Şengal Özerk Yönetimi: Birlik ve beraberliğimizle saldırılara cevap olacağız 2022-05-03 20:10:50     HABER MERKEZİ – Irak ordusunun saldırılarına karşı açıklama yapan Şengal Özerk Yönetimi, Şengal halkının topraklarında kalmaya karar verdiğini vurgularken, “Bizler birlik ve beraberliğimizle tüm saldırılara cevap olacağız” dedi.    Şengal Özerk Yönetimi, Irak ordusunun dün bölgeye yönelik başlattığı saldırılara ilişkin açıklama yaptı. Söz konusu saldırıların kaynağının 9 Ekim Antlaşması olduğunun altını çizen Özerk Yönetim, saldırılarla fermanlar tarihinin tazelenmek istendiğini vurguladı.   ‘Gerillalar ve Rojava Devrimi sayesinde fermandan kurtulduk’   Saldırılar 18 Nisan’da başlasa da saldırıların kaynağını anlayabilmek için 2014’e dönmek gerektiğine işaret edilen açıklamada, “Tarihimizin en ağır fermanlarından biri 2014 fermanıydı. Irak ordusu sırtını fermana dönerek, Şengal’den ayrıldı, KDP büyük bir ihanetle bu fermanın ortağı oldu, işgalci Türk devleti ise DAİŞ çetelerinin eliyle kökümüzü kurutmak istedi. Êzidî toplumu olarak özgürlük gerillaları ve Rojava devriminin sayesinde bu fermandan kurtulduk. Halkımızın bir daha fermanlarla karşı karşıya gelmemesi için özerk yönetim sisteminin inşasına başladık” denildi.   ‘Ateşten 8 yılı ardımızda bıraktık’   Özerk Yönetim’in tüm kurumlarının ağır süreçte bedeller ödenerek inşa edildiği vurgulanan açıklamanın devamı şöyle: “YBŞ, YJŞ ve Êzidxan asayişi Êzidî inancının fedaileri olarak görevlerini üstlendi ve şimdiye kadar bu halk uğruna büyük şehitler verdi. Êzidî toplumu basit bir şekilde fermandan kurtulmadı ve basit bir şekilde bugünlere ulaşmadı. Ateşten 8 yılı ardımızda bıraktık ve bu günlere geldik. Bizler bu 8 yıl içerisinde Irak devletinin kerametini de koruduk. Şengal’i savunmakla beraber Irak’ın birliğini de savunduk. Son 8 yıllık süre içerisinde Şengal’in statüsünün netleşmesi için birçok proje ürettik ve birçok görüşme gerçekleştirdik. Bizler Irak’ın birliğini esas aldık ve Federal Irak Devletinin yasalarıyla sorunlarımızı çözmek istedik. Ancak bu çabalarımıza 9 Ekim 2020’de kirli bir planla cevap oldular. Kazımi Hükümeti ile KDP’nin ortaklığı, işgalci Türk devletinin baskıları ve kimi uluslararası güçlerce bu antlaşmaya mühür basıldı. Biz bu fermanı, ilk günden bu yana ‘yasal ferman’ olarak tanımladık.   9 Ekim Antlaşması   Şengal’de yaşanan tüm sorunların, karışıklıkların ve çatışmaların sebebi 9 Ekim Antlaşması’dır. Son iki yıl içerisinde yaşanan baskı, tehdit ve saldırı politikaları bu plan çerçevesinde hayata geçiriliyor. İşgalci Türk devleti de bu antlaşmadan cesaret alarak halkımıza yönelik saldırılar gerçekleştiriyor. KDP bu antlaşmaya sırtını dayayarak, Şengal’e geri dönmenin hayallerini kuruyor. Kazımi Hükümeti bu antlaşmayı hayata geçirmek için Irak Ordusunu Şengal’e saldırtıyor. Etrafımıza duvarlar ve tel örgüler çekerek bizi zindana hapsetmek istiyorlar. Tüm bu saldırılar birbiriyle bağlantılı olup kaynağını 9 Ekim Antlaşması’ndan almaktadır.   18 Nisan’da Digur’da Êzidxan asayişinin çembere alınarak başlatılan son saldırılar da bu antlaşmayla bağlantılıdır. Êzidî toplumu 18 Nisan’da başlayan saldırılar esnasında Çarşema Sor Bayramı’nın hazırlıklarını yapıyordu. Son saldırılar en kutsal günlerimizde başladı. Irak ordusunun bize farz kıldığı şey Êzidxan asayişinden vazgeçmemizdir. Bilindiği gibi Êzidxan asayişinin feshedilmesi 9 Ekim Antlaşması’nın önemli maddelerinden biridir.   Çözümün önü kapatıldı   Çatışmaların yayılmaması için Özerk Yönetim olarak geniş arayışların içerisine girdik. Irak’a ve kamuoyuna birçok çağrıda bulunduk. Bu temelde hem Şengal’de hem de Bağdat’ta sorunların çözümü için bir dizi görüşme gerçekleştirdik. Ancak bu görüşmelerde Êzidî toplumun iradesine, Özerk Yönetim’in varlığına ve özsavunma güçlerimize saygı gösterilmedi. Bize bir kez daha 9 Ekim Antlaşması’nın kabulü farz kılınmaya çalışıldı. Halkımız şunu iyi bilmelidir ki, Qaid Fırqayê Şengal ve Qaid Ameliyatê Musul ile gerçekleştirilen son görüşmelerde çözümün önü kapatıldı ve savaş siyaseti kızıştırıldı.   Halkımız kararını vermiştir   Şengal’e yönelik saldırıların son aşaması olarak 2 Mayıs’ta Irak Ordusu, Şengal’i işgal etmek amacıyla tank, top ve ağır silahlarla Sinun ve Digur’da ağır saldırılar gerçekleştirdi. KDP de aynı zaman diliminde arayışa geçti ve özel savaş yöntemlerine başvurdu. KDP, medyası aracılığıyla son birkaç gündür Şengal halkını bir kez daha göçe zorlamak ve kamplarına muhtaç bırakmak istiyor. Bizler bu siyaseti iyi tanıyor ve yakından takip ediyoruz. Doğrudur, bazı aileler Irak ordusunun ağır saldırılarından dolayı evlerini terk etmek zorunda kaldı. Ancak bu ailelerin birçoğu tekrardan evlerine geri döndüler. Bazıları ise KDP ve özellikle Aşitî Koçer tarafından parayla örgütlendirildi. Halkımız bir daha göç yollarına düşmeme ve Şengal’e geri dönerek KDP’ye cevap olma noktasında kararını vermiştir.   Birlik çağrısı   Bizler buradan bir kez daha tüm Irak güçlerine sesleniyoruz. KDP’nin ve Türk devletinin oyunlarına gelmeyin. Türk devletinin hedefi sadece Şengal değildir. Türk devleti Irak’ta savaş başlatarak yeni Osmanlıcılık hayallerine ulaşmak istiyor. Bizler bir kez daha belirtiyoruz ki birliktelik ve Irak’ın birliği içerisinde sorunlarımızı çözmek istiyoruz. Ama aynı zamanda bizler Şengal Özerk Yönetimi’ne ve özsavunma birliklerine saygı duyulmasını istiyoruz. Êzidxan asayişi ve YBŞ-YJŞ güçleri Êzidî toplumunun onurudur. Hiç kimse elini ve dilini savunma birliklerimize uzatmamalıdır.   Soykırım saldırıları engellenmeli   Ayrıca Êzidî toplumuna da birlik ve beraberliğini her zamankinden daha fazla pekiştirme çağrısında bulunuyoruz. Toplumumuz KDP’nin ve bazı tarafların siyaseti karşısında dikkatli olmalıdır. Şengal’in ve inançlarının etrafında kenetlenmelidir. Bizler birlik ve beraberliğimizle tüm saldırılara cevap olacağız. Uluslararası güçlere de 9 Ekim Antlaşması’nı desteklemekten vazgeçme çağrısında bulunuyoruz. Bu antlaşmayı desteklemek Êzidî halkının karşı karşıya kalacağı yeni bir fermanı desteklemek anlamına gelmektedir. Artık Êzidî toplumunun soykırımı kabul edilmemeli ve soykırım saldırılarının önüne geçilmelidir.”