Van’da gözaltı ve işkenceye karşı mücadele çağrısı 2022-10-26 16:53:00     VAN - Van Demokrasi Platformu, avukat, akademisyen ve gazetecilere yönelik gözaltıları, yaptığı açıklamayla protesto ederken, mücadeleyi büyütme çağrısını yineledi.    Van Demokrasi Platformu da, akademisyen, gazeteci ve avukatlara yönelik gözaltı operasyonlarını, yaptığı açıklamayla protesto etti. Sanat Sokağı Ova İş Merkezi önünde yapılan açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), İnsan ve Özgürlükler Partisi (PİA), Tevgera Jinên Azad (TJA), Van Kadın Platformu, Tutuklu ve Hükümlülerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER), Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Kültür Derneği (MEBYA-DER), Van Barosu, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), Barış Anneleri Meclisi, Aryen Kültür Sanat, ŞanoWan, Dil Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ARSİSA), Van-Hakkari Tabipler Odası, Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) Van İl Kordinasyon Kurulu (İKK), Kamu Emekçileri Sendikası(KESK) Van Kadın Meclisi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) Van Temsilciliği, Diş Hekimleri Odası,  Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu(MKGP),  JINNEWS ve Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri ve çok sayıda gazetecinin yanı sıra birçok kişi katıldı.    Platform adına açıklamayı yapan ÖHD Eşbaşkanı Ebru Demirtepe, sözlerine İzmir Barosu’nun 22 Ekim günü gerçekleştirdiği Olağan Genel Kurul’da ÖHD İzmir Şubesi adına konuşan Avukat Aryen Turan’ın konuşması boyunca bir grup tarafından hakarete maruz kaldığını söyledi. Avukatın tehdit edilmiş, konuşması kesilmeye çalışılmış ve konuşmasında attığı Kürtçe “Jin jiyan azadi” sloganı sonrasında aynı grup ayağa kalkarak fiziki saldırıya yeltendiğini  kaydeden Ebru, şöyle konuştu: “Genel Kurul salonunda başlatılan ırkçı ve kadın düşmanı saldırı kendini milliyetçi olarak tanımlayan bir kesim tarafından sosyal medya üzerinden tehdit, karalama ve lince dönüştürülmüş. Aryen hakkında soruşturma başlatıldığı da yargı mercilerince değil Anadolu Ajansı tarafından sosyal medyada paylaşılmıştır.”   ‘Baskı sistemleri tarihin karanlık dehlizlerine gömülmeye mahkumdur’    Ebru, devamında, “ ‘Jin jiyan azadî’ sloganı Kürt kadınların özgürlük mücadelesiyle yaratılmış, bugün ise sınırları aşmış, ekolojik yaşamı savunanların, anti-faşist, anti kapitalistlerin, sömürgeciliğe karşı direnenlerin, 21. yüzyılı kadın devrimlerinin yüzyılı yapmak isteyenlerin sloganı olmuştur. Jîna Emînî’nin katledilmesiyle tüm dünya kadınları tarafından haykırılan “Jin jiyan azadî“ sloganına tahammül edemeyen bu zihniyetin baskıcı İran molla rejiminden farkı yoktur ve tarihin karanlık dehlizlerine gömülmeye mahkumdur” dedi.    ‘Basın faaliyetleri suç değildir’    Dün gözaltına alınan JINNEWS ve Mezopotamya Ajansı muhabirlerine de değinen Ebru, şu ifadeleri kullandı: “Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün gözaltılara dair basına servis ettiği görüntülerden 3 gazetecinin insanlık onuru ile bağdaşmayan ters kelepçe uygulamasına ve hakarete maruz bırakıldığı, başları eğilerek, orantısız güç kullanıldığı anlaşılmaktadır. TBMM’den geçirilen sansür yasasından güç alınarak basın emekçilerinin gazetecilik faaliyetleri gerekçe gösterilerek, ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk edici içerikte haber yaptıkları’ iddiası ile gerçekleştirilen soruşturmada, gazetecilerin haber yapma hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü, işkence ve kötü muamele yasağı, halkın ise bilgi edinme, haber alma hakkı açıkça ihlal edilmiştir. Hatırlatmak gerekir ki gazetecilik faaliyetleri suç değildir ve yargılama konusu yapılamaz. Bu nedenle özgür basın emekçilerinin derhal serbest bırakılması gerekmektedir.”    ‘Saldırı insan hakları savunucularına yöneliktir’    Adli Tıp Uzmanı ve Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın hedef gösterilmesi ardından gözaltına alınmasına tepki gösteren Ebru, “Kimyasal silah kullanımına ilişkin Medya Haber’e yaptığı değerlendirmeler nedeniyle hedef gösterilerek, edilmiş ve çağrılması halinde uygun bir zamanda ifadeye gidebileceğini bildirmesine rağmen bugün hukuka aykırı bir şekilde gözaltına alınmıştır. Şebnem Hoca ömrünü halk sağlığını korumaya adamış bir bilim insanı ve hak savunucusudur. Şebnem Hoca bu toplumun yüz akıdır. Kendisine yapılanlar düşünce ve ifade özgürlüğünün ağır bir ihlali ve insan hakları savunucularına yönelik bir saldırıdır. Yaptığı değerlendirmeler Uluslararası Sözleşme ve anayasa da güvence altına alınan düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında olup herhangi bir suç içermemektedir” dedi.    ‘Şebnem hoca derhal serbest bırakılmalıdır’    Hak ihlallerine karşı durmanın, ihlalleri dile getirmenin,  araştırılmasını talep etmenin, “temel bir hak” olduğunu vurgulayan Ebru, “Türkiye taraf olduğu ve Anayasanın 90. Maddesi ile iç hukukun parçası haline getirdiği uluslararası ve bölgesel insan hakları sözleşmeleri ve belgeleriyle korunan norm ve standartlar çerçevesinde hak savunucularının korunması konusunda da yükümlülük sahibidir. İnsan haklarını savundukları için hak savunucularının suçlanması, kriminalize edilmesi, hedef gösterilmesi, gözaltına alınması ve tutuklanması bir insan hakkı ihlalidir. O nedenle hak savunucuları hakkındaki soruşturma ve davaların ortadan kaldırılmasını, Şebnem hocanın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Bilinmelidir ki hak ihlallerine karşı mücadeleyi yükseltmeyi şiar edinmiş insan hakları savunucuları hiçbir koşulda yargı sopasıyla taciz eden bu zihniyetle mücadele etmekten geri durmayacaktır” şeklinde konuştu.    ‘Herkesi mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz’    Ebru son olarak, “Metinde imzası bulunan kurumlar olarak ÖHDli avukatların, TTB Merkez Konsey Başkanı Şebnem Hoca’nın, gözaltına alınan gazetecilerin yanında olduğumuzu bildiriyor, hak ihlallerine karşı hep birlikte mücadelemizi yükselteceğimizin sözünü veriyoruz. Herkesi bu mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” ifadelerine yer verdi.    Platform açıklamayı, “Jin jiyan azadi”, “Özgür basın susturulamaz” sloganları, alkış ve zılgıtlarla sonlandırdı.