Şirin için konsolosluk önünden çağrı: Mesajını dünyaya duyuralım 2022-05-12 14:36:50   İSTANBUL - Katledilen gazeteci Şirin Abu Akile için İsrail Konsolosluğu önünden seslenen meslektaşları, “Şirin bir okuldu. Haklı davasını sürdürmek hepimizin görevi. Mesajını tüm dünyaya aktaralım” dedi.   Türkiyeli Filistinli Basın Mensupları Birliği, Al Jazeera kanalında çalışan Filistinli gazeteci Şirin Abu Akile'nin İsrail ordusu tarafından katledilmesini, Levent’te bulunan İsrail Konsolosluğu önünde bir araya gelerek protesto etti. Protesto eyleminde, katledilen Şirin’in fotoğrafları ile Arapça ve Türkçe “Gazetecilik değil, işgal en büyük suçtur” ile “Doğruyu söylemenin bedeli Al Jazeera muhabiri İsrail işgal güçler kurşunu ile şehit edildi” dövizleri taşındı.   ‘Hakikati yok etmeye dönük bir katliam’   Eylemde ilk olarak söz alan Filistinli Basın Mensupları Birliği Başkanı Taha Odaoğlu, Filistin’in haklı bir mücadele yürüttüğünü ve Şirin’in de bu mücadele için yaşamını yitirdiğini dile getirdi. Taha, “Şirin’in işgalci İsrail tarafından öldürülmesini şiddetle kınıyoruz. Bu, gazetecilerin özgürlüğüne yapılan bir saldırıdır. Biz gazetecilerin özgürlüğü için çalışırken, İsrail’in böyle bir şey yapmasını kabul edemeyiz. Bu öldürülme aynı zamanda hakikati yok etmeye dönüktür. Gazetecilerin haklarını güvence altına almaya çağırıyoruz” dedi.   Dünyaya çağrı   Taha, “Acil ve adil bir soruşturma açılması için dünyaya çağrıda bulunuyoruz. Akile’nin ailesini, Filistin halkını ve meslektaşlarımıza başsağlığı diliyoruz” ifadelerini kullandı.   ‘Şirin bir okuldu…’   Ardından söz alan Al Jazeera Türkiye Temsilciliği Müdürü Abdulrazim Muhammed de, Şirin’in Filistin’de en önde gelen gazetecilerden biri olduğunu aktardı. Şirin’in 20 yıldır çalıştığını söyleyen Abdulrazim, “Şirin’in yaptığı çalışmaları ile Filistin’de olan bitenleri takip etmekteydik. Şirin, gazetecilik alanında bir okuldu. Arap dünyasından Şirin’in deneyimlerinden faydalanmayan hiçbir gazeteci yok. Biz Şirin’i nasıl tanıyorsak, işgalci İsrail güçleri de aynı şekilde tanıyordu onu. Ayrıca gazeteci olduğunu gösteren yelek ve diğer teçhizatları da vardı. Gazeteci olduğu her halinden beliydi. Biz işgalci İsrail’in planlı bir şekilde Şirin’i öldürdüğünü düşünüyoruz” şeklinde konuştu.   ‘Şirin’in davasını sürdürmek hepimizin görevi’   Şirin’in katledilmesiyle tüm gazetecilerin hedef alındığının altını çizen Abdulrazim, “Hakikatin sesini ve bedelini ödetmek istediler. Gazetecilerin sesini engellemek ve kısmak istediler. Herhangi birimiz Şirin’in yerinde olabilirdik ve İsrail’in kurşunu ile öldürülebilirdik. Türkiye’de ve dünyadaki gazetecilere seslenmek istiyorum, hepimizin bir görevi var. Şirin’in sesi, hakkı ve haklı olan davasını sürdürmek, İsrail’i ifşa etmek hepimizin görevidir” ifadelerin kullandı.   ‘Mesajını dünyaya aktaralım’   Tunuslu gazeteci Khaoula Ben Gayesse de, Şirin’in katledilmesiyle hakikatin de katledilmeye çalışıldığını vurguladı. “İsrail’in kanlı yüzü ortada” diyen Khaoula, “Bütün gazetecilere düşen görev Şirin’in emaneti yani mesleğini sürdürmektir. Onun mesajını dünyaya aktarmaya devam edelim” diye seslendi.    Eylem, “Şirin’i unutmayacağız” ve “Şirin’in hesabı sorulacak” sloganlarının ardından sona erdi.