Çocukları savaşta yaşamını yitiren anneler: Erdoğan kaybetti 2022-05-13 09:22:29     ŞIRNAK - Avaşîn’e yönelik saldırılarda yaşamını yitiren YJA STAR’lı Sümeyye Ataman’ın annesi Berfo Duva ve Bişeng Hezer’in annesi Ayşe Hezer, AKP-KDP saldırılarına tepki gösterdi, “Erdoğan bu saatten sonra Başûr’da kaybetmiştir. Erdoğan ellerini Başûr’dan geri çeksin” dedi.   Federe Kürdistan Bölgesi’nin Zap, Metîna ve Avaşîn bölgelerine yönelik saldırılarda Türkiye ile işbirliği yapan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), yaşanan ölümlerin de ortağı oldu. Türkiye’nin 23 Nisan 2021’de başlattığı saldırılara istihbari destek veren KDP, Kürtlerin uyarılarına rağmen 17 Nisan’da farklı bir boyuta taşınan saldırılarda doğrudan yer aldı. KDP’nin Türkiye’ye desteğine ise tepkiler gelmeye devam ediyor. 23 Nisan 2021’de başlatılan saldırılarda 8 Ekim’de Avaşîn’de yaşamını yitiren YJA STAR’lı Sümeyye Ataman’ın annesi Berfo Duva ile bu saldırılar kapsamında 3 Mayıs’ta kimyasal silah saldırılarında yaşamını yitiren YJA STAR'lı Bişeng Hezer’in annesi Ayşe Hezer, saldırılara karşı Kürtleri birlik olmaya çağırdı.   Koruculuğu kabul etmeyenler göçe zorlandı   Berfo (52), Mardin’in Derik ilçesine bağlı Zokê köyünde dünyaya geldi. Devlet baskıları sonucu ailesiyle birlikte ilçenin Ganîzilê köyüne göç etmek zorunda kalan Berfo, çocukluğu ve gençliğinin Karacadağ bölgesinde güzel ve huzurlu bir şekilde geçtiğini söyledi. Berfo, “Bize koruculuk dayatıldı. Aileme ‘Ya korucu olursunuz ya da buradan gidersiniz’ dediler. Koruculuğu bizlere dayatıyorlardı. Ama ailemin bir kısmı koruculuğu kabul etmedi ve bu nedenle köyden göç etmek zorunda kaldık. Ailemin bir kısmı Ankara ve Viranşehir’e yerleşti. Köyde kalan birçok kişi de korucu oldu. İki erkek kardeşim de o zamanlar korucu oldu ve köyden çıkmadılar. O dönemlerde birçok köy koruculuğu kabul etmediği için yakıldı” dedi.   Zorla evlendirildi    Ailesi tarafından zorla evlendirilen Berfo, yaşam hikayesini şu sözlerle dile getirdi: “Köyümüzü boşaltmadan 3 yıl kadar önce beni zorla evlendirdiler. Ailem benim adıma karar vermişti ve benim hiçbir söz hakkım kalmamıştı. Beni kuma olarak evlendirdiler. Evlendikten sonra zorlu bir yaşamın oldu. Berdel olarak evlendirilmek çok kötü. Evlenip buraya geldikten sonra da devletin baskıları devam etti.”    ‘Birbirimize ihanet etmeyelim’   Köylerinde hala koruculuk sisteminin uygulandığını ifade eden Berfo, “Eğer vicdanları varsa silahlarını bırakırlar. Savaşı, zulmü ve düşmanlığı kabul etmiyoruz. İnsan nasıl kardeşini öldürebilir ki? Silahı kardeşine nasıl doğrultabilir? Korucu olan iki kardeşimden biri vicdanı el vermediği için koruculuğu bıraktı. Birbirimize ihanet etmeyelim” sözlerine yer verdi.    ‘Kızımın cenazesini alamadım’   Devletin baskılarından dolayı kızı Sümeyye Ataman’ın 6 yıl önce PKK’ye katıldığını söyleyen Berfo, şöyle devam etti: “Kızım çok akıllı, çalışkan ve zekiydi. Arkadaşları ile ilişkileri çok iyiydi. Ülkesine olan sevgisi ve aşkı her zaman kalbindeydi. Kızımın Kürtlüğe olan aşkı ve sevgisi çok büyüktü. Her zaman parti çalışmalarına katılıyordu. Ben ona ‘Yaşın küçük sen bu yükü kaldıramazsın’ dediğimde, bana ‘O zaman bu arkadaşlar nasıl kaldırıyor bu yükü’ diye soruyordu. Devletin baskı ve zulmünden kaynaklı 6 yıl önce PKK’ye katıldı. Gittiği gece bizimle birlikte yemek yedi ve daha sonra dışarı çıktı. O zamandan sonra ondan bir daha haber alamadık. Kızım kararını vermişti. Kızım 6’ncı yılında Avaşîn’deki çatışmada yaşamını yitirdi. Kızımın yaşamını yitirdiğini haberlerde gördüm. Aradan geçen zamana rağmen kızımın cenazesini alamadım.”    ‘Barzani yanlış yoldan dönsün’   Avaşîn, Zap ve Metîna bölgelerinde KDP işbirliğiyle sürdürülen saldırılara değinen Berfo, “Başûr’da yapılan saldırıları kınıyorum. Kürtlere ihanet eden Mesut Barzani’yi de lanetliyoruz. Barzani, Türkiye’ye destek vermeseydi, bugün Başûr’a giremezdi. Hiçbir zaman bu ihaneti unutmayacağız. Barzani’nin başı derde girdiği zaman bütün Kürtler ona destekte bulunuyordu. Barzani iki kuruş için kendini sattı. Barzani bu ihaneti yapmayı bıraksın ve bu yanlış yoldan dönsün” sözlerini kullandı.    ‘Anneler savaşa karşı ses çıkarmalı’   Berfo son olarak şöyle konuştu: “Erdoğan’ın yaşanan krize çözüm bulması gerekirken, yeni tank ve toplar alıyor. Aldığı tank ve toplarla da Başûr’u bombalıyor. Onlar bizi öldürmekle bitirmek istiyorlar. Bizler savaşa karşı direneceğiz ve bu direniş sonuna kadar devam edecek. Erdoğan bu saatten sonra Başûr’da kaybetmiştir. Bizler barış, özgürlük ve eşitlik istiyoruz. Erdoğan ellerini Başûr’dan geri çeksin. Onun orada ne işi var? Bütün Kürt halkı yaşanan bu saldırılara karşı durmalıdır. Artık çocuklarımız ölmesin. Bizler savaş istemiyoruz. Tüm annelerin bu savaşa karşı ses çıkarmaları gerekiyor.”   ‘Baskılar hiçbir zaman bitmedi’   YJA STAR'lı Bişeng Hezer’in annesi Ayşe Hezer (64) de, Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Cirahî köyünde dünyaya geldi. Ayşe, 1980’li yıllarda devlet baskısı nedeniyle İdil’e göç etmek zorunda bırakıldı. Aynı yıllarda PKK’ye katılan Ayşe’nin iki kardeşi 1990’lı yıllarda yaşamını yitiren Ayşe, geçen 30 yıla rağmen iki kardeşinin cenazeleri ailelerine verilmedi. Ailesine yönelik baskıları anlatan Ayşe, “Bize yaşatılanlar anlatmak bitmez” dedi. Ayşe devamında baskı altında geçen yaşamına dair şunları dile getirdi: “Devletin baskıları hiçbir zaman bitmedi. Sürekli evimize baskınlar oluyordu, tehditler savuruyorlardı. 2010 yılında oğlum Abdullah Cizre köprüsü üzerinde polisler tarafından katledildi. Bir diğer oğlum daha 13 yaşındayken tutuklandı. Cezaevinde işkencelere maruz kaldı, belini kırdılar. Daha sonra tahliye edildi ancak devam eden davada 125 yıl hapis cezası verildi. Avrupa’ya gitmek zorunda kaldı. Bir diğer oğlum 5 yıl tutuklu kaldı, tahliye edildikten sonra PKK’ye katıldı. Bir kızım da 2014 yılında PKK’ye katıldı. Bir kızım da trafik kazası geçirdi, tedavi için Avrupa’ya gitti.”   ‘Cenazesine işkence yaptılar’   Türkiye’nin 3 Mayıs 2021 tarihli kimyasal silah saldırılarında kızı Bişeng Hezer’i kaybeden Ayşe, “Kızımın şehadetini haberlerden öğrendim. Cenazesine işkence yaparak, sosyal medyada paylaştılar. Bedenini teşhir ettiler, yerlerde sürüklediler. Aklıma geldikçe yüreğim parçalanıyor” ifadelerini kullandı.    ‘Herkes sessiz kalıyor’   Kürtlerin AKP-KDP saldırılarına karşı durması gerektiğini ifade eden Ayşe, “Hem kimyasal silahla katlettiler hem de cenazesine işkence yaptılar. Bugün de Zap, Metîna, Avaşîn kimyasal silah saldırısı altında. Kimyasal silah kullanımı insanlık suçudur. Uluslararası kurumlar neden sessiz kalıyor? Mesele Kürt olunca neden herkes sessiz kalıyor, Türkiye’nin ortağı oluyor?” diye sordu.    ‘Kürtler saldırılara karşı birlik olmalı’   Ayşe son olarak, Kürtlerin saldırılara karşı birlik olmasını isteyerek şu çağrıda bulundu: “Annelerin yüreği yanıyor. Kan dökülmesini istemiyoruz. Bu zulme son verilmeli. Kürtler bu savaşa karşı artık birlik olmalı, saldırılara dur demeli. Artık sessiz kalmamalıyız.”