TOHAV’ın Uluslararası Konferansı sona erdi 2022-05-24 13:21:25   İSTANBUL – TOHAV’ın iki gün süren Uluslararası Akademi ve Sivil Toplum Konferansı, sunumlar ve tartışmalarla sona erdi. Sivil toplumun sesi kısılmaya çalışıldığına vurgu yapılan konferansta, Türkiye’de işlemeyen şeyin demokrasi değil özgürlük olduğunun altı çizildi.   Toplum Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV), iki gün süren “Demokrasilerde Gerileme ve Sivil Toplum: Geçmişten Çıkarılacak Dersler, Bugünün Eleştirisi ve Geleceğe Dair Öngörüler” konulu Uluslararası Akademi ve Sivil Toplum Konferansı sona erdi. Topkapı’da bulunan Uranus Otel’de yapılan konferansta Aberdeen Üniversitesi Vatandaşlık, Sivil Toplum ve Hukukun Üstünlüğü Merkezi, çok sayıda Sivil Toplum Örgütü (STÖ) aktivistleri, akademisyen ve araştırmacılar bir araya gelerek iki gün boyunca deneyim paylaşımı ve sivil toplumun günümüzdeki çıkmazlarına ilişkin kapsamlı bir tartışma yürüttü. Bugünkü konferansa İnsan Hakları Derneği (İHD) Şube Başkanı Gülseren Yoleri de katıldı.   ‘Demokrasinin sonucu özgürlük olmuyor’   Dün, 9 sunum ve tartışmalarla süren konferansta, cenazelerini alamayan aileler üzerindeki baskılar ve İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi gibi çok sayıda konuya dikkat çekilmişti. Bugün ise konferans tek oturum olarak 5 sunum, tartışmalar ve soru-cevap bölümü şeklinde ilerledi. Açılış konuşmasını yapan Jawaharlal Nehru Üniversitesi, Yeni Delhi’den Dr. Ajay Gudavathy, “Sivil toplum ve/veya/aleyhinde ‘halk” konu başlığı üzerinden konuştu. Ajay, STÖ’lerin devlet tarafından nasıl engellendiği, kışkırtıldığına dair aktarımlarda bulundu. Sivil toplumun nasıl şekillenmesi gerektiğine dair değerlendirmeler yapan Ajay, “Demokrasi çerçevesinde seçimler yapılıyor, işleyiş uygulanıyor fakat bireyler liberal bir zihniyete sahip olmadığı için demokrasinin sonucu özgürlük olmuyor” şeklinde konuştu.   ‘Türkiye’de işlemeyen şey özgürlük’   Ajay’ın sunumundaki örneklerin Türkiye ile çokça benzerlikler barındırdığını paylaşan bir katılımcı, 2002’den beridir süren bir seçim süreci olduğunu anımsattı. Birkaç istisna dışında bu seçimlerin demokratik bir biçimde işlediğini belirten katılımcı, “Ancak sağ muhafazakar zihniyete sahip partiler seçimi kazandığı için her seçim sonucunda özgürlüğe dönük kısıtlamalar bir adım daha ileriye gidiyor. 2018 seçiminden sonra birçok uluslararası otorite Türkiye’yi demokratik olmayan ülkeler listesine aldı” sözlerini kullandı. Katılımcı, “Türkiye’de işlemeyen şey demokrasi değil özgürlüktür” diye belirtti.   ‘Sivil toplumun sesi kısılmaya çalışılıyor’   Daha sonra, Lund Üniversitesi’nden Dr. Milka Ivanovska Hadjievska, “İktidardaki partiler Batı Avrupa’daki sivil toplumu nasıl kısıtlıyor: Demokrasilerde gerileme mi olağan durum mu?” konulu sunumunu gerçekleştirdi. Dünyanın birçok yerinde STÖ’lerin engellenmeye çalıştığını anlatan Milka, istatistik verilerle dünya çerçevesinde ifade hakkı ve gösteri haklarının baskın bir şekilde engellendiğini ifade etti. Avrupa’daki eylemselliklerden örnekler veren Milka, yasal protesto haklarının da sorunlarla karşı karşıya kalabildiğine vurgu yaptı. Medyadaki nefret söylemlerinin STÖ’lere fon gelmesini engellediğini paylaşan Milka, hükümetlerin kemer sıkma politikalarıyla da birlikte STÖ’lerin önemli aktivitelerini yerine getiremez hale getirdiğini vurguladı. Milka ayrıca sivil toplumun sesinin kısılmaya çalışıldığını ve bu konuda önlemler alındığını da sözlerine ekledi.   ‘Demokrasi gelişmedi!’   Helsinki Üniversitesi’nden akademisyen Ruvimbo Natalie Mavhiki de Afrika’daki Zimbabwe üzerine çalıştığı bir proje kapsamında, “Sivil toplum mu sınıfsal toplum mu?” konulu sunumunu yaptı. Afrika’da demokrasi için özellikle Zimbabwe’de çok büyük paralar harcandığını ifade eden Natalie, “Savaş ve çaba çok uzun süredir devam etmekte. Demokrasi bildiğiniz gibi ilk siyasi süreçti. Pek çok ülke için eşitliğin getirilmesi için kullanılan yöntem oldu” dedi. Siyasi özgürlükler üzerine odaklanan Natalie, görüştüğü kişilerden demokrasinin gelişmediğini dinlediğini aktardı. Rekabetçi ve otoriteryen rejimleri de anlatan Natalie, STÖ’lerin sınıf toplumuna dönüştüğüne değindi.   ‘Zimbabwe’de çok büyük bir yoksulluk var’   Yozlaşma ve yanlış yönetime vurgu yapan Natalie, “Zimbabwe’de çok büyük bir yoksulluk var. Kırsal alanda yaşayan nüfus çok yüksek. Kısıtlı örgütlülük hali, demokratik gerileme çok yaygın bir şekilde karşımıza çıkıyor. Rejim değişiklikleri bir gündem olarak başarısızlığa uğramaya başladı. 20 yıldır sivil toplumda çalışılıyor, yorgunluk ve tükenmişlik sendromu oluşabiliyor. Sadece sivil toplum değil donörler de yorgun bu anlamda” şeklinde konuştu.   ‘Devlete güvenenlerin karşısında çalışma yürütüyoruz!’   İyileştirme çabalarına dair önerilerde bulunan Natalie, şeffaflık, maliyet azaltacak önlemler, fonların istismarının cezai ehliyete tabii olmasının sağlanması gerektiğine dikkat çekti. “Düşmanımızı iyi tanımamız gerek” diyen Natalie, Zimbabwe’de sivil toplum anlamında bir direnç olduğunu dile getirdi. Her şeyin üstünü örten çözümlerin önüne geçilmesini belirten Natalie, “Bir avuç dolusu çözüm önerebiliriz. Bu direniş hiç de hafife alınacak bir direniş değil, uzun bir yol ama yapabiliriz. Devlete güvenip, umarak çalışanların karşısında çalışma yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.   Militarizme karşı verilen mücadele   Ardından Goiás Devlet Üniversitesi (UEG) ve Goiás Federal Üniversitesi’nden Profesör Ulisses Terto Neto çevrimiçi olarak, “Sivil toplum sivil olmayan başkana karşı: Bolsonaro’nun hibrit rejimine karşı direnişin başını çeken insan hakları savunucuları” konusu üzerinden sunum yaptı. Militarizme değinen Ulisses, medyadaki sanatsal tezahürlerden örnekler vererek militarizme karşı verilen mücadeleye dair anlatımlar yaptı.   Çevrimiçi olarak sürdürülecek   Aberdeen Üniversitesi’den Dr. Trevor Stack’in kapanış konuşmasının ardından konferans sona erdi. Dünyanın birçok yerinden gelen katılımcıların, konferanstaki tartışmaların kendi kurumlarınca paylaşılıp üzerine çalışmalar yürütüleceği aktarıldı. İlerleyen günlerde Aberdeen Üniversitesi ve TOHAV ortaklığında üç hafta sonra makalesi yayınlanacak olan konferansın, ileriki süreçte de düzenli olarak çevrimiçi sürdürüleceği paylaşıldı.