Kadın örgütü temsilcileri: Üniformasının arkasına sığınanlarla mücadele edeceğiz 2022-05-19 11:17:52   İSTANBUL- Silopi’de, Özel Harekat Ocakları İl Başkanı İbrahim Barkın’ın Sakine Kültür’ü katletmesinin ilk olmadığını ve Kürt illerinde devletin özel savaş aygıtlarının devrede olduğuna işaret eden kadın örgütü temsilcileri, “Üniformasının arkasına sığınanlar ile mücadele edeceğiz” dedi.   Şırnak’ın Silopi ilçesinde Sakine Kültür, 14 Mayıs’ta Özel Harekat Ocakları Şırnak İl Başkanı İbrahim Barkın tarafından işkenceyle katledildi. Olaydan bir gün sonra gözaltına alınan fail, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, failin boşanma aşamasında olduğu kadını da taciz ettiği, alıkoyduğu ortaya çıktı. Yine fail hakkında ilçede açtığı ofiste birçok kadına iş vaadiyle tacizde bulunduğu, bu durumu sistematik hale getirdiği ve hakkında şimdiye kadar birçok soruşturma dosyası olduğu da öğrenildi.   Kürt illerinde yıllardır devlet eliyle özel savaş politikaları yürütülürken, kadın örgütü temsilcileri yaşananları değerlendirdi. ‘Devlet eliyle kurumsallaşan şiddet’   Kürt kentlerinde yaşanan olayların sadece 5 ya da 10 yıl ile sınırlanmaması gerektiğini vurgulayan Kadın Zamanı Derneği Başkanı Dilek Başalan, kadınların kadın çalışmaları yürüttüğü için yargılandığını ve bunun temelinde özgür ve muhalif kadına karşı bir düşmanlığın yattığını kaydetti. Devlet eliyle kurumsallaşan bir şiddetin açığa çıktığının altını çizen Dilek, “Devlet, bir ‘koruma mekanizmasını ’ kendi içerisindeki erkeklere dair planlayabiliyor ve hayata geçirebiliyor. İpek Er davasında görüldüğü gibi üniformalı olduğu için hala dışarıda olan bir katil var. Bir kadının ölüme sürüklenmesine neden olan Musa Orhan hala dışarıda. Gülistan Doku neden hala bulunamadı? Faili nerede? Bir şekilde devlet mekanizmaları ile ilişkili olan erkekler korumaya alınıyor, cezasızlık ile ödüllendiriliyor ve genel olarak buna en çok maruz kalan Kürt illerindeki kadınlar oluyor. Karşımızda eşit ya da adil bir yargı sistemi yok. Siyasi iktidarın söyleminden etkilenen, söylemini kendine görev edinen yargı mekanizması var” şeklinde konuştu.     Faillerin arkasında devlet var!   Faillerin devlet ile bağlantısına da değinen Dilek, “Bugün bizim katil dediğimiz birçok insanın şuan devletin içerisinde olan Cumhurbaşkanıyla, İçişleri Bakanıyla ve milletvekilleri ile fotoğraflarını görüyoruz. Ya da arkasına Türk bayrağını alıp ülkücü işareti yapan, tek millet, tek vatanı savunduğunu dile getiren herkes yaptığı her şeyin karşılığında kendisini koruma altında görüyor. O bayrağın önünde durup Kürtlere istediği şeyleri söylediği zaman, ırkçılık yaptığı zaman, her şeyi yapma hakkını kendine reva görüyor. Çünkü bunun karşılığında ceza almayacağını biliyor. Yani AKP-MHP iktidarının bu söylemlerini kabul gören amasız fakatsız karşı tarafı düşünen bir sistem var” yorumunu yaptı.     Dilek tüm buna karşı olan bir kadın mücadelesinin olduğuna işaret ederek, “Örgütlenerek direnerek, karşı tarafı çok iyi tanıyarak ve sistemin her yaptığını ifşa ederek bunun bir suç olduğunu mutlaka cezalandırılabileceklerini bilerek ve isteyerek mücadelemize devam edeceğiz” dedi. Sözleşme uygulansaydı Sakine yaşıyor olacaktı   Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Gönül Kahraman da, fail İbrahim Barkın’ın dosyasının kabarık olmasın rağmen cezai işlem uygulanmamasına tepki gösterdi. Gönül, “İbrahim Barkın ve üniformasının arkasına gizlenenler bilsinler ki biz kadınlar olarak bu süreçlerin her zaman takipçisi olup cezalarını bulana kadar mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti. Türkiye’nin AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi ardından artan kadın katliamlarına da dikkat çeken Gönül, “Eğer İstanbul Sözleşmesi etkin uygulanmış olsaydı bugün ne Sakine ne de başka arkadaşlarımız katledilmeyecekti. İstanbul Sözleşmesi’nden de kadın mücadelesinde de asla vazgeçmiyoruz” ifadelerini kullandı. ‘Bu politikaların karşısında duracağız’   Kadınlar Birlikte Güçlü aktivisti Feride Eralp, Sakine’nin fail İbrahim Barkın tarafından 4 yıl boyunca sistematik taciz ve işkenceye “hayır” dediği ve direndiği için katledildiğini ifade etti. Fail İbrahim Barkın’nın Özel Harekat Ocakları Şırnak İl Başkanı olduğunu da hatırlatan Feride, “Herhangi bir resmi karşılığı ve paramiliter olmayan ama devlet destekli silahlı bir yapının parçasıymış. Ve bu devlet destekli olan resmi ve gayri resmi silahlı yapıların devletten güç alarak Kürdistan’da nasıl patriarkal şiddet uyguladığına ve özel savaş politikaları yürüttüğüne uzun yıllardır tanıklık ediyoruz. İpek Er ve Musa Orhan olayında olduğu gibi bu erkek devlet şiddetinin yani Kürdistan’da kadınlara yönelik bu özel savaş politikasının savaşın kadın bedeni üzerinden tacize, tecavüze, sistematik işkence ile sürdürülmesinin kadınlar, feministler olarak karşısında durmaya devam edeceğiz. Sakine Kültür için ses çıkarmaya devam edeceğiz. Kadınları savaş ganimeti olarak gören ve kadınların bedeninin bir işgal nesnesi haline getiren bu patriarkal ve erkek-devlet zihniyetine karşı birlikte kadın dayanışması ile mücadele edeceğiz” sözleriyle tepkisini dile getirdi. ‘Kadın mücadelesinin yanında saf tutalım’   Failin devletten cesaret aldığına dikkat çeken Özgür Genç Kadın (ÖGK) üyesi Gamze Toprak da “İpek Er, Musa Orhan tarafından tecavüze uğrarken erkek yargı hiçbir ceza uygulamadı. Cesaretliydi çünkü Cizre’de sistematik bir şekilde çocukları istismar eden uzman çavuş hiçbir ceza almadı. Tam tersi bir şekilde Kürdistan'da kadın özgürlük mücadelesini büyüten kadınlar her gün operasyonlarla gözaltına alınıp tutuklandı. Elbette ki İbrahim Barkın buralardan cesaret aldı. Erkek devlet Kürdistan’da kadınlara yönelik çok özel bir savaş politikası yürütüyor. Bizler Özgür Genç Kadın olarak tüm kadınlara bu savaş politikasına, Kürdistan’ın sömürgeci faşizm ile yürüttüğü bu politikalara karşı kadın özgürlük mücadelesini yanında saf tutmaya ve kadınların öz savunmasını kuşanmaya çağırıyorum”  diye konuştu.