HDP Kadın Meclisi: Şiddete, savaşa, yoksulluğa karşı isyandayız 2022-11-13 18:05:17     İZMİR - HDP Kadın Meclisi 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'ne ilişkin çalışmalarının startını Deniz Poyraz’ın katledildiği İzmir’den verdi. Yapılan açıklamada, “25 Kasım’da da şiddete, savaşa, yoksulluğa karşı isyandayız” denildi.   Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, 25 Kasın Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü çalışmalarının startını HDP’ye yönelik 17 Haziran 2021’de gerçekleştirilen saldırıda Deniz Poyraz’ın katledildiği İzmir’den verdi. “Şiddete savaşa yoksulluğa karşı isyandayız, Jin jiyan azadî” yazılı pankartın açıldığı açıklamada “Jin jiyan azadî”, “Bijî tekoşîna jinan”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz” sloganları atıldı. Açıklamaya HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran ile HDP’li milletvekilleri, İzmir Barış Anneleri İnisiyatifi aktivistleri ve çok sayıda kadın katıldı. Basın açıklamasının Kürtçesini HDP PM Üyesi Ayfer Demirel, Türkçesini ise HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran okudu.   ‘Bizler direnenleriz!’   Açıklamada Jîna Emînî, Aysel Doğan, Nagihan Akarsel, Şebnem Korur Fincancı, tutsak kadınlar selamlanırken, kadınların tüm dünyada kendilerine dayatılan sınırlara itiraz ederek erkek egemen sisteme karşı mücadele ettiği ifade edildi. Açıklamada, “Tahakkümcü erkek rejimlere, diktatörlere karşı en amansız mücadeleyi verenleriz. Haklarımıza ve kazanımlarımıza yönelik saldırılar karşısında direnenleriz. Kayyım siyasetine karşı eşbaşkanlık mor çizgimizdir diyenleriz. Baskı, gözaltı ve tutuklamalarla sindiremediğiniz bir mücadelenin devamcılarıyız. Fabrikalarda, atölyelerde her türlü emek sömürüsüne, işten çıkarmalara, tacize, baskıya karşı direnişi örgütleyenleriz. Tek bir saç telinden bir isyan, kalemimizden dökülen kelimelerden özgür yaşamı dokuyanlarız” denildi.   ‘İktidar kadın düşmanlığıyla ayakta kalmaya çalışıyor’   AKP-MHP ittifakının kadın kazanımlarına saldırarak kadın düşmanlığı üzerinden iktidarda kalmaya çalıştığı kaydedilen açıklamada, “Geçtiğimiz yıl Kasım ayından şimdiye kadar en az 335 kadın erkekler tarafından katledildi, en az 223 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. 2008’den bugüne katledilen kadın sayısı en az 4200. Katliam halini alan bu veriler iktidarın politikalarının sonucudur. İktidar erkek şiddetine karşı önlem alacağına İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlükten kaldırıyor, ‘İstanbul Sözleşmesi bizimdir’ diyen kadınlara soruşturma açıyor. Asıl soruşturulması gerekenler, hesap vermesi gerekenler kadınları korumayan yasalara imza atanlar, asıl soruşturulması gerekenler İstanbul Sözleşmesi’ni kaldıranlar, adalet saraylarında failleri cezasız bırakanlar, kadınları karakollardan şiddet ortamına geri gönderenler, çıkardıkları yasalarla şiddeti besleyenlerdir.  Kadınlar, sizi iktidardan gönderdiğinde suçlarınızı tek tek soruşturacak” vurgusu yapıldı.   ‘Siz yasal düzenlemeler yaparken biz isyanımızı büyütüyoruz’   İktidarın anayasa değişikliği ile baskıcı aile tanımını yasallığa kavuşturmak istediği dile getirilen açıklamada devamla şunlar belirtildi: “Bakanlıktan ‘kadın’ı çıkartıp ‘aile’ tanımlaması getiren iktidar, şimdi de bu kavramı yasal bir kılıfa büründürmek istiyor. Erkek egemen AKP iktidarının bahsettiği aile kadınlar için erkek şiddetidir, kadını erkeğe bağımlı hale getirmek, kamusal alandan uzaklaştırmak, daha çok bakım yüküyle ezmek demek, LGBTİ+ düşmanlığını daha fazla körüklemek demektir. İktidara şunu söylüyoruz: Kadınlar evlere hapsolmayacak. Alanlar bizim. Siz yasal düzenlemeler yaparken biz isyanımızı büyütüyoruz.   Savaşa değil kadına bütçe   Cumhurbaşkanlığının 2022 yılı ilk üç aylık örtülü harcamasıyla yüzbinlerce kadının erkeklerden bağımsızlaşarak asgari ihtiyaçlarını karşılayabileceği geliri sağlayacak koşullar oluşturulabilir. Kadınların barınmaya; şiddete maruz bırakıldığında gidebileceği mekanizmalara; eğitim ve yaşam giderlerini karşılayacak güvenceye; istihdam edilmeye; özel hijyen ürünlerine ve sağlık hizmetlerine ücretsiz ulaşmaya ihtiyacı var. Kadınlara dayatılan yoksulluğu kabul etmiyoruz; savaşa değil, kadınlara bütçe, diyoruz. Savaş bütçesi ile ayakta kalmaya çalışanlar şunu çok iyi bilsin ki; kadın bütçesini biz kadınlar oluşturacağız.   Şiddete, savaşa, yoksulluğa karşı isyandayız   İşkenceye sıfır tolerans diyenler cezaevlerinde her gün tabutların çıkmasına göz yumuyor. Savaş kadınlar için yoksulluk, cinsel şiddet, taciz ve tecavüze maruz kalmak demek, savaş kadınlar için emeğinin, bedeninin sömürülmesi demek. Savaş ve kaostan beslenenler iktidarlarını sürdürmeye çalışsalar da kadınların isyanına, kadınların direnişine, kadınların mücadelesine çarpıyor. Bu 25 Kasım’da da şiddete, savaşa, yoksulluğa karşı isyandayız.   Basın açıklaması zılgıtlarla sona erdi.