Cumartesi Anneleri: Umutsuzluğa kapılmadan mücadeleyi sürdüreceğiz 2022-05-21 13:52:54   İSTANBUL - Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 895'inci haftasında, kaybettirilen yakınları için, "Koşullar ne kadar ağır olursa olsun, umutsuzluğa kapılmadan bunun için mücadele etmeyi sürdüreceğiz” dedi.    Kayıpların akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, 895’inci haftada eylemlerini pandemi koşulları nedeniyle dijital medya hesaplarından açıklama yaparak gerçekleştirdi. Bu hafta “Kayıplar Haftası” için yapılan eylemde, 19 Mayıs 1995 yılında gözaltında katledilen Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak basın metnini okudu.   ‘Hesap sorulsun dediğimiz için yargılanıyoruz’   Maside, adaletin sağlanmasına dönük hak aramanın, adalet talebi için dayanışmanın suç ile eşdeğer olduğunu ve yasaların insan hakları savunucularını engellediği bir süreçten geçtiklerini belirtti. Adalet arayan Cumartesi Anneleri’nin yaşadığı hukuksuzluklara karşı verdiği mücadelede iktidarın kendilerini suçlu ilan etmelerinin mevcut baskı politikalarının bir parçası olduğunun altını çizen Maside, “Kolluk güçleri tarafından gözaltına alınıp bir daha geri dönemeyen sevdiklerimize ne olduğunu sorduğumuz için suçlanıyoruz. Gözaltına alındıktan sonra varlığı inkar edilen, işkence izleriyle dolu bedenleri kimsesizler mezarlıklarına gömülen, ormanlara, uçurumlara atılan sevdiklerimizin faillerinden hesap sorulsun dediğimiz için suçlanıyoruz” dedi.   'Failler cesaretlendiriliyor'   Maside devamında, “Türkiye’de bilinc¸li ve sistemli bir devlet politikası olarak uygulanan cezasızlığa karşı ‘suçun cezalandırılmaması suçu normalleştirir, faili cesaretlendirir. Bu yüzden cezasız bırakılan suç geri döner’ diyerek itiraz ettiğimiz için suçlanıyoruz” ifadelerini kullandı.   ‘Kayıp dosyaları neden cezasız bırakılıyor’   Yürüttükleri mücadelenin insanlık onurunu koruduğunu, şiddetten uzak demokratik bir Türkiye talebi için alanlarda olduklarını vurgulayan Maside, “Delillere, tanıklara, AİHM mahkumiyetlerine, suçu ve suçluyu kayıt altına alan TBMM raporlarına rağmen kayıp dosyaları neden cezasız bırakılıyor?’ diye sorduğumuz için yine ‘Devletin işleyişi evrensel hukuka göre belirlenmeli, denetlenmeli ve şeffaf olmalıdır’ diye haykırdığımız için suçlanıyoruz. Devleti yönetenler bizi suçluyor ama esas suçlu, onlar! Tüm başvurularımızı karşılıksız bırakanlar, gözaltında kaybetmelerin üstünü örtenler, failleri ve suçun arkasındaki güçleri ortaya çıkartmayanlar, adaletin sağlanmasına yönelik hak arama özgürlüğümüzü engelleyenler, hukuku, anayasayı yok sayanlar, asıl suçlu onlar” dedi.    'Umutsuzluğa kapılmıyoruz'   Kayıp yakınları ile ilgili verilen kararların her zaman politik olduğunu ve karar mercilerinin sadece yargıçlarla sınırlı kalmadığını aktaran Maside, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de demokratik, adil ve eşitlikçi bir yapısal dönüşüm gerçekleşmeden bu durumun devam edeceğinin de farkındayız. Bu dönüşümün başlayabilmesi için önce yakın ve uzak tarihte yaşanan başta gözaltında kaybetmeler olmak üzere her türden insan hakları ihlalleri ile yüzleşmek, cezasızlığı sonlandırmak ve sorumluların yargı önünde hesap vermesini sağlamak gerekiyor. Koşullar ne kadar ağır olursa olsun, umutsuzluğa kapılmadan bunun için mücadele etmeyi sürdüreceğiz. İnkarın ve siyasal şiddetin bin bir halinin yaşandığı bu coğrafyada hakikatin taşıyıcısı olmaya; inkarın, unutuşun ve cezasızlığın duvarında gedikler açmaya devam edeceğiz.”   Maside, adalet talebinden Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceklerinin altını çizdi.