‘Ana dillere statü toplum için demokrasi’ talebi 2026-02-22 13:34:08   İSTANBUL- İstanbul’da Dünya Anadili Günü için yapılan basın açıklamasında, ana dilinde eğitim ve kamusal hizmetin önündeki engellerin kaldırılması talebi öne çıkarken ana dillere statü tanınması çağrısı yapıldı.   İstanbul Kürt Araştırmaları Derneği, Mezopotamya Kültür Merkezi (NÇM), Ma Music - Egîdê Cimo-Ma, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul Temsilciliği, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ortaklığı ile 21 Şubat Ana Dil gününde Kadıköy’ Boğa Heykeli’nde basın açıklaması gerçekleştirildi. “Navê me ji zimanê me hêza me ji çanda me tê” ve “Anadili için statü toplum için demokrasi” cümlesinin 6 dilde yazılı olduğu pankartın taşındığı basın açıklamada sık sık “Ziman rumet e hebûna me ye”, “ Bê ziman jiyan nabe”, “ Anadil haktır engellenemez”,  “Bijî berxwadana ziman” sloganları atıldı. Basın metnini Kurmancî Lehçesinde Elif Şekerci, Kırmançki Lehçesinde Kürt Araştırmacıları Derneği Eşbaşkanı Remziye Alpaslan, Türkçesini ise MKM’den Dilan Suyu okudu. Açıklamada DEM Parti İl Eşbaşkanı Arife Çınar da söz aldı.   ‘Ana dillerin konuşulması zenginliktir’   İlk olarak söz alan Arife Çınar Kürt olmasına rağmen Kürtçe konuşamamasını bir asimilasyon politikası olduğunu ifade ederek anadilin sadece bir iletişim aracı değil tarihsel bir araç olduğuna dikkat çekti. Arife Çınar, “Devletlerin aklı tekçi zihniyet üzerinden inşa edilsin istendi.  Ve dili yasaklamaya çalıştılar. Ortadoğu ve Türkiye’de 15 milyon Kürt nüfusunun yaşıyor. Bu dili ne kadar yasaklarsanız yasaklayın bu dili bu halk konuştu ve bu dil bugüne kadar geldi. Anadillerin konuşulması zenginliktir. Anadil üzerinden baskı kurulması çocuklarda da özgüven kırıklığına yol açar. Anadil evrensel insan hakkıdır. Anadillere özgürlük diyoruz. Bunu savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.   ‘Ana dil ana sütü gibi helaldir’   Ardından söz alan HDK İstanbul Eş Sözcüsü Didem Yılmaz, anadilin yaşam hakkı olduğunu belirterek “Anadil ana sütü gibi helal olan bir haktır. Genetik kodlarımızla gelir. Bundan asla vazgeçemeyeceğiz. Üzerinde birlikte kazandığımız topraklarda daha egemen bir kültürün bu topraklarda 2026 dikte ediliyor olması ne kadar geride kaldığımızı gösteriyor. Tüm inançlar ve halkların eşit bir şekilde yaşayacağına inanıyoruz” dedi.   ‘Dillerin korunması insan haklarının bir parçasıdır’   Daha sonra yapılan açıklamada bütün dillerin insanlığın temel değeri ve aynı haklara sahip olup korunması gereken evrensel değerler arasında yer aldığı belirtilen açıklamada dilin yalnızca bir iletişim aracı değil aynı zamanda bir düşünme ve ifade biçimi, bir halkın aidiyetinin ve kimliğinin taşıyıcısı olduğu vurgulandı.  Açıklamada, “Dilsel hakların hukuken ayrım yasağı, ifade özgürlüğü ve özel yaşam hakkı gibi temel insan haklarının ayrılmaz bir parçasıdır. Toplumsal alanda konuşulan dillere yönelik her müdahale o dili konuşanların etnik kimliğine ve insan haklarına müdahale anlamı taşır” denildi.   ‘Ana dil kullanımı güvence altına alınmalı’   Anadillerinin korunması ve geliştirilmesi için en önemli adımın devletlerin eğitim, sağlık ve yargı gibi temel kamu hizmetlerinde anadil kullanımını güvence altına alması olduğu ifade edilen açıklamada, bilimsel araştırmaların ana dilinde eğitimin çocuğun bilişsel, zihinsel ve psikolojik gelişimi açısından belirleyici olduğunu ortaya koyduğu belirtildi. Açıklamada “Ana dilinde eğitimin yani çok dilli -çift dilli eğitimin ne denli önemli ve hayati bir gelişme olduğu ortadadır. Çok dilli eğitim politikaları hem eğitimin niteliğini artırır hem de demokrasi ve çok kültürlülüğün gelişimine katkı sunar. Bu politikanın hayata geçirilmesi elzemdir”  şeklinde ifade edildi.   ‘Kürtçenin kamusal alanda kullanımının önündeki engeller kaldırılsın’   Türkiye’de en çok konuşulan ikinci dil olan Kürtçenin kamusal alandaki kullanımının önündeki hukuki ve fiili engellerin kaldırılması gerektiği belirtilen açıklamada, bunun mevcut çözüm süreci bağlamında önemli bir adım olacağı kaydedildi. Açıklamada, “Türkiye’de toplumsal barışın, demokratikleşmenin ve kültürel hakların güçlendirilmesi amacıyla; başta ana dilinde eğitim olmak üzere, ana dilinde sağlık, ana dilinde savunma hakkı ve diğer kamusal hizmetlerin resmi dil dışında diğer dillerde de yapılmasını talep ediyoruz” ifadelerine yer verildi.   Ana dillere statü talebi   Açıklamada ayrıca yetkililere gerekli yasal düzenlemelerin yapılması çağrısında bulunularak, “Ana dillere statü, ana dilinde eğitim ve toplum için demokrasi talebimizi yineliyoruz” denildi.   Açıklama sloganlarla sona erdi.