Meral Danış Beştaş: Halk mücadelesiyle Gezi kararını bozacak 2022-05-14 19:43:33   İSTANBUL- Gezi Davası’nda verilen cezaları protesto etmek amacıyla başlatılan Adalet Nöbeti’nin 19’uncu gününe katılan HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, “Bu kararın bozulması hepimize bağlı. Demokratik tepkisi ve mücadelesiyle bu kararı halk bozacak” dedi.   İstanbul Karaköy’de bulunan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi önünde Gezi Davası’nda verilen hapis cezalarını protesto etmek amacıyla başlatılan Adalet Nöbeti 19’uncu gününde de dayanışmayla devam etti. Nöbete Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Ferhat Encü’nun yanı sıra emek ve demokrasi güçleri ve hukukçular da katıldı. Nöbetin gerçekleştirildiği bina önüne, “Gezi Davasında Verilen Hukuksuz Kararı Tutuklamaları Kabul etmiyoruz”, “Kimse Dokunamaz Bizim Suçsuzluğumuza”, “Karanlık Gider Gezi Kalır, Hukuksuz Tutuklamalara Karşı Adalet Nöbetindeyiz”, “Gezi’yi Savunuyoruz” pankartları asıldı. Bu esnada caddeden geçen araçlar da alkışlarla nöbete dayanışma gösterdi.   ‘Var olacağız ve mücadele edeceğiz’   Nöbete katılan Meral ve beraberindeki HDP’li heyet, eylemciler tarafından alkışlarla karşılandı. Nöbette ilk olarak söz alan TMMOB İstanbul Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Erkan, Gezi’de haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklanan ve cezaevinde tutulan arkadaşları için nöbetlerini sürdürdüklerini anımsattı. Ahmet, “Bir delile dayanmadan haksız, hukuksuz bir şekilde siyasi bir kararla arkadaşlarımıza müebbet hapis ve 18 yıl gibi cezalar verilerek tutukladılar. Burada verilen mesaj şudur, sizleri tutuklamamız için hiçbir şey yapmanıza gerek yok, bizim yolsuzluklarımıza karşı çıktığınızda sizleri cezalandırıp cezaevine koyarız denmiştir. Ancak bu toplum aklıyla, ilmiyle, toplumsal muhalefetiyle bu baskılara boyun eğmeyecektir. Tam tersi zalimin savaşın yoksulluğun olduğu yerde varız, var olacağız ve mücadele edeceğiz” dedi.   ‘Zulmü hiçbir şekilde kabul etmeyeceğiz’   Ülkedeki siyasi atmosferin artık Gezi’yi aşmış bir durum olduğuna değinen Ahmet, “Son dönemde Canan Kaftancıoğlu’na getirilen siyasi yasak ve Yargıtayın onamış olduğu ceza gösteriyor ki, toplum ciddi bir zulüm politikasıyla karşı karşıyadır. Bu zulmü hiçbir şekilde kabul etmeyeceğimizi buradan duyuruyoruz” şeklinde konuştu.   ‘HDP olarak Gezi’yi savunmaya devam edeceğiz’   Dün Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi, bugün de Silivri Kapalı Cezaevi’ni ziyaret eden Meral de, nöbete ihtiyaç duymadıkları günleri hep beraber getireceklerinin mesajını vererek konuşmasına başladı. Meral konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Dün Bakırköy’deydik, Çiğdem, Mücella ve Mine’nin çokça selamı ve sevgileri vardı. Bugün de Silivri’de tutulan arkadaşları gördük. Gayet iyi olduklarını söyleyebilirim, kucak dolusu selam ve sevgi ilettiler. Haklı olmanın verdiği iyilik çok farklı bir şey, iktidar bunu asla anlayamayacak. Gezi bu halkın, Türkiye toplumunun demokrasi, adalet için bir başkaldırışıydı. Her renkten halklar Gezi’ye sahip çıktı, biz de HDP olarak Gezi’yi savunduk, savunuyoruz ve bundan sonra da savunmaya devam edeceğiz.”   ‘Türkiye’de yargı yok’   Gezide çok önemli bir şey daha yaşandığına vurgu yapan Meral, Türkiye’nin doğusuyla batısı arasında kurulmak istenen karanlığın aydınlandığını dile getirdi. “Medeni Yıldırım’la burası arasında bir köprü olmuştu” diyen Meral, Kürtlerin ve farklı inançların kimliğinin her taraftan Gezi’ye yansıdığının çok net bir şekilde görüldüğünü sözlerine ekledi. Meral, “Birileri tabii ki bundan rahatsız oldu, halklar arasında kurulan köprüden ve demokrasi talebinden çok büyük ürktüler. Ve şimdi Gezi’nin batısına Kobane Davası ile gözdağı vermeye çalıştılar ama biz asla korkmadık, yanımızdan bile geçmedi. Emin olun bunu anlayacaklar. Tamamen kağıt üzerinde planlanmış, mimarının kesinlikle mahkeme heyeti olmadığını biliyoruz” dedi. Türkiye’de yargının olmadığını söyleyen Meral, yargının siyasi iktidarın ihtiyaçlarına göre karar verdiğini ve Gezi Davası kararının da bunlardan bir tanesi olduğu örneğini verdi.   ‘Halk mücadelesiyle kararı bozacak’   Gezi Davası’nda hazırlanan iddianamenin tamamını hukukçu ve siyasetçi kimliğiyle okuyan biri olarak “ucube” şeklinde değerlendiren Meral, “Düşman hukukuyla da ilişkilendirilemeyeceği görüşündeyim. Bu bir nefret hukuku, intikam ve buna hukuku alet ediyorlar. Kararı veren yargıç da Ceza Kanunu’nda hiçbir yeri olmadığını biliyor” diye konuştu. “Bu kararın bozulması hepimize bağlı” diyen Meral, kararı demokratik tepki ve mücadelesiyle halkın bozacağının altını çizdi. Türkiye’de ekmek ve su kadar ihtiyaç olan bir diğer şeyin de adalet olduğunu söyleyen Meral, “Adaletsizlik her yerde kol geziyor, biz HDP olarak bu adaletsizlikten en büyük nasibini alan toplumsal kesimin temsilcileri ve partisiyiz. Bunu gayet iyi biliyoruz, adaletsizlik, haksızlık, hukuksuzluk, tek adam rejimi karşısında güçlerimizi birleştirerek, el ele tutuşarak Türkiye’yi aydınlığa çıkarabiliriz. Bu mücadelede hiç soluklanmadan yürümeye devam edeceğiz. Gezi’deki talepler bizim de taleplerimizdir, Türkiye toplumunun tamamının talebidir” sözleriyle seslendi.   Tutsakların mesajları   Meral daha sonra Silivri Cezaevi’ndeki tutsakların mesajlarını okudu. Meral, Van Büyükşehir Belediye Başkanı iken yerine kayyım atanarak tutuklanan ve 5 buçuk yıldır cezaevinde tutulan Bekir Kaya ile Osman Kavala’nın nöbetten ve dayanışmadan haberdar olduklarının bilgisini verdi. Meral, “Bekir Kaya ve Osman Kavala, teşekkürlerini, çokça selam ve sevgilerini iletti” dedi. Tayfun Kahraman’ın doğum gününü kutladıklarını söyleyen Meral, “Demokratik cumhuriyet bayrağı altında, bir arada kardeşçe yaşadığımız bir dünyayı hayal ediyor ve buna inanıyoruz” sözlerini kullandı. Meral, “Hakan Altınay, ‘Konuşmak bugün mümkün. Konuşabilmenin örnekleri olarak da Hrant Dink ve Selahattin Demirtaş örneklerini verdi’. Can Atalay da, ‘Bu, Gezi direnişiyle sınırlı bir mesele değil. Gezi, memleketin ve coğrafyanın karanlıktan mutlaka çıkacağının en önemli umut kaynağından bir tanesi’ mesajlarını iletti” dedi. Bu esnada Meral’e alkışlarla karşılık verildi.   Nöbet, “Direne direne kazanacağız”, “Her yer Taksim her yer direniş” sloganlarının ardından son buldu.