TTB: Şebnem Korur Fincancı onurumuzdur 2022-10-26 13:45:13   ANKARA - Bugün sabah saatlerinde gözaltına alınan Merkez Konsey Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı'ya ilişkin açıklama yapan TTB, "Bu gözaltının da soruşturmanın da hukuki zemini yoktur, zira Dr. Fincancı'nın ifade ettiği hiçbir şey suç unsuru değildir" dedi.    Türkiye’nin Güney Kürdistan’da kimyasal silah kullanımına ilişkin açıklamaları gerekçe yapılarak hedef gösterilen ve hakkında başlatılan soruşturma kapsamında bu sabah gözaltına alınarak Ankara’ya götürülen Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı için TTB’de sivil toplum örgütlerinin katılımıyla basın toplantısı düzenlendi. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Ankara Tabip Odası (ATO), İnsan Hakları Derneği (İHD), İnsan Hakları Ortak Platformu, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Mülkiyeliler Birliği’nin (MM) katıldığı toplantıda ortak basın açıklamasını TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut okudu.    'Şebnem' in ifadeleri suç unsuru değildir'   Açıklamada açılan soruşturmanın hukuki zemininin olmadığı belirtilerek, Şebnem'in ifade ettiği hiçbir şeyin suç unsuru olmadığı kaydedildi. Metni okuyan Vedat, karalama kampanyası yürütüldüğünü ifade ederek, “21 Ekim 2022 tarihinde TTB Hukuk Bürosu tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüşme yapılmış, savcılığa medyadan soruşturma başlatıldığının öğrenildiği belirtilerek, talep halinde Dr. Şebnem'in uygun bir zamanda ifade için gelebileceği bildirilmiştir. Bunun üzerine savcılık tarafından ifade için uygun bir vakitte davet edileceği bildirilmiş olmasına rağmen başsavcılık, Dr. Şebnem Korur Fincancı'nın gözaltına alınması sürecini başlatmıştır ve dahası bu süreci bir karalama kampanyasına dönüştürmüştür” dedi.   İktidarın yargıya müdahalesi    İktidar çevrelerinin yargıya müdahale niteliğindeki açıklamalarının ardından gelen gözaltı kararının tüm emek meslek örgütlerine yönelik olduğunu kaydeden Vedat, “Bu çevrelerin uzun zamandır TTB'ye ve tüm emek-meslek örgütlerine yönelik artırdığı baskının son aşamasını oluşturmuştur. Nitekim iktidar, Meslek Örgütleri Yasası'nda bir değişiklik için kamuoyunda yaratılan bu gündemi kullanacağını da açıklamalarıyla itiraf etmiştir" şeklinde konuştu.   'TRT'nin görüntüleri sunuş biçimini kınıyoruz'   Vedat, açıklamanın devamında şunları kaydetti: “Gözden kaçmayan bir diğer husus, gözaltı işlemi sırasında kamu yayıncılığı yapması ve haberlerini buna göre oluşturması gereken TRT'nin, hocamızın evinde bulunan baba/dede yadigârı koleksiyon parçalarını yayımlama biçimidir. İlgili haber, kriminal unsur üretmek için kolluğun düştüğü çaresizliği hepimize göstermiştir. Görüntülerin sunuluş biçimini açıkça kınıyoruz. TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Şebnem'in uğradığı siyasi linç1i ve maruz kaldığı hukuksuz uygulamaları tüm emek ve meslek örgütleri olarak kabul etmediğimizi bir kez daha belirtiyoruz. Dr. Şebnem'in, ifadesinin alınıp derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Müstebit iktidarın uygulamalarına karşı, emeği, demokrasiyi, barışı, bilimin bağımsızlığını, bilim insanlarının ifade özgürlüğünü ve bunlarla yakından ilişkili halk sağlığını koruma mücadelesini Dr. Şebnem Korur Fincancı'ya ve TTB'ye sahip çıkarak sürdüreceğiz. Dr. Şebnem yalnız değildir, onurumuzdur.”   'Emek ve barış demekten vazgeçmeyeceğiz'   Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Şükran Kablan, yargının siyasi iktidarın vesayeti altına girdiğine vurgu yaparak, bu sabah yeni bir hukuksuzluğa daha gözlerini açtıklarını söyledi. Şükran, bu saldırının sadece TTB'ye yönelik olmadığını tüm emek ve özgürlük için mücadele eden emekçilere karşı yapıldığını belirterek, AKP iktidarının seçime giderken emek ve özgürlük için çabalayan emekçilere korku ve gözdağı vermek için yapıldığına dikkat çekti. Şükran, Şebnem'in bir suçlu gibi gözaltına alınmasını ve kriminalize edilmesine de tepki göstererek, "Şebnem, bu ülkenin yüz akı, onuru ve geleceğidir. Bu ülkenin onurlu geleceği için emek demekten, barış demekten vazgeçmeyeceğiz" dedi.