İran’daki idamlar Amed'de protesto edildi 2026-06-03 18:26:40   AMED - Amed'de, İran’daki idamlara karşı yapılan protestoda, Kürt halkı üzerindeki baskı ve şiddete dikkat çekilerek, Kürt halkının hiçbir baskı, engel ve şiddete karşı boyun eğmeyeceğini, susturulamayacağın altı çizildi.   Amed Demokratik Kurumlar Platformu, İran’daki idamlara karşı Şex Seid (Dağkapı) Meydanı'nda basın açıklaması yaptı. “Kürt halkı idamla susturulamaz! İdamlara dur de” pankartının açıldığı açıklamaya çok sayıda kişi katıldı. Açıklamanın Türkçesini Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl Eşbaşkanı Ruçem Elyakut, Kürtçesini ise Avukat Muhittin Muğuç okudu.   ‘Kürtler bu rejimi kabul etmiyor’   Açıklama öncesinde konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed İl Eşbaşkanı Gülşen Özer, “Bugün İdamları protesto etmek için bir araya geldik. İran’ın sistemi yüzünden onlarca Kürt idam edildi. Bu idamlar ne hukuksal ne de doğru; kabul edilir bir durum değil. Tüm bu idamlar karşısında tüm dünya sessiz kalıyor ama Kürtler susmuyor. Kürtler dünyanın her yerinde ses çıkarıyor. Bizler bu katliamı asla kabul etmiyoruz” dedi.   ‘Baskıcı rejimler, Kürtleri bir tehdit olarak görmüştür’   Ardından basın açıklaması okundu. İran'ın kuruluşundan bu yana Kürt halkına yönelik baskı, inkâr ve imha politikalarını sürdürdüğünü belirten Ruçem Elyakut, “İnsanlık ve demokrasi düşmanı İran İslam Cumhuriyeti, kuruluşundan bu yana Kürt halkına yönelik baskı, inkâr ve imha politikalarını sürdürmektedir. En küçük bir demokratik hak talebini dahi idamlarla, tutuklamalarla ve ağır baskılarla susturmaya çalışan molla rejimi, bugüne kadar on binlerce Kürt gencini katlederek çürümüş ve halk düşmanı yönetimini ayakta tutmaya çalışmıştır.   Ortadoğu’da Kürt halkı yüzyıllardır varlık ve özgürlük mücadelesi vermektedir. Ancak halkların kardeşliği ve demokratik yaşam yerine baskıcı rejimler, Kürt halkını her zaman bir tehdit olarak görmüştür” ifadelerini kullandı.   ‘Halk düşmanı rejimler er ya da geç yenilmeye mahkûmdur’   Ruçem Elyakut, Irak’ta Saddam rejimi, Suriye’de Esad rejimi ve İran’da molla iktidarının Kürtlerin kimliğini, dilini, kültürünü ve demokratik taleplerini bastırmak için bütün politikalarını Kürt düşmanlığı üzerine kurduğunu vurgulayarak, “Kürt halkını kendi topraklarında mülteci haline getirmek, iradesiz bırakmak ve yok etmek isteyen bu anlayış; savaş, sürgün, infaz ve asimilasyon politikalarıyla bölgeyi yıllardır karanlığa sürüklemektedir. Ancak tarih göstermiştir ki halk düşmanı rejimler er ya da geç yenilmeye mahkûmdur. Saddam diktatörlüğünün sonunu da, Esad rejiminin çöküşünü de bütün dünya ibretle izlemiştir. Bugün İran’da yaşanan kriz ve demokratikleşme taleplerine karşı sürdürülen baskılar da aynı şekilde molla rejiminin sonunu hazırlamaktadır” diye belirtti.   ‘‘Jin, jiyan, azadî’ sloganı dünyanın dört bir yanında yankılanmış’   "Jin, jiyan, azadî" sloganın dünyanın her yerinde bir sembol haline geldiğini söyleyen Ruçem Elyakut, “2022 yılında Jina Mahsa Amini’nin İran ahlak polisi tarafından katledilmesi, yalnızca İran’da değil bütün dünyada büyük bir öfke ve direniş dalgası yaratmıştır. ‘Jin, Jiyan, Azadî’ sloganı dünyanın dört bir yanında yankılanmış; bu slogan yalnızca bir sesleniş değil, kadın özgürlüğünü, halkların eşitliğini ve baskıcı rejimlere karşı direnişi ifade eden evrensel bir yaşam felsefesine dönüşmüştür. Kuruluşundan bu yana Kürtlere yönelik idam politikalarını sürdüren İran rejimi, bugün uluslararası alanda yaşadığı siyasal sıkışmışlığı yine Kürt halkına yönelttiği saldırılarla aşmaya çalışmaktadır. ABD ve İsrail ile yaşanan gerilimler karşısında zayıflayan molla rejimi, içeride ise baskıyı daha da artırmakta; demokratik hak taleplerini yok sayarak Kürt gençlerini, siyasetçileri ve aktivistleri hedef almaktadır. Uydurma dosyalar, hukuksuz yargılamalar ve göstermelik mahkemelerle alınan hızlı kararlar sonucu idamlar sistematik biçimde hızlandırılmaktadır. Bugün İran’da uygulanan siyasi infazlar yalnızca Kürt halkına değil; insan haklarına, demokrasiye ve insanlık değerlerine yönelik açık bir saldırıdır" diyerek sessiz kalmanın suça ortak olma anlamına geldiğini dile getirdi.   ‘Kürt halkı yalnız değildir’   Ruçem Elyakut, son olarak şunları söyledi: “Bizler buradan İran molla rejimine sesleniyoruz: Kürt halkına yönelik idamları derhal durdurun! Siyasi tutsaklar üzerindeki baskılara son verin! Demokratik hak taleplerini kriminalize etmekten vazgeçin! Uluslararası kamuoyuna, insan hakları örgütlerine ve demokrasi güçlerine de çağrımızdır: İran’da gerçekleşen idamlara sessiz kalmayın. Kürt halkına yönelik yürütülen bu baskı ve infaz politikalarına karşı açık tavır alın. İnsan hakları ihlallerinin takipçisi olun ve İran rejimi üzerindeki uluslararası baskıyı artırın.   Kürt halkı yalnız değildir. Kürtler, Ortadoğu’da demokratik yaşamın, halkların kardeşliğinin ve özgür geleceğin en güçlü dinamiklerinden biridir. Hep birlikte bu katliamlara karşı ses çıkaralım, idamları durduralım ve insanlık değerlerini savunalım. Kürt halkı yalnız değildir!   İdamlara karşı sessiz kalmayacağız! Jin, jiyan, azadî!”   Açıklama “Jin, jiyan, azadî”, "Şehit namırın" sloganları ile son buldu.