HDK ve HDP'den Sayfo Soykırımı açıklaması: Halklar birleşmeli 2022-06-15 14:46:27 HABER MERKEZİ - HDK ve HDP, Sayfo Soykırımı’nın 107’nci yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Bütün dünyada bir daha soykırımların yaşanmaması için halklar birleşmeli ve mücadele etmelidir” çağrısını yaptı.    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Halklar ve İnançlar Meclisi, 107 yıl önce Süryani halkına dönük gerçekleştirilen Sayfo Soykırımı’nın yıldönüme ilişkin yazılı açıklama yaptı.   “1915’ten beri yara kanamaya devam ediyor” başlıklı açıklamada, İttihat ve Terakki’nin aldığı kararlar doğrultusunda Ermeni aydınları ve daha sonra tüm gayrimüslim halklara karşı “yok etme” politikasının işlendiği belirtildi. Bu politikanın sistematik ve bilinçli olduğunun kaydedildiği açıklamada, “Binlerce yıldır Anadolu ve Mezopotamya’da yaşayan Süryanile, kılıçtan (Sayfo) geçirildi. Mezopotamya’nın en kadim halkı Süryaniler ticaret, tarım, hayvancılık ve sanatla uğraşırlardı. Bu toprakların zenginleşmesine katkı sağlamışlardı. Ancak buna rağmen İttihat ve Terakki zihniyeti onları bu topraklardan sürdü” denildi.    ‘Acımasızca katledildiler’   Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: “Süryaniler meydanlarda, çalılıklarda, derelerde, evlerde, ahırlarda en acımasız şekilde katledildiler. Mallarına el konuldu. Din görevlileri ateşe atıldı. Gençleri öldürüldü. Kızları toplanıp zorla eş yapıldı. Binlerle ifade edilebilecek nüfusa sahip bir halk, yok edilerek sayıları tespih taneleri kadar azaltıldı. Kurtulanlar ya zorla Müslüman oldular ya da göç etmek zorunda bırakıldılar. Az sayıda Süryani de, birlikte yaşama inananların gayreti ile kurtuldu. Ancak bu kurtulanlar rahat yüzü görmedi. Bugün Şırnak’ta Şimuni Diril’in cesedinin dere yatağında bulunması ve Hürmüz Diril’in hala kayıp olması Sayfo'nun sona ermediğine işaret eden acı bir örnektir.   Halklar birleşmeli   Halkların tarihini acıyla, katliamla değil, bir arada yaşamın değerleriyle anacağımız yarınlar için hala mücadele etmemiz gerektiğinin göstergesidir. Sayfo asla unutulmayacak ve unutturulmayacaktır. 1915 yılında Sayfo’da öldürülen Süryanileri saygıyla anıyoruz. Bütün dünyada bir daha soykırımların yaşanmaması için halklar birleşmeli ve mücadele etmelidir. Soykırım suçu işleyen devletler ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda mutlaka bedel ödemelidir. Halkların birlikte mücadelesi sınırsız, sınıfsız yaşamı inşa edecek.”   'Süryaniler Mezopotamya'nın kadim halklarındandır'   Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları da, Sayfo Katliamı'na dair yaptığı açıklamada, “Süryaniler Mezopotamya’nın kadim halklarındandır. Süryanilerin nüfusunun üçte ikisinin katledildiği dönem, kılıç anlamına gelen ‘Sayfo’ adıyla anılmaktadır. Süryanilere uygulanan baskı ve katliamın anma günü olarak kabul edilen 15 Haziran’da; Süryani halkının özür ve yüzleşme taleplerinin talebimiz olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz” dedi.    Tülay, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:     “Eşit yurttaşlık temelinde farklı halkların ve inanç gruplarının kendi kültürlerini, inançlarını, anadillerini ve kimliklerini özgürce yaşayabilecekleri, yeni yaşamı birlikte kuracağımıza olan inancımızla; Sayfo’nun 107’nci yılında hayatını kaybedenleri bir kez daha saygıyla anıyor ve Süryani halkının acılarını derinden paylaşıyoruz.    Süryanice yok olma tehlikesiyle karşı karşıya    Bu topraklarda yaşamış olan Süryani-Asuri-Arami-Keldani halkı ve diğer Hristiyan halklar, bu toprakları zenginleştiren kültürler ve inançlar olmuşlardır. Soykırımın ardından yaşanan zorunlu göçler, ‘Türkleştirme ve Müslümanlaştırma’ politikaları, Süryani kimliğinin asimile edilmesine yönelikti. Baskılarla Süryanilerin anadilleri olan Süryanice yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldı. Yüzlerce yerleşim yeri adı Süryanice’den Türkçe’ye çevrildi, yayın organları kapatıldı ve mallarına-mülklerine el konuldu.    Süryani halkının hakları çiğneniyor   Bugün halen Süryani halkının hakları çiğneniyor, örneğin okul ve ibadethane açma taleplerine izin verilmiyor, şahıs ve vakıf mülklerine sistemli bir şekilde el konuluyor. Yıllar sonra boşaltılan köylerine geri dönen Süryaniler ölümle, kaybedilmeyle karşı karşıya bırakılıyor. Süryani halkının beklentisi özür ve yüzleşmedir ve bu beklentinin karşılanması, eşit yurttaşlık temelinde birlikte yaşamak için atılacak önemli bir adım olacaktır.”