‘Aysel’den Mücella’ya herkes için adalet arıyoruz’ 2022-04-30 17:23:06   İSTANBUL- Gezi davasında hapis cezası verilerek tutuklanan kadınlar için Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde eylem gerçekleştiren kadınlar, “Aysel Tuğluk, Gültan Kışanak, Mücella Yapıcı, Osman Kavala için adalet arıyoruz. Adalet elbet bir gün bizimde kapımızı çalacak” dedi.   Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Kadın Komisyonu öncülüğünde, Gezi davasından tutuklanan kadınlar için Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde eylem gerçekleştirildi. Eyleme Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Kadınlar Birlikte Güçlü, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Adalet Nöbeti'ndeki tutsak yakınları, Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan, Validebağ Savunması ve çok sayıda kadın destek verdi. "Gezi umuttur yargılanamaz! Kararlarınızı tanımıyoruz" pankartının açıldığı eylemde kadınlar, "Gezi biziz arkadaşlarımızı karalayamazsınız", "Gezi umuttur, iktidar mahkemeleri karalayamaz", "Gezi onurumuzdur", "Parklar meydanlar bizimdir” ve “Mücella yapıcının yumruğuyuz” dövizlerini taşıdı. Eylemde sık sık “Yaşasın kadın dayanışması”, “Gezi umuttur yargılayamazsınız” ve “Jin jiyan azadi” sloganları atıldı.  Açıklamayı, kadınlar adına Mimarlar Odası İstanbul Şube üyesi Simla Sunay okudu.   Cezaevi önünde bir araya gelen kadınlar,  arkadaşlarına sonradan göndermek üzere renkli kağıtlara mücadele mesajları yazarak destek verdi.     ‘Rengarenk coşkumuzla geldik’   Gezi davasında verilen cezaların hukuksuz olduğunu ve kabul etmediklerini belirten Simla, “Bizi kapatmak istedikleri karanlığa inat, rengârenk coşkumuzla geldik! Bu hapishaneye bahar getirdik! Buradayız!  Mücella! Mine! Çiğdem! Buradayız!  Gezi tutsaklarını, Silivri'deki arkadaşlarımızı Bakırköy'den selamlamaya geldik. Mizahla, neşeyle, takasla, dayanışmayla, ortaklaşmayla, paylaşmayla dağılan tüm kapatmalara karşı devletin hapishanesini yeniden inşa etme eylemi olarak görüyoruz. Anayasal hakkımızla yürüdüğümüz sokaklara ve mülkiyetsiz kent ve doğa alanlarına, bedenlerimize ve ortak sesimize devletin el koyma girişimidir” ifadelerini kullandı.   ‘Tutuklanan kişiler tesadüf değil’   Simla devamında şunları söyledi: “Son duruşmada hukuksuz yargılanarak ceza verilen kişilerin kim oldukları, devletin müdahale ve işgal alanlarını açık ediyor. Bu insanların mimar, şehir plancısı, avukat, sanatçı, sivil toplum çalışanı ve kültür sanat gönüllüsü olması tesadüf değil. Bu insanların ortak alanlara, müştereklere, kamusal mekânlara, meslek örgütlerine, sivil ve özgür bir halk söylemine destekleri tesadüf değil. Bu insanların tüm kent suçlarıyla birlikte, devletle kapitalist şirketler ortaklığı Kanal İstanbul Projesi’ne karşı duruşları, doğadan, insandan ve mesleki etikten yana direnmeleri tesadüf değil. Eşit ve adil bir dünya için mücadele etmeleri tesadüf değil. Aralarında kadın ve feminist bulunması tesadüf değil. Muhalif olmaları tesadüf değil.”    ‘Gezi direnişi toplumsal bir umuttur’   Gezi direnişinde kamusal bir dayanışma gösterildiğini dile getiren Simla, “Giderek otoriterleşen, özel yaşam tarzına müdahale edecek cüreti bulan iktidara ve sistematikleştirdiği devlet şiddetine karşı tüm toplumsal konumlu gruplar, kadınlar, LGBTİ+’lar, öğrenciler, işçiler, ücretliler güçlendi. Yeni direnişler doğdu. 9 yıldır ‘başka bir yaşam mümkün’  diyen, eşitlik, özgürlük ve adalet isteyenler kayyımlara, hukuksuz tutuklamalara, KHK ile işten atmalara karşıt yılmadan, yorulmadan örgütlendi, örgütleniyor. Tutuklanan arkadaşlarımız suçlu değildir! Mücella Yapıcı’nın deyimiyle: ‘Gezi bir umut halidir. Gezi Parkı Direnişi toplumsal bir umuttur! Gezi bilhassa kadınların, LGBTİ+’ların ‘ben varım’ isyanıdır! Gezi’de kaybettiklerimizin hesabı daha verilmedi. Gezi davası kararlarına karşı dururken, beraberinde Gezi’nin itiraz ettiği ‘el koymalara’ karşı tekrar ve tekrar birleşiyoruz” diye belirtti.    ‘Mücadeleye devam ediyorlar’   Ardından söz alan Mücella Yapıcı’nın kızı Cansu Yapıcı, annesini cezaevinde ziyaret ettiğini ve moralinin çok yüksek olduğunu paylaştı. Cansu, “Sağlıkları yerinde, dimdik ayakta duruyorlar. Bu karanlık bitene kadar kendi morallerini yüksek tutacaklarının mesajını verdiler. Annem içerde cezaevi koşullarının mekânsal olarak nasıl iyileştirmeye çalıştığını söyledi. Çiğdem içerdeki göçmenler ile ilgili neler yapabilir diye fikirler üretmeye başladı. Siz dışarda sağlam durun biz burada iyiyiz. Mücadeleye devam diyorlar” ifadeleri ile annesinin mesajını aktardı.    ‘Herkes için adalet arıyoruz’   ‘Adalet Nöbeti’ne katılan tutsak yakını Kumri Akgül ise, yaklaşık 3 aydır, nöbet eylemini başlattıklarını hatırlatarak, adalet arayışında olduklarını belirtti. Kumri, “Van, Diyarbakır, İzmir ve İstanbul’da Adalet Nöbetleri başlattık. İstanbul’da sürekli engellenmeye çalışılıyoruz. Biz 4 anne olarak sonuna kadar devam edeceğiz. Herkes için adalet arıyoruz. Aysel Tuğluk, Gültan Kışanak, Mücella Yapıcı, Osman Kavala için adalet arıyoruz. Adalet elbet bir gün bizim de kapımızı çalacak” şeklinde konuştu. Kumri son olarak herkesi Adalet Nöbetleri’ne çağırdı.    Konuşmaların ardından kadınlar, iki gün sonra doğum günü olan Mücella Yapıcı için renkli balonlar uçurdu.    Eylem, “Jin jiyan azadi” sloganı ile Kürtçe şarkılar eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi.