Kadıköy’de gözaltına alınan 75 kadın İHD'ye başvurdu 2022-09-09 12:45:04     İSTANBUL - 1 Eylül’de Kadıköy’de açıklama yapmak istedikleri için polis şiddeti ve işkencesiyle gözaltına alınan 75 kadın İHD’ye başvuruda bulundu. Asla baş eğmeyeceklerinin mesajını veren kadınlar, “Hep olduğu gibi bundan sonra da örgütlü gücümüzle mücadele etmeye devam edeceğiz. Kadınlara baş eğdirmediler. Mutlaka hesabı sorulacak” sözleriyle seslendi.   1 Eylül Dünya Barış Günü'nde, Kadıköy’de polis tarafından tacize maruz kalan, darp edilen ve ters kelepçe ile gözaltına alınan 75 kadın, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Kadınlar, suç duyurusunda bulunulması amacıyla derneğe başvuruda bulundu. “Gözaltı ve işkence ile kadın iradesini teslim alamazsınız!” pankartının açıldığı açıklamaya, HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı İlknur Birol, Kadın Zamanı Derneği Başkanı Dilek Başalan, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) üyeleri ve çok sayıda kadın katıldı.   Kadınlara ‘özel’ politikalar   Açıklamada ilk olarak söz alan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı İlknur Birol, 1 Eylül günü ağırlığı kadınlardan oluşan 75 gözaltıdan oluşan polis saldırısı ve gözaltıları anlattı. İlknur, yaşanan polis saldırısını şu sözlerle özetledi: “Her bir aşaması suç olan, işkence darp ve kötü muamele şikayetlerimizi İHD’ye yapmak ve ilgili kolluk görevlilerinin bu muameleler nedeniyle soruşturulması ve yargılanmasını, yargıya iletmek ve ilan etmek için bir aradayız. Uzun bir süredir benzer uygulamalarla gözaltı sisteminin ne anlama geldiğini ifade etmek istiyoruz. Kadınlar Kadıköy İskelesi’nde açıklama yapmak için gittiklerinde İstanbul Emniyeti’ne bağlı kolluk kuvvetlerinin her aşaması suç olan saldırıda çok sayıda kadın arkadaşımız darp edilerek, ters kelepçe uygulanarak gözaltına alındı.”   Uzun zamandır bu kadar yüksek gözaltı sayısının olmadığına değinen İlknur, “Emniyetin en basit temel hak ve özgürlüklerini kullanmak isteyenlere şiddet ve suç oluşturan uygulamalarının tesadüf olmadığını, kadınlara uygulanan politikanın da çok özel olduğunu vurgulamak lazım” dedi.   Sindirme ve korkutma   Kadınların güçlü adımlar attığı her yerde bu saldırılarla karşılaştıklarının altını çizen İlknur, “Kadınlara yönelik özel bir muamele ve özel bir saldırı tekniğinin geliştirildiğini de biliyoruz. Darp etmek, ters kelepçeyle gözaltına almak, hakaret etmek, hatta gözaltına aldığı kadınlarla temasının cinsel suç olduğu biçimlere vardık. 1 Eylül’de de aynısı oldu. Bunun bir sindirme, korkutma, sadece acı vermenin ötesinde izleyenlere de bir sindirme ve korkutma hissi uyandırmak istenmesi de mutlaka altının çizilmesi gereken bir konu” şeklinde konuştu.   ‘Örgütlü mücadelemizle bertaraf edeceğiz’   Polislerin bu uygulamalarıyla hak ve özgürlük talebinde bulunan başta kadınlar olmak üzere tüm topluma da bir mesaj verdiğini kaydeden İlknur, “Bilekleri şişen, kan toplayan, üstü başı yırtılmış, yumruklarla darp edilmiş, hatta tırnaklarla tenlerin çizildiği, saçların çekildiği, ısırmanın olduğu saldırı biçimleri mevcut” sözleriyle yaşanan şiddet ve işkenceyi anlattı. Hukuk yoluyla suç duyurusunda bulunacaklarını ifade eden İlknur, “İlk kez tanık olduğumuz bir şey değil bu. 2022’de bu halin daha da azgınlaşan, hukuka ve yasaya uyma zorunluluğunu kendinde hissetmeyen bu tutumu kadınların örgütlü gücü ve mücadelesiyle bertaraf edileceğine inanıyoruz” dedi.   ‘Haklı bir mücadelemiz vardı’   Daha sonra söz alan Kadın Zamanı Derneği Başkanı Dilek Başalan da, kadınlara karşı artan sistematik bir saldırı olduğunu söyleyerek konuşmasına başladı. Dilek, “Neden barış gününde kadın kortejine saldırıldı? Çünkü bir barış inşası olacaksa bu hakikatin öncüsü kadınlardır. O gün bir araya gelen kadınların tek gayesi savaşların bitmesi ve toplumsal barışın getirilmesiydi. 8 Martlarda, 25 Kasımlarda açılan davalar, barış gününde ters kelepçe yapılması AKP-MHP iktidarının bize bir mesajıydı. Tıpkı Semra Güzel’e yapılan baş eğdirme oyunu gibiydi” şeklinde konuştu. Hastanede de şiddete maruz kaldıklarını paylaşan Dilek, “Sabah 5’e kadar türlü türlü hakarete maruz kaldık. Ama bizim duruşumuz ve inadımızla haklı bir mücadelemiz vardı” ifadelerini kullandı.   Kadınlara baş eğdirmediler!   Ne kadar gözaltına alınsalar da kadınların diğer gün tekrar sokakta olacaklarının mesajını veren Dilek, “Bütün kadın kurumlarıyla beraber buna maruz kaldık. Ama hep olduğu gibi bundan sonra da mücadele etmeye devam edeceğiz. Kadınlara baş eğdirmediler. Bitmeyecek, yine bize saldıracaklar ama biz yine yan yana olacak, birbirimize nasıl kenetlendiysek, ters kelepçelenmemek, gözaltına alınmamak için yine kenetleneceğiz” diye belirtti.   ‘Mutlaka hesabını soracağız’   İşkencenin bir devlet zihniyeti olarak sürmekte olduğuna dikkat çeken Halkevleri üyesi Zeynep Çelik de, özellikle seçim gölgesinde yapılan saldırıların daha da arttığını söyledi. Zeynep, “Bugün öteki olarak adlandırdıkları Suriyelilerden LGBTI+’lara, düşman zihniyetini arttırdıkları bir süreçteyiz. Bu saldırılar tesadüf değil, İstanbul Sözleşmesi’nin geri çekilmesinden beridir her sokağa çıktığımızda bu şiddete maruz kaldık. Ama kadınlar güçlü ve sokakları terk etmedi. Özellikle son bir yıldır tacizci İstanbul Güvenlik Şube Müdürü Hanifi Zengin tüm eylemlerde sistematik olarak taciz ve her türlü yöntemi kullanıyor. Buna dair suç duyurularında bulunduk, yeterli olmasa da soruşturma başlatıldı.  Bunlar kritik. Her müdahalede mutlaka başvurularımızı yapalım. Bu düzenin yargılanacağı bir memleket yarattığımızda bu dosyaların hepsi onlar için veri oluşturacak. Mutlaka bunlardan hesabını soracağız. Sokakta yan yana olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.   ‘Saltanatlarının son çeyreğindeler’   Ardından konuşma yapan HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, “Bu sistemin kadınlara yönelik nasıl acımasız bir şiddet uyguladığını hepimiz yaşıyoruz. Fakat Dünya Barış Günü’nde bile kadınlara saldıran bir zihniyetle karşı karşıyayız” dedi. Polis şiddetine uğrayan herkesin suç duyurusunda bulunması gerektiğine vurgu yapan Hüda, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Karşımdaki yapıyı gerçekten siyasi bir yapı olarak göremiyorum. Kendinden olmayanları ötekileştiren, şiddet uygulayan bağnaz bir yapı bile diyemiyorum. Karşımızda bir suç örgütü var. Özellikle de kadınları hedef alan özel görevlileri var. Zihniyetleri gereği gerçek bir kadın düşmanlığı ortaya koyuyorlar. Dolayısıyla bugün gerçekleşecek olan suç duyuruları çok önemli. Bugünün yarını var, kendi saltanatlarının artık son çeyreğindeler. Bunu biz de kendileri de gayet iyi biliyor. Her tür yasa dışı uygulamaları kayda geçmeli, bütün bu suçların hesabı mutlaka sorulmalı.”   Direnmeye devam   Konuşmaların ardından yeniden söz alan İlknur, “Ağa babaları kadınlara boyun eğdiremedi, bunlar da eğdiremeyecek. Direnmeye devam edeceğiz” diye ekledi.    Kadınların başvuru formunu doldurarak suç duyurunda bulunmasının ardından açıklama sona erdi.