Alevi kadınlardan ‘barışı inşa edin’ çağrısı 2022-05-01 11:18:27     İSTANBUL - Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırıları kınayan Demokratik Alevi Kadın Meclisi, “Zaman sahipsiz, mekân rızasız, mazlum çaresiz değildir” diyerek herkesi barışı inşa etmeye davet etti.   AKP'nin KDP işbirliği ile Federe Kürdistan bölgesinde bulunan Zap, Metîna ve Avaşîn’e yönelik başlattığı saldırılar devam ediyor. Dünyanın birçok yerinde tepkiler çığ gibi büyürken, bir tepki de Demokratik Alevi Kadın Meclisi’nden geldi. Meclis, saldırılara karşı yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Evrenin, güneş sisteminin ikrarlı, rızalı hali üzerinde yaşadığımız dünyada çar anasırın (güneş, su, hava, toprak) ikrarlı, çarkı pervaz hali, vardan varoluşun cümle canı Haq’ın görünen yüzü kabul eden inancımız rıza şehrinde barış, özgürlük, adaletli bir yaşamı kabul etmiş Alevi Toplumsallığı ve kadınları olarak içinde bulunduğumuz savaş halini kabul edemediğimizi ve evrende rızasız can alan her eylemi reddediyoruz” denildi.   Halklar savaş sarmalı dayatması    “İnşa edemediğimiz barış, körükleyerek harladığınız savaş, belki ırkçı, iktidarcı, rantçı egolarınızı ve duygularınızı tatmin edebilir ki ediyor” denilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı: “Bu durum inanç öğretimiz olan rıza şehri, yani demokratik, özgür, barışçı, adil ve onurlu  yaşamı hepimizin elinden alıyor. Evrenin ikrarlı akış halini salisenin onda biri bir süre müdahale; kaos halini ve yok oluşa sebep olur. Toplumsal barışı da; savaş hali kaosa sürüklemektedir. Alevi kadınlar olarak; savaş halini reddediyoruz, doğumu Haq kapısı bilen bizler yaşamayı, yaşatmayı, üretmeyi, paylaşmayı, cümle canı ve doğayı koruyup kollamayı yaşam düsturu olarak algılar ve böyle yaşarız. Savaş hali inancımıza ters yol düsturumuza aykırıdır. Kapitalist modernitenin ulus devlet zihniyetiyle bizlere yoksulluk, doğa talanını, kadın kırımını, eğitimsiz toplumu, yurtsuz insanları, mutsuz ve umutsuz yaşamı ayrıca barışı, özgürlüğü, demokrasiyi talep edenlere de savaşı dayatmaktadır. Bizimle birlikte bu savaş etrafımızdaki diğer halkları da savaş sarmalının içine çekmiştir.”   Êzidî kadınlar    Bu sarmal içerisinde 74 ferman gören Êzidî halkının inancı ve ulusal kimliğinden dolayı katliama uğradığı hatırlatılan açıklamada, “Kadınları ve çocukları köle pazarlarında satıldı. Akıbeti bilinmeyen yüzlercesi de var.  Bir yenisini asla kabul etmiyoruz. Kendi içimizde de ortak yaşamı kuramadığımız tüm halklar ve inançlar bu durumun ortadan kalkması için mücadele halindedirler. Hala da kendilerine özgür ve onurlu yaşamı sağlayamadılar, sağlayamadık. Halklar ve inançların kadim beşiği olan Ortadoğu, Mezopotamya topraklarında sürüp giden savaş hali çözümsüz bir halde devam etmektedir. Sorun adeta evrensel bir boyut kazandı. Deyim yerindeyse eldeki düğüm dişe düşmüştür”  diye kaydedildi.    ‘Mazlum çaresiz değil’   Her savaşın sonunun barışla sonuçlanmak zorunda olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “İktidar, rant ve kirli geçmişlerini kapatmak için insanlığa dayatılan savaş bir an evvel sonlandırılmalıdır. Akan kan, gözyaşı bir an evvel durmalıdır. Yurdundan edilenleri yerine, toplumu barışa ve sükunete bir an evvel kavuşturmak için herkesi barışa davet ediyoruz. Gücü olan tüm toplumsal yapıları da barışa ve barışın inşasına çağırıyoruz. Zaman sahipsiz, mekân rızasız, mazlum çaresiz değildir” sözlerine dikkat çekildi.