Üstelik Danıştay, Anayasaya aykırı bir şekilde alınan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının iptaliyle ilgili yapılan yüzlerce başvuruyu uzun süre bekleterek, kararın uygulamaya gireceği 1 Temmuz’a 2 gün yürütmenin durdurulması talebini reddettiğini açıkladı. İstanbul Sözleşmesinden bir gece yarısı çekilme kararı alındığı günden itibaren hukuksuz karara karşı her alanda mücadele etmeye devam ettik” dedi.    ‘Sözleşmenin önemini anlatmaktan vazgeçmedik’   Kadınları yargılamaya çalışan mahkemelerden, kadın katliamlarına karşı aldıkları kararları sormaktan ve erkek adaleti mâhkum etmekten geri durmadıklarını belirten Gönül, patriarkal kapitalizm ve siyasal islamcı ideolojiye karşı mücadele ettiklerinin altını çizdi. Gönül, “İstanbul Sözleşmesi kadınlara, LGBTİ+lara yönelik ayrımcılığı, şiddeti yaratan koşulların ortadan kaldırarak şiddetin önlenmesi, kadınların her tür şiddetten korunması, şiddet oluştuğunda ise faillerin kovuşturulması, yargılanması ve cezalandırılması için titizlikle hazırlanmış bir sözleşme olduğunu her mecrada anlatmaktan vazgeçmedik. Sözleşme evli veya evlilik dışı tüm çiftler arasındaki şiddeti yasaklamaktadır. Sözleşmeyi feshetmek, açıkça daha fazla kadının, LGBTİ+nın erkekler tarafından cezasız kalacağının garantisiyle öldürülmesi anlamını taşır diyenlerin sayısı her geçen gün arttı” diye belirtti.    ‘Hepimiz Danıştay’da olacağız’   İLO 190 sayılı Sözleşmenin imzalanmasını beklerken, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıktığını anımsatan Gönül, SES’in açtığı davada, Sözleşme’nin Cumhurbaşkanlığı kararıyla feshedilmeyeceğini, kararnamenin yok hükmünde olduğunu belirttiklerini aktardı. Gönül, “Açılan davada kararnamenin yaşam hakkı ihlali sonucunu doğurabileceği ve 6284 sayılı kanunun uygulanmasında sorunlar yaşandığını belirttik. Bu talebimiz Danıştay 10. Dairesi tarafından reddedildi. Konfederasyonumuz KESK ve KESK’e bağlı sendikaların açtığı davalar ve açılan tüm diğer davalarda da kararnamenin yürütmesinin durdurulması talebi reddedildi. Fesih kararının acilen durdurması gereken yargı bu kararı almaktan çekinirken bu sırada kadına yönelik şiddet işyerlerimizde ve yaşamın tüm alanlarında artarak devam etti. Yürütmenin durdurulması talebimizin ardından davalarımız esastan inceleniyor. Sendikamız SES’in Danıştay’da açmış olduğu davanın duruşması 28 Nisan’da görülecek. Kadının özgürleşmesi mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz diyenler olarak hepimiz için yaşamsal olan İstanbul Sözleşmesini savunmak üzere Danıştay'da olacağız” şeklinde konuştu.   ‘Türkiye’de kadın kırımı yaşanıyor’   KESK Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Zeynep Korkmaz da İstanbul Sözleşmesi’nin imzalandığı ilk zamanlarda kadına yönelik şiddet ve kadın katliamlarında kısmen bir azalma olduğunu hatırlattı. Sözleşmenin kadınları, çocukları, LGBTİ+’ları, mültecileri koruduğunu belirten Zeynep, Türkiye’de kadın kırımının yaşandığına dikkat çekerek sözleşmenin değil, kadın katliamlarında gerekli tedbirleri almayanların ve faillerin yargılanmasını gerektiğini söyledi.    AKP’li Cumhurbaşkanın sözleşmeye dair düzenleme yetkisi olmadığını belirten, SES Avukatı Sevinç Hocaoğulları ise sözleşmenin feshedilmesinde kamu yararının mümkün olmadığını belirterek tüm kadınları davaya katılma çağrısında bulundu.