HDP’den Marmaris’te halk buluşması: Çözüm Biziz 2022-09-19 19:02:26     MUĞLA - HDP’nin  “Çözüm Biziz” kampanyası kapsamında Marmaris’te düzenlediği halk buluşmasında,  “Biz Türkiye’nin demokratikleşmesini istiyoruz. Bunun için de en başat mesele Kürt meselesidir. Kürtler ve doğaları katledilerek, dilleri yasaklanarak bu mesele çözülemez. Kürt meselesi sadece Kürdistan coğrafyasının değil Türkiye’nin sorunudur” denildi.    Halkların Demokratik Partisi (HDP),  “Çözüm Biziz”  kampanyası kapsamında HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş’ın da katılımıyla Muğla’nın Marmaris ilçesinde esnaf ziyareti ve halk buluşması gerçekleştirdi. Armutalan Mahallesi’nde esnaf ziyareti gerçekleştirdi.  Heyet daha sonra halk buluşmasının yapılacağı Armutalan Kültür Merkezi’ne geçti. “Deniz Poyraz ölümsüzdür”, “Hasta mahpuslara özgürlük”, “Çözüm Biz’de. Savaşlara ve sömürüye hayır” pankartlarının yapıldığı salona, HDP il ve ilçe eşbaşkanlarının, HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Beyza Üstün, HDP PM üyeleri, Marmaris Kent Konseyi, Marmaris Ekoloji Komitesi, Türkiye İşçi Partisi Marmaris ilçe temsilcisi ve çok sayıda yurttaş katıldı.    ‘Bu sistemi değiştireceğiz’   Buluşmada ilk olarak söz alan HDP Marmaris İlçe Eş Başkanı Güven Göknar, ”Marmaris’in geçim kaynağı olan turizmin zarar gördüğünü, Marmaris’te orman yangınları devam ederken, Sinpaş’a ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verildi ve doğa talanı dört bir yandan başladı. Muğla’nın doğasına karşı öyle bir talan başladı ki bütün zamanımız talana karşı durmakla geçti. Ancak artık kimse yağmayı, talanı istediği gibi yapamayacak. Şırnak’ta, Kaz Dağları’nda ve Marmaris’te bu katliamcılara geçit vermeyeceğiz. Yoksuldan alıp zengine veren bu sistemi değiştireceğiz” diye konuştu.    ‘Seçim yaklaştıkça saldırılar artacak’   Ardından konuşan HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise Türkiye’nin halklarının ekonomik, toplumsal ve sosyal alanda tüm kazanımlarını kaydeden bir atmosferden geçildiğini kaydetti. Bu tablonun AKP-MHP iktidarının planlı savaş politikalarından kaynaklandığını vurgulayan Meral, “Savaş politikası devam ediyorsa, dış siyasete yön veren Kürt düşmanlığıysa bu anti demokratik tek adam rejiminin tercihidir. Kendisinden olmayana düşmanca dil kullanma bu siyasetin temel mottosu haline geldi. Seçim yaklaştıksa bu dil ve saldırılar artacak” diye belirtti.    ‘Totaliter sistemden kurtulabiliriz’   “Türkiye tarihinde DEP saldırısı da dahil bu kadar pervasızlık olmamıştı” diyen Meral, eskiden yargının tarafsızlığı tartışılırken şimdi varlığının tartışıldığını söyledi. Yargının iktidarın elinde silah olduğunu aktaran Meral, “Ancak bu totaliter sistemden kurtulabiliriz. Burada birbirimize ihtiyacımız var. Yüzde yüz aynı şeyi düşünmüyor olabiliriz ama birlikte hareket edebilirsek bunu başarabiliriz. Emek ve Özgürlük İttifakı’nı bunun için kurduk. Biz bununla da sınırlı kalmayacağız ve en geniş ittifakı kuracağız. Düşmanlaştırma politikalarına rağmen toplumun gerçekleri daha net gördüğünün farkındayız. Bu ittifakımızı da güçlendirecektir” dedi.    Kürt sorunu   Seçimlerin sadece iktidarın yeni sahibini belirlemeyeceğini dile getiren Meral, “Seçimlerde erkek egemen zihniyetin devam mı edecek? Yoksa kadınların eşit ve özgür koşullarda yaşayabileceği bir sistem mi kurulacak. Bu seçimde hukuk mu hukuksuzluk mu, doğa mı doğa katliamı mı seçimi olacak. Yüz yılın en önemli seçimlerinden birisini gerçekleştiriyoruz. Biz Türkiye’nin demokratikleşmesini istiyoruz. Bunun için de en başat mesele Kürt meselesidir. Kürtler ve doğaları katledilerek, dilleri yasaklanarak bu mesele çözülemez. Kürt meselesi sadece Kürdistan coğrafyasının değil Türkiye’nin sorunudur. Bugün en büyük Kürt şehirleri İzmir, İstanbul’dur. Ancak bu meselede birbirlerinin yörüngesinden çıkmayan muhalefet partileri var. İktidar öyle bir dil kuruyor ki muhalefeti hizaya diziyor” ifadelerini kullandı.    ‘Değiştireceğiz’   HDP’nin belirlediği ilkeler doğrultusunda şeffaf diyaloglar kurmadığı hiçbir partiye destek vermeyeceğini dile getiren Meral, “Seçimi kaybetmenin sorumluluğunu da kimse bize yükleyemez. Bu konuda diğerlerinin ne yaptığına bakalım. Kurtuluşun birlikten geçtiğine inanıyor ve mücadelesini yürütüyoruz. Demokrasinin sadece sandıkla geleceğine de inanmıyoruz. Demokrasiyi getirmek bir mücadeleyi, sokağı gerektirir. Özgürlükleri de ancak toplumsal mücadele verenler getirebilir. Korkanlar, kaygılananlar değil. Bizde kesinlikle başaracağımıza inanıyoruz. Bize vurulan hiç bir darbe bizi zayıflatmadı. Onlar korkutmaya çalıştıkça toplumun mücadele azmi büyüyor” diye konuştu.    Buluşma, soru-cevap bölümüyle devam etti.