Söke Kadın Platformu ayrımcılığa karşı dayanışmayı örüyor 2022-06-25 09:02:08     Safiye Alagaş    AYDIN - Kadınların örgütlenme ihtiyacından doğan Söke Kadın Platformu kurucularından Tazegül Türkmen Kamiloğlu, belediyenin imkanlarını kadınlar için kullanacaklarını söyleyerek, istihdam, sığınma evleri gibi alanlar yaratacaklarını belirtti.    Kadına yönelik şiddetle mücadele etmek amacıyla 31 Mayıs’ta kurulan Söke Kadın Platformu, kuruluşlarına dair 8 Haziran’da yazılı bir açıklama yaparak, 1 Haziran itibariyle kurulduklarını ilan etmişti. Kadına yönelik şiddete karşı örgütlü mücadeleyi büyütmeyi, kadınların bir çatı altında bir araya gelmesini, kentte ve ilçede şiddete, tacize, tecavüze, hak ihlallerine maruz bırakılan kadınların seslerini duyurabilecekleri bir alan olmayı da amaçlayarak kurulan platform, yerelde kadın örgütlenmesini sağlamayı amaçlıyor.   Platformun kuruluş aşamasında yer alanlardan Tazegül Türkmen Kamiloğlu, platformun kuruluş amacını, örgütlenme şeklini, kadınlara nasıl ulaştıklarını anlattı.    ‘Özgün bir kadın yapılanmasına ihtiyaç duyduk’   Milliyet, din, sınıf gibi ayrımcılıkların yerelde de yaşandığını kaydeden Tazegül, “Öncelikle ortak çözümler üretmenin deneyimlerini yaşamak istiyoruz. Bunu yapabilirsek devletin her türlü üniformalı şiddeti de dâhil her tür şiddete birlikte yan yana durabiliriz. Batıdaki arkadaş kendine yönelik eşin şiddetini görebiliyor bunun dışındaki şiddetleri göremiyorsa bu şiddetleri görebilmenin yolu barış içinde bir arada ortak akılla yaşamanın yoluna bakacağız. Kadın sorunlarının ortaya konmasında ve çözümünde sorunlar vardı. Platform fikri çok büyük ilgi gördü. Söke’de sendika ve siyasi partilerin kadın komisyonları var ama özgün değil. Söke’de yaşanan birçok kadın sorununda herkes kendi yerinden baktı ve sorunu kendi kadın arkadaşlarıyla çözmeye çalıştı. Ama genel kadın sorunlarına karşı eksik kalındı. Yerel yönetimlerde de eksiklikler oldu. Kadın meclislerinin belediye denetiminde olmasından dolayı bağımsız çözümler üretmediğini görüyoruz” diye ifade etti.   ‘Üniformalı şiddet’   Platformda dönem sözcülüğü sisteminin hayata geçirileceğini ve tespit edilen sorunların platform çatısı altında tartışılacağını, yerelden çözüm üretileceğini belirtti. Tazegül, “Kadınlar şiddete maruz kaldıklarında nereye nasıl başvuracaklarını tam olarak bilmiyorlar. Çok önemli eksiklerimiz var ama yapabileceklerimiz de var. Yerel yönetimlerle başlayacağız. Sokakların aydınlatılmasından, minibüslerin sokaklara taşınmasından şiddet gören arkadaşlarımızın avukatlara ulaşabileceği bir sistemi kurmak istiyoruz” dedi.   Kadın katliamlarının erkek ideolojisi ve devlet aklıyla ilgisi olduğuna değinen Tazegül, kadınların bu akla ve ideolojiye karşı beraber yol yürümesinin ve dayanışmasının önemli olduğunun altını çizdi. Tazegül “Söke’de Kürtler Romanlar var onlarla birlikte ‘barış içinde nasıl yaşarız’ı tartışıyoruz. Ortak sorunlarımız üzerinden barışı kurmak istiyoruz. Şehir merkezi dışında oturan Kürt ve Alevi arkadaşların ciddi sorunları olduğunu biliyoruz. Öncelikle kadın dayanışmasının ve kadınların yan yana gelmesinin önemini anlatıp yaşayıp ortak çözümler üretmenin deneyimlerini yaşamak istiyoruz. Eğer bunu yapabilirsek devletin her türlü (üniformalı şiddeti de dâhil) şiddetine karşı birlikte yan yana durabiliriz” sözlerine yer verdi.    ‘Düşmanlaştırma politikaları’   Tazegül, Söke’nin kozmopolit bir yer olduğunu ve insanların birbirine karşı düşmanlaştırıldığını belirterek, “Önceki etkinliklerde ‘o kadın katılırsa ben katılmam’ dendiği süreçlerden geldik. Kadın bilinci edindirmek istiyoruz. Bunu edindirmenin yolu aynı mekanı kullanırken problemlerimizin aynı olduğunu görebilmekten geçiyor. Fevzi Paşa Mahallesi’nde oturan Kürt kimliği taşıyan bir kadın arkadaşım çocuğunu sırtına alıp okula götürmek zorunda kalıyorsa, otobüs geçmiyorsa, bunu ve buna benzer birçok sorunu konuşacağız. Romen kadınların yerlerinden edinmemesi, el emeklerine sahip çıkmamız gerekiyor. O insanlar için, yerinden edilmeden kendi yaşam biçimleri ve varlıklarını koruyarak daha iyi bir yaşam nasıl sağlanabilir bunları tartışıyoruz” ifadelerini kullandı.    ‘Belediyenin imkanları kadınlar için kullanılacak’   Belediyeye ait mekanlardan birini kadınların bir araya gelebileceği, beraber zaman geçirebileceği, tartışmalar yürütebileceği bir mekan oluşturacaklarını aktaran Tezagül, “İkinci olarak toplumsal cinsiyete dayalı iş bölümü sorgulanmadan kadının özgürleşmesinin birey olmasının mümkün olamayacağını düşünüyorum. Belediyelerde işe alımlarda eşit sayıda alınmasını, oradaki kadınların sorunlarına çözüm bulunması için uğraşacağız. Kreş sorunu var. Belediyenin imkanlarını bu anlamda kadınlar için kullanacağız. Hayatın bu kadar pahalı olduğu, açlık sınırının arttığı, işsizliğin arttığı bir dönemde, erkek şiddetinin her yerden sarmaladığı bir dönemde kadın sığınma evleri, istihdam alanları gibi yerlerin açılması için çabalayacağız. Sokaklarımızda aydınlatma yok. Yaşlı ve çocuk bakımı hala kadınların işi gibi görülüyor. Yaşlı çocuk engelli bakımı kadınların üzerinde. Bu konuda yerel yönetimlerin sorumluluğu var. Hem toplumsal iş bölümünü sorgulatacağız hem de bu işin kamulaştırılmasını sağlamak istiyoruz. Her kimse onların da görevlerinin yerine getirilmesini teşvik etmek, takip etmek, seçim süreçlerinde taraf olmak istiyoruz. Meclise bir de cinsiyet eşitliği bildirgesi sunacağız” diye ekledi.    JINNEWS’ten not: 16 Haziran'da tutuklanan müdürümüz Safiye Alagaş serbest bırakılıncaya kadar, yaptığımız haberlerde imzasını kullanmaya devam edeceğiz.