‘Toplumsal barış için önce geçmişle hesaplaşmalı’ 2022-06-05 12:08:46     ANKARA - “Geleceğin Türkiye’si için Hafıza, Hakikat, Hesaplaşma” konulu konferansın açılış konuşmasını yapan Rıza Türmen, “Bugünle barışmak için geçmişle barışmamız lazım. Geçmişimizi inkar yerine hakikati, cezasızlık yerine adaleti koyamadığımız sürece toplumsal barışı sağlayamayız” vurgusu yaptı.   Halkların Demokratik Partisi (HDP), Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Halkevleri, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) tarafından “Geleceğin Türkiye’si için Hafıza, Hakikat, Hesaplaşma” konulu konferans düzenliyor. Konferans salonuna Cumartesi Anneleri, Çorlu Tren Kazası, Soma Katliamı, Gezi Direnişi, RoboskÎ Katliamı, Suruç ve 10 Ekim Katliamları, Tahir Elçi, Hrant Dink, Emine Şenyaşar’ın fotoğraflarının yer aldığı pankartlar asıldı.   Tüm gün sürecek konferansın açılışını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski yargıcı Rıza Türmen gerçekleştirdi.   ‘Hakikat olmadan adalet olmaz’   Aranılan şeyin toplumsal uzlaşı olduğunu ifade eden Rıza, “adalet” olgusuna dair konuştu. Adaletin sağlanması için hakikatin ortaya çıkması gerektiğini dile getiren Rıza, “Hakikat olmadan adalet de olmaz. Hakikatin ortaya çıkması için hafıza lazım. Bu üçlü arasında varacağımız hedef toplumsal uzlaşıdır. Herkesin bilmesi lazım ki geçmişimizden kolay kolay kurtulamayız. Geçmişimiz bugünümüzdür. Geçmişimiz geleceğimizdir. Doğru bir geçmişle çocuklarımıza doğru bir gelecek veririz. Geçmişi unutuyorsak, çocuklarımıza doğru bir gelecek veremeyeceğiz” dedi.   Toplumsal barış   Türkiye’deki problemin geçmişle barışmama olduğunun altını çizen Rıza, “Bugünümüzle de barışamıyoruz. Bugünle barışmak için geçmişle barışmamız lazım. Geçmişimizi inkar ederek, yaşayabiliriz. Biz Ermenileri kesmedik, onlar bizi kesti. Kürtler bizim kardeşimizdir, canımızdır ama sadece devlete bağlı asimile olmuş Kürtleri severiz, diyerek yaşamamız mümkündür. Bu geçmişi inkardır. Geçmişimizi inkar yerine hakikati, cezasızlık yerine adaleti koyamadığımız sürece toplumsal barışı sağlayamayız. Toplumsal barış için adaleti cezasızlık yerine koymamız lazım, hakikati ortaya çıkarmanız lazım” ifadelerini kullandı.   ‘Hakikat iktidarın, halkın bilmesini istediği kadardır’   Rıza, “hakikatin” Türkiye’de problemli olduğunu dile getirirken, “İktidarın masalıyla hakikat ötesi anlatılmaktadır” dedi. İktidarın, hakikat ile hakikat olmayan arasındaki sınırı ortadan kaldırdığını kaydeden Rıza, “Hakikat iktidarın, halkın bilmesini istediği kadardır. Bu Türkiye’deki hakikatin ortaya çıkardığı bir gerçektir. Bunun en iyi örneğini Meclis’te olan kanun tasarısında görüyoruz. Dezenformasyon yasasıyla iktidar hakikat ötesi söylemini korumayı amaçlıyor. Buna karşı yüksek itiraz sesi yükseltmek gerekir. Seçimlerin meşrutiyeti ile ilgilidir. Halk ancak bildikleriyle bir seçim yapabilir. Bildiklerini böyle sınırlar, iktidarın bilmesini istediklerini sağlıyorsanız, seçimde meşrutiyetini kaybeder. Seçimin meşrutiyeti içinde bu kanun önem taşıyor” şeklinde konuştu.   Suçlu kim, sorumlu kim   Rıza, sözlerini şöyle sürdürdü: “Suçlu ile sorumlu arasında ayrım yapmak lazım. Suç kişiseldir. Suç mutlaka bir eylem, eyleme teşebbüs gerektirir. Sorumluluk eylem gerektirmez. Bir grubun üyesi olmanız hiçbir eylem yapmamanız olmaz. Suçlu kimdir? Sadece emir veren midir? Eylemi yapan mıdır? Yoksa daha geniş bir kitleyi mi kapsar? Bugün partinin devletleştiği, devletin partileştiği bir dönemdeyiz. Suçlu devletin partileştiği bir rejimdir. Suçlu devlet mekanizması içerisinde olan herkestir. Bu mekanizmanın parçası olan herkes suçludur. ‘Ben bilmiyordum, ben orada olduğum için daha az yapıldı’ gibi mazeretler kabul edilemez. Mekanizmanın içerisinde olan herkes suçu paylaşmıştır.   Hakikati söyleme cesareti   Suskunluk belki bir suç değildir. Sorumluluğu paylaşmaya götürür. Direniş çok önemlidir. Direniş, hakikati söylemeye cesaret edebilmektir. Hakikatin üzerine gitmemiz lazım. Türkiye’deki bir başka mesele cezasızlık. Bu problemin boyutlarını AİHM kararlarında görüyorsunuz. Cezasızlıkla ilgili bir yığın karar vardır. Suça teşvik etmektir. Cezasızlık yargının suça ortak olduğu anlamı taşır. Gezi’de öldürülenlere ne oldu? Berkin Elvan, Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz… Berkin Elvan iddianamesinde suçlu Berkin Elvan’dır. Cezasızlık Türkiye’de adaleti kemirmektedir. Roboskî’ye ne oldu? Cezasızlıkla mücadele aynı zamanda adaletin gerçekleşmesiyle mümkündür.”   Konferans ailelerin konuşmalarıyla devam ediyor.