Sanatçı Helin Demirtepe: Demokratik toplum kadın sanatı ile inşa edilecek 2026-03-22 09:02:50   WAN - Aryen Kültür Sanat ve Araştırma Derneği üyesi Helin Demirtepe, yüzyıllardır Kürdistan’da sanatın hedef alındığını belirterek, “Kürt dili ve sanatı korunursa, bu yönde çalışmalar yürütülürse, demokratik toplum inşa edilebilecek. Demokratik toplum, kadın sanatı ile inşa edilecektir” dedi.    Kürdistan’da kültür ve sanat çalışmaları, uzun yıllardır yürütülen asimilasyon ve kültürel soykırım politikalarının etkisinde varlığını sürdürüyor. Dilin, kimliğin ve toplumsal hafızanın yok sayılması üzerinden geliştirilen bu politikalardan ise en çok kadınlar etkileniyor. Kadınların öncülüğünde gelişen kültürel üretim ve sanat çalışmaları ise tüm baskılara rağmen varlığını koruyarak, direnişin önemli alanlarından biri olmayı sürdürüyor.   Wan’da 2019’da kurulan Aryen Kültür Sanat ve Araştırma Derneği de Kürt kültürünü ve sanatını korumaya çalışan kurumlardan biri. 2019’dan beri faaliyet yürüten dernek, açıldığı günden bu yana Kürt kültürünü, sanatını yansıtan ve geliştiren çalışmalar yürütüyor. Müzik başta olmak üzere farklı sanat alanlarında üretim gerçekleştiren dernek, Kürt dilini ve kültürel değerlerinin korunması için çeşitli etkinlikler düzenliyor. Dernek, özellikle genç sanatçılarla yürüttüğü çalışmalarla kültürel hafızayı güçlendirmeyi amaçlıyor.    Aryen Kültür Sanat ve Araştırma Derneği üyesi Helin Demirtepe, kültür ve sanat alanına dair değerlendirmelerde bulundu.    ‘Wanlı sanatçılar olarak Newroz şarkısı çıkardık’   Yürüttükleri çalışmalardan bahseden Helin Demirtepe, genellikle gençler ve çocuklar üzerinde sanat eğitimi verdiklerini aktardı. Helin Demirtepe, “Resim ve müzik alanında gençlere ve çocuklara eğitim veriyoruz. Diğer yandan eğitim sınıfları ya da sanat sınıfları kuruyoruz. Genellikle iki alanda çalışıyoruz. Burada bir müzik grubumuz var. Grubumuz birkaç kişiden oluşuyor ve Kürtçe üzerinde çalışmalar yürütüyor. Wanlı sanatçılar ile bu yılki Newroz için şarkı çıkardık. Bakur’da Newroz için her sene bir şarkı çıkarılıyor. Bu yıl da Wanlı sanatçılar olarak biz, Newroz şarkısı çıkardık. Bir ay boyunca Newroz şarkısı üzerinde çalışmalar yaptık” ifadelerini kullandı.   ‘Sanatımız mücadele sembolüdür’   Helin Demirtepe, sanatın toplumda ve yaşamda öncü rol oynadığı ve yaşamın başlangıcı olduğunu dile getirdi. Sanatla mücadele ettiklerini belirten Helin Demirtepe, Kürdistan’da yürütülen özel savaş politikalarına sanat ile cevap verdiklerini söyledi. Helin Demirtepe, “Yüzyıllardır Kürdistan’da sanatımızla mücadele ediyoruz” diyerek, sanatın mücadele sembolü olduğunu kaydetti. Helin Demirtepe, “Ülkemizde bir şey olduğu zaman sanatımızla karşısında duruyoruz. Sanatımızla cevap veriyoruz. Örneğin, sergiler düzenliyoruz, stantlar açıyoruz, oyunlar oynuyoruz, belgeseller ve filmler yaparak, onlara cevap oluyoruz. Sanat, mücadeleyi diri tutuyor. Sanatla büyük bir mücadele yürütebilirsin. Kürdistan’da bu böyle geldi, böyle devam edecek. 90’lı yıllar da buna bir örnektir. 90’lı yıllarda çıkan stranlar mücadele için büyük bir öncüydü. Sanatımız mücadele sembolüdür” dedi.     ‘Amacımız, Kürt kültürü ve sanatını tanıtmak’   Sanatın direnişte olduğu kadar yaşam ve toplumda da bir sembol olduğunu ifade eden Helin Demirtepe, amaçlarının Kürt kültürünü ve sanatını insanlara aşılamak olduğunu söyledi. Helin Demirtepe, “Sanat her alanda yaşatılabilir ve yaşanabilir. Toplumda ve yaşamda sanatı tanıtıyoruz. Biz yaptığımız çalışmalarla Kürtleri tanıtıyoruz. Amacımızı, yaşamımızı ve benliğimizi tanıtıyoruz. Yaşamda sanat ve kültürle kendimizi tanıtıyoruz” diyerek, kültür ve sanatın toplumda büyük bir rol oynadığını ekledi.    ‘Kürdistan’da sanatın sesini kısmak istiyorlar’   Kürt sanatının asimilasyon ve soykırım politikalarının pençesinde olduğunu dile getiren Helin Demirtepe, “Dilini de senden almak istiyor” dedi. Kürt halkının sanat yapmasına karşı olduklarını vurgulayan Helin Demirtepe, asimilasyon ve soykırım politikalarına rağmen sanat yapmaya devam edeceklerini belirtti. Helin Demirtepe, “Kendi dilimizde sanat yapmamızı istemiyorlar. Kürt sanatı ve kültürü üzerinde asimilasyon ve soykırım politikaları yürütülüyor. Kürdistan’da sanatın sesini kısmak istiyorlar. Kürtsüz sanat yapmak istiyorlar. Kürtsüz stran ve oyun çıkarmak istiyorlar. Onlar, Konserlerimizi ve oyunlarımızı yasakladı. Bu durum çok eski bir olay değil hala da devam ediyor. Bu da asimilasyon politikasıdır. Bunlara rağmen sanatını kendi anadilinde yapan Kürt sanatçılar, dik duruşları ile mücadele ettiler ve etmeye devam edecekler. Kendi kültürümüzü, dilimizle hitap etmeliyiz, başka insanların diliyle değil” sözlerine yer verdi.     ‘Sistem sanatı yok etmek istiyor’   Sistemin insanları körelttiğine dikkat çeken Helin Demirtepe, “Medya, nasıl isterse biz ona göre yaşıyoruz” diyerek, sistemin aklı ile hareket etmenin doğru olmadığını anlattı. Helin Demirtepe, “Sistem, herkesi bir yapmak ve öyle üretmek istiyor. Herkes aynı şeyleri hissetsin, duysun, sevsin istiyor. Sistem, kadınların, erkeklerin ayrı olmasını ve insan yaşamının farklı olmasını istemiyor. Kürdistan ve Türkiye sistem eliyle inşa ediliyor. Konserlerde ve medyada bazı şeyler görülüyor. Sanat, çok basite alınıyor. Eline bir mikrofon aldığın zaman sanatçı olabiliyorsun. Bir çekim yaparak sanatçı olabiliyorsun. Bu doğru bir şey değil. Sanat, toplumda büyük bir semboldür. Sistem, bunu yok etmek istiyor. Sistem, kendi aklını bize yıkmak istiyor. Sosyal medyada onun bir aracıdır. Medya, nasıl isterse biz ona göre yaşıyoruz. Memleketimizde kirli bir sistem yürütülüyor. Bunları belki günde on defa kınıyoruz fakat unutup onların yarattığı sistemin içine giriyoruz” ifadelerine yer verdi.    ‘Kadınlar, toplumu ve yaşamı inşa ediyor’   Toplumda kadının, sanat ve kültürden önce geldiğini belirten Helin Demirtepe, yaptıkları çalışmalarda kadını her alanda görmenin mümkün olduğunu kaydetti. Helin Demirtepe, kadınların her alanda çalışmaları olması gerektiğini aktarırken, sistemin bunu istemediğini dile getirdi. Sistemin kadınları hedef gösterdiğini ifade eden Helin Demirtepe, “Sanatta, yaşamda ve alanda kadınlara özel bir alan olsun isteriz. Sistem, kadınları öyle bir yerden tutuyor ki, ona sanat demek istemiyorsun. Kadınlar üzerine şarkılar çıkarılıyor fakat çok kötü bir zihniyetle ortaya çıkarılıyor. Kadın öyle anlattıkları gibi değil. Biz ‘Kadınlar, toplumu ve yaşamı inşa ediyor’ diyoruz.  Onlar da kadınları yanlış yerden ele alıyor. Burada da meta dediğimiz kavram ortaya çıkıyor. Reklamlar ve oyunlarda hep kadınları görüyoruz. Şarkıyı söyleyen ve sanatı yaratan kadın değil ama oynayan kadın. Bizler bu metayı kabul etmiyoruz. Kadını bununla tanımlamak kesinlikle yanlış olur. Biz, kadınların kendi yaşamlarını kendilerinin üretmelerini isteriz” şeklinde konuştu.    ‘Savaş, sanatı ve toplumu çok etkiliyor’   Kürdistan ve Ortadoğu’da ciddi savaşların yürütüldüğünün altını çizen Helin Demirtepe, sanatçıların savaşa karşı mücadele ettiğini vurguladı. Helin Demirtepe, savaşın sanat üzerindeki etkisinin çok ağır olduğunu söyledi. Rojava’da gerçekleşen savaştan etkilendiklerini söyleyen Helin Demirtepe, “Kadının kesilen saç örgüsünden tablolar yaptık. Ortadoğu’da savaş hiç dinmiyor. Öyle olunca süreci nereden ele alman gerektiğini karıştırıyorsun. Yani savaş içinde nasıl bir sanat yapabiliriz? Katledilmeyi mi bekleyeceğiz yoksa sanatımızla mücadele mi edeceğiz? Sanat, her daim konusunu toplum üzerinde tutuyor. Bir şarkı çıkardığımızda, şarkının konusu memlekette ne olduysa o olur. Biz, bu toplum içinde yaşıyoruz. Toplumun sesi olmak bizim için çok önemli. Sanatımızda toplumu göstermezsek asimilasyon ve soykırım politikalarının devamını inşa etmiş olacağız. Savaş, Kürdistan'ı, toplumu, sanatı ve sanatçıyı çok etkiliyor” diye aktardı.    ‘Demokratik toplum kadın sanatı ile inşa edilecek’   Demokratik toplumun kadın, sanat ve kültür birlikteliğiyle inşa edilebileceğinin altını çizen Helin Demirtepe, süreçte toplumun, sanat ve sanatçının bu yolda nasıl rol üstlenmesi gerektiğini anlattı. Helin Demirtepe, “Kürt dili ve sanatı korunursa, bu yönde çalışmalar yürütülürse, demokratik toplum süresi inşa edilebilecek. Kadın eliyle de inşa edilecek. Aynı zamanda demokratik toplum, kadın sanatı ile inşa edilecektir. Kürt dili ve sanat kursları verilmeli, sınıflar açılmalı. Toplumu böyle etkileyebiliriz. Sitemin kirli aklından toplumu uzak tutabiliriz. Sanatın yeni yaşam için bir rolü ve misyonu var. Umuyoruz ki, kendi dilimizi, kültür ve sanatımızı her alanda gösterebiliriz. Çalışmalarda ne kadar birlik içinde olursak o kadar rahat yol alırız. Kürt sanatçılarla birlik olarak çalışmak isteriz. Birbirimizden uzak durmayalım ve birlikte yol alalım. Kürt sanatçılarla amacımız bir. Sınıflar açarak, dersler vererek ve çalışmalara katılarak direniş sağlarız” çağrısında bulundu.