Adıyaman’da Mahsa Amini için açıklama: Aktif direnme hakkı kullanılıyor 2022-09-30 16:33:25     ADIYAMAN - İran’da “ahlak polisi” tarafından katledilen Jina Mahsa Amini için İHD Adıyaman Şubesi ve Adıyaman Barosu yaptığı açıklamada, İran ve Rojhilat’ta aktif direnme hakkının kullanıldığını belirterek, protestoları haberleştiren gazetecilerin gözaltına alınmasını kınadı.   İnsan Hakları Derneği (İHD) Adıyaman Şubesi ve Adıyaman Barosu İran'ın başkenti Tahran’da başörtüsünü “usule uygun” takmadığı gerekçesiyle “Ahlak Polisi” tarafından katledilen Jina Mahsa Amini için Adıyaman Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.   Jina Mahsa Amini’nin fotoğrafı ve “Kadını ötekileştiren tüm baskıcı rejimlere hayır” yazılı pankartın açıldığı açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adıyaman il ve ilçe örgütleri, Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) ve çok sayıda avukat katıldı.   Basın metnini kitle adına Adıyaman Barosu Kadın Komisyonu Üyesi Av. Dilara Tunç Şenses okudu.   ‘Jina, kafa kırılmasından kaynaklı komaya girdi’   Jina’nın “ahlak polisi” tarafından katledilmesini hatırlatan Dilara, Jina’nın katledilmesinin ülke ve dünya gündemine oturmasından sonra paylaşılan tıbbi kayıtlara dikkat çekti. Dilara, “Mahsa’nın tomografi taramasında kafatasının kırılmasından kaynaklı aldığı ağır darbenin ardından komaya girdiği belirtilmiştir. Otoriter rejimin ağır baskısına maruz kalan çok sayıda İranlı yurttaşın, işkence ile yaşam hakkının sonlandırılması hadisesi karşısında protestolar ile başlayan gösteri ve yürüyüşe kolluk güçlerince şiddet ile karşılık verilmiştir. Süreçle alakalı, Norveç’in başkenti Oslo merkezli İran İnsan Hakları (IHR), protestolar sırasında en az 50 kişinin öldürüldüğünü bildirmiştir. Ülkenin bazı yerleşim yerlerinde devam eden protestolarda polislerin eylemcileri doğrudan hedef aldığı videolar sosyal medyada yayınlanmıştır” dedi.   ‘Aktif direnme hakkı kullanılıyor’   Jina’nın katledilmesi sonrasında İran ve Rojhilat’ta gerçekleşen protesto eylemlerini haberleştiren gazetecilerin tutuklandığını hatırlatan Dilara, “Yaşam hakkı ihlallerinin yanı sıra vatandaşların bilgiye erişim ve haber alma hakkı da engellenmektedir. Ülkede sosyal medya ağları ve mesajlaşma uygulamaları askıya alınmış, internet kullanımı kısıtlanmıştır. İran’da otoriter siyasi iktidarlar tarafından yönetilen ülkelerde hak ve özgürlüklere dayalı politikalar uygulanmamakta ve ağır ihlaller yaşanmaktadır. Son günlerde yayılan demokratik gösteri ve yürüyüşlerde görüldüğü üzere yurttaşlar, insan hakları ve değerlerini korumak için etkili bir şekilde mücadele etmektedirler. Politikaların insan hakları değerlerini yok saydığını gören halkın, kadınlar başta olmak üzere mücadele ettiğine, zulüm ve baskıya karşı ise aktif direnme hakkını kullandığına tanıklık etmekteyiz” diye konuştu.   ‘Yurttaşlar kötü muamele ile karşılaşmaktadırlar’   Dilara, İran’da yaşananlara bakıldığında kadınların nesne olarak görüldüğünü ifade ederek, şunları söyledi: “Yaşanmakta olan bu süreçte, her koşulda korunması gereken yaşam hakkı doğrudan hedef alınmakta, halkın haber alma hakkı engellenmekte; baskılara karşı sokaklara çıkan yurttaşların evrensel hak talepleri ile toplantı, gösteri ve barışçıl protesto hakkı rejimin polis şiddetiyle sert ve şiddetli bir biçimde bastırılmaya çalışılmaktadır. Halkın meşru taleplerine karşı devlet ve hükümetlerin problemleri çözebilmeleri için yegâne demokratik ve akılcı yöntem, diyalog yolu ile yurttaşların meşru taleplerinin dikkate alınmasıdır. Bunun neticesinde, gösterilerde kolluk güçleri tarafından plastik mermi, ateşli silahlar kullanarak aşırı-ölçüsüz-orantısız güç ve şiddete başvurulmakta, devreye sokulan kolluk şiddeti ile yurttaşların yaşam hakkı ihlal edilmekte ve yurttaşlar çoğu zaman işkence ve kötü muamele ile karşılaşmaktadırlar.”   ‘Kolluğun şiddetini kınıyoruz’   Halkın itirazlarını yükseltebilmesi için gösteri, yürüyüş ve eylemlerin meşru haklar olduğunun altını çizen Dilara, “Buna karşın rejimin kolluk şiddetini kınadığımızı belirterek, rejimin; etnik, inanç, cinsiyet temelli ayrımcı politikalarına son vermesi, hak ve özgürlükler ile insan hakları değerlerini esas alacak biçimde sosyal, hukuksal ve politik alanlarda eşitlikçi değişiklik ve düzenlemelere gitmesi gerektiğinin elzem olduğunu ifade ediyoruz” ifadelerini kullandı.