Adalet Nöbeti’ndeki aileler SODAP ve KAYY-DER’i ziyaret etti 2022-05-25 17:08:33     İSTANBUL - Adalet Nöbeti’ndeki aileler SODAP ve KAYY-DER’i ziyaret ederek, başlattıkları nöbet ve mücadeleyle dayanışma göstermelerini istedi. Kurum temsilcileri, “Yanınızda olmak konusunda elimizden ne geliyorsa sonuna kadar yapmaya varız. İlk fırsatta sizlerle birlikte olacağız” sözünü verdi.   İnfazları yakılan ve hasta tutsak yakınları, Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (MATUHAY-DER) ile birlikte Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) ve Kiğı, Karakoçan, Adaklı, Yayladere ve Yedisu İlçeleri Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği’ni (KAYY-DER) ziyaret etti. İlk olarak Kadıköy’de bulunan SODAP binasında gerçekleştirilen ziyarette heyeti, SODAP Sözcüsü Sevtap Akdağ ve beraberindeki heyet karşıladı. Görüşmede, cezaevlerindeki hak ihlalleri başta olmak üzere hasta tutsakların durumu, yaşanan baskı, işkenceler ve birlikte nasıl mücadele yürütebileceklerine dair paylaşımlarda bulunuldu.   ‘Emine anne bize güç verdi’   İlk olarak konuşan MATUHAY-DER Eşbaşkanı Nesim Özkan, tutsak yakınlarının başlattığı Adalet Nöbeti’ni ve dayanışmanın önemini anlattı. Ardından söz alan Adalet Nöbeti eylemcisi Kumri Akgül, 17 yıldır kardeşinin cezaevinde olduğunu söyledi. Hiçbir insanın ağırlaştırılmış hükmü hak etmediğini vurgulayan Kumri, “2007’den bu yana kardeşim tek kişilik hücrede tutuluyor. Her bir annenin hikayesi kitap olur. 2007’de intihar etti denilerek hastaneye yatırdılar kardeşimi, dört ay boyunca bizim haberimiz olmadı. Dört ay sonra hastanede görmeye gittiğimizde kardeşim tanınmaz hale gelmişti. Üzerinde hala sigara izmaritlerinin izi vardı, o da bizi tanıyamadı. 11 ay kaldı ama maalesef ATK ‘Cezaevinde ve tekli hücrede kalabilir’ raporu verdi. Daha sonra Erdal’ı zorla döverek tekli hücreye götürmüşler” şeklinde yaşadıklarını aktardı.   ‘Korkmuyoruz çünkü biz anneyiz’   Emine Şenyaşar’ın başlattığı Adalet Nöbeti’nin arından kendilerinin de bu moral ve güçle İstanbul’da nöbete başladıklarını ifade eden Kumri, her hafta şiddet ve gözaltına maruz bırakıldıklarını dile getirdi. Kumri, “Kocaman İstanbul’da bu kadar kişi sığınabiliyorsa biz dört anne neden sığınamıyoruz? Bir anneye 5 dosya açılıyorsa neden bizden korkuyorlar?” diye sordu. Yalnızca çocuklarını istediklerini vurgulayan Kumri, “Türkiye’nin her yeri ölüm evi olmuş, çocuklarımızı bizden aldınız sağlam verin. Onları öldürüyorlar, ‘nasıl olsa intihar etmiş’ diyorlar. Yemek yok, su yok, hele Marmara’daki cezaevlerinde çok büyük baskılar var. Hiçbir annenin gözyaşının dökülmesini istemiyoruz, annelerin gözyaşının rengi yoktur. Dünyaya sesleniyoruz, haykırıyoruz, ağlamak istemiyoruz. Kurumlara sesleniyoruz, bize destek olun. Biz korkmuyoruz çünkü biz anneyiz” sözlerini kullandı.   ‘Elimizden ne geliyorsa sonuna kadar yapmaya varız’   SODAP Sözcüsü Sevtap Akdağ da, nöbet eylemcilerinin mücadelelerinin çok kıymetli olduğunu söyleyerek konuşmasına başladı. Mücadeleyi büyütmenin yol ve yöntemlerini birlikte geliştirmek gerektiğini vurgulayan Sevtap, “Cezaevlerinin mücadelesine sahip çıkamazsak buradaki mücadeleye de sahip çıkamayız. Biz eşit, özgür, adil bir ülke istiyoruz. Bunu demek için cezaevlerindeki işkencelerin son bulmasına karşı yol ve yöntemleri birlikte bulmak zorundayız” şeklinde konuştu.    Birlikte dayanışma yürütecekleri mesajı veren Sevtap, “Bizler kendi adımıza bu irtibatı ve bağı daha sistemli korumak, planlarınızdan daha fazla haberdar olmak, güç vermek, yanınızda olmak konusunda elimizden ne geliyorsa sonuna kadar yapmaya varız. Büyük bir adaletsizlik karşısında yılmadan ‘Biz buradayız’ meselesi ve verdiğiniz mücadele son derece önemli” ifadelerini kullandı.    Daha sonra Kadıköy’de bulunan Kiğı, Karakoçan, Adaklı, Yayladere ve Yedisu İlçeleri Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği’ni (KAYY-DER) ziyaret eden tutsak yakınlarını eşbaşkanlar karşıladı. Burada konuşan Adalet Nöbeti eylemcilerinden Fince Akman, “Görüş hakkımız engelleniyor. Birçok hasta tutsak var, çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz. Onlara sahip çıkacağız, tutsaklara dönük kirli bir politika var, biz bunun sona ermesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.   Ciğerlerinin yandığını söyleyen Fince, “Sadece kendi çocuklarımız için değil herkes için oraya gidiyoruz. Kimsenin ciğeri yanmasın diye oraya gidiyoruz. Çocuklarımızı bize versinler, onları tedavi edeceğiz. Bu zor, baskı ve zulme karşı tek bir adım geri atmayacağız. Tersine mücadelemizi büyüteceğiz. Ne yaparsa yapsın, isterse gözaltına alsın, darp etsin, tutuklasın yine de vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.   Dayanışma çağrısı   Nöbet eylemcilerinden Cemile Çiftçi ise daha toplanmadan polisler tarafından engellendiklerine dikkat çekti. Tutsaklara sahip çıkma çağrısında bulunan Cemile, “Bu kirli politikaların sona ermesini istiyoruz. Bu savaş bitsin ve tutsaklar özgür olsun” dedi.   ‘Bize bunu yapıyorlarsa cezaevindekilere neler yapıyorlardır’   Cezaevlerindeki işkencelerin çok ağır olduğunu belirten KAYY-DER Eşbaşkanı Bilsen Özdoğan, “Bugün sokak eylemlerine bu kadar faşistçe bir yaklaşım varken kim bilir cezaevlerindeki tutsaklara neler yapıyorlardır. Direnişinizi destekliyoruz, çok da değer veriyoruz. Sizin ciğerleriniz çok fazla yanıyordur. Bu direnişi yükseltmek gerekiyor, biz de destekliyoruz direnişinizi” şeklinde konuştu.  Diğer eşbaşkan Ahmet Tüzün de, “Çok büyük bir emeğiniz var, saygı duyuyorum duruşunuza. Sizler, Barış Anneleri, Cumartesi Anneleri artık belirginsiniz. Sizler sayesinde bir şeyler oluyor, sizlerle daima birlikteyiz. İlk fırsatta sizlerle birlikte olacağız, katılacağız. Kurumsal olarak yapabileceğimiz ne varsa da yanınızdayız” sözlerini kullandı.