Peyman Viyan'dan ittifak değerlendirmesi 2026-02-25 23:07:49   HABER MERKEZİ - 5 Kürt partinin kurduğu ittifaka ilişkin değerlendirmede bulunan PJAK Eş Genel Başkanı Peyman viyan, ittifakın tarihî bir adım olduğunu vurguladı. Viyan, ABD ve İsrail ile hiçbir ilişki olmadığını belirterek, amaçlarının demokratik bir İran içinde Kürt halkının statüsünün tanınmasını sağlamak olduğunu söyledi.   Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Eş Genel Başkanı Peyman Viyan, 5 Kürt partinin kurduğu ittifaka ilişkin The New Region haber portalından gazeteci Wladimir van Wilgenburg’e konuştu.   Wladimir van Wilgenburg’in Kürt partilerinin kurduğu ittifakın dışarıdan herhangi bir destek alıp almadıklarına ilişkin sorusuna Peyman Viyan, şöyle yanıt verdi: “Uzun zamandır Kürt partilerinin birleşmesi üzerinde çalışıyoruz; bu çalışma stratejik çabalarımızdan biridir. Her parti bu çerçevede çabalar geliştirmiş ve biz de PJAK olarak partilerin birleşmesi için sürekli çaba sarf ettik ve mücadele ettik. Partilerin bu çabalarının daha başarılı bir sonuca ulaşması ve pratik adımların atılması için çalışma mekanizmaları oluşturulmuştur. Tüm partilerin katılımıyla kurulan bu mekanizmalardan biri de diyalog merkezidir. Yedi parti arasında diyalog merkezi kurulmasının üzerinden sekiz ay geçti. Yoğun çalışmalar ve müzakereler yapıldı ve sık sık ortak faaliyetler planlanıp gerçekleştirildi. Bu çabaların sonucunda Doğu Kürdistan siyasi partileri arasında bir siyasi ittifak kuruldu. Bu adım ve gelişme herhangi bir dış gücün desteğiyle gerçekleştirilmedi. Bu çalışma, zamanın gerekliliği ve milli görev bilinciyle, tüm partilerin iradesiyle gerçekleştirildi. Stratejik ve uzun vadeli bir çalışmadır; aynı zamanda Doğu Kürdistan’daki halkımızın taleplerini başarıya ulaştırmak için partilerin planı ve projesidir. Bunu tarihi bir adım, mücadelenin yeni bir aşaması olarak nitelendirebiliriz. Bu ittifak, Doğu Kürdistan’daki Kürt halkının gücünün birleşmesidir.”   'Kürt halkının sorununu demokratik bir süreçle çözmek için herkesle müzakereye hazırız'   ABD veya İsrail’in desteğine ilişkin soruya Peyman Viyan’ın yanıtı şöyle oldu: “Doğu Kürdistan’daki Kürt halkının sorununu demokratik bir süreçle çözmek için herkesle müzakereye hazırız. Her müzakeremiz halkımızın hizmetinde ve özgürlüğü içindir. Halkımızın iradesini ve varlığını tanıyan ve saygı gösteren her kişi veya güçle temasa geçmeye hazırız. Ortadoğu’da yaşanan savaşların deneyimlerinden görüyoruz ki, dış güçlerin politikaları halka hizmet etmiyor ve sadece kendi otoritelerinin çıkarlarına hizmet ediyor. Bu bencil politikalar nedeniyle, bölge halkı ve özellikle Kürdistan halkı çok ağır acılar çekti. Bu nedenle, ilişkilere açık olduğumuz kadar, ölçülü ve hassas davranıyoruz. Amerika ve İsrail gibi güçlerle ise şu ana kadar hiçbir ilişkimiz yok.”   ‘İran toplumunda Pehlevi’ye güçlü bir destek yok’   1979’da Mollalar tarafından iktidardan devrilen şah Rıza Muhammed Pehlevi’nin ABD’de yaşayan oğlu Rıza Pehlevi ilgili soru üzerine Peyman Viyan şöyle konuştu: “Dediğim gibi, demokratik bir politika, demokratik ve özgür bir İran için mücadele eden her türlü güç ve muhalefetle müzakereye hazırız. Gözlemlediğimiz kadarıyla, Rıza Pehlevi demokratik bir zihniyete sahip değil. İran rejiminin otorite sisteminden farklı bir planı veya projesi yok. İran rejiminin milliyetçi, cinsiyetçi ve dini zihniyetine karşı mücadele eden ve canlarını feda eden insanlar, aynı zihniyete sahip başka bir gücün kendilerini yönetmesini veya ülkenin yönetimini üstlenmesini kabul edemezler. Rıza Şah’ın destekçileri olarak görünen çok küçük bir kesim olsa da, gerçek şu ki, İran toplumunda ona yönelik çok güçlü bir destek yok. Pehlevi bir konuyu değerlendirmeye çalıştığında, yaptığı propaganda ile halkın gücünü bölüyor ve İran’ın ezilen milletleri için ciddi şüpheler yaratıyor; aynı zamanda bu, halk arasında soğumaya neden oluyor. Rıza Pehlevi’nin babasının ve dedesinin İran’daki geçmişi de var; eğer o da aynı zihniyetle hareket ederse, bunu kabul edecek çok az insan olur. Kimse, kendilerini buna mecbur hissetmedikçe, başka bir diktatörün kendilerini yönetmesini kabul etmez. İran halkı deneyimli ve tecrübelidir; halkın bilinç düzeyi çok yüksektir. Bu nedenle, nasıl ve hangi güç ve kişilikle hareket edeceklerini ve katılacaklarını bilirler. Halkın desteğe ihtiyacı var, bu doğru, ancak zihniyetini halkın iradesine dayatan herhangi bir gücü halk kabul etmez.”   ‘Kürt halkının kimliğinin ve demokratik özerkliğinin demokratik bir İran içinde korunmasını istiyoruz’   PJAK’ın da dahil olduğu İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı’nın “bağımsız bir İran Kürdistanı, özerklik veya federalizm için mi çalışacağı“ şeklindeki soruya Peyman Viyan şöyle yanıt verdi: “Bizim görüşümüze ve modern normlara göre, uygun bir formülle ve İran halklarının şartlarına göre özerklik, tüm halkların hakkıdır ve Kürt halkı da bu halklardan biridir. Siyasi iradesini savunabilen bir halk, kendini yönetebilir. Buna özerklik diyoruz. Dışarıdan hiçbir kişi veya güç gelip halkı yönetemez. Amacımız, demokratik bir ülkede Kürt halkının kaderini belirlemek ve Kürt halkının statüsünün kabul görmesini sağlamaktır. Amacımız demokratik bir İran’ın kurulmasıdır. Kürt halkı olarak, özgür irademizle demokratik bir İran için mücadele edeceğiz. İran çok uluslu ve çok kültürlü bir ülkedir; herkesin birbirinin iradesine saygı duyması için demokratik bir politika ve sisteme, her ulusun siyasi iradesini korumasına ve kendi demokratik yönetimine sahip olmasına ihtiyaç vardır. Demokratik bir İran için ortak bir demokratik yönetim gereklidir. Doğu Kürdistan’ı İran’dan ayırmıyoruz; Kürt halkının kimliğinin ve demokratik özerkliğinin demokratik bir İran içinde korunmasını istiyoruz. Kültürel, hayati, sosyal ve ekonomik haklar, anadil vb. haklar adil bir şekilde sağlanmalıdır. Bu aynı zamanda istikrarın, barışın, birlikte yaşamanın ve ülkenin bütünlüğünün de garantisi olacaktır. Bu temel bir meseledir; çözülmezse, istikrar ve barışın sağlanacağını söylemek zordur. Ülkenin enerjisinin, insanların haklarının engellenmesi gibi sorunlara yönelmesine izin vermemeliyiz; bu sorunlar çözülmeli ki, toplumun enerjisi ekonomik, hayati, bilimsel, kültürel ve insani gelişmelere yönelsin. Bu temel bir meseledir.”