Barış Anneleri Mersin'de barış nöbetinde 2026-07-16 17:54:33   MERSİN - Mersin'de düzenlenen barış nöbetinde, "Sayın Abdullah Öcalan'ın özgürlüğüne kavuşması, Meclis kapanmadan önce gerekli yasaların çıkarılması ve bir an önce somut adımların atılmasını görmek istiyoruz" çağrısı yapıldı.   İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi Barış Komisyonu barış talebini büyütmek amacıyla "Barış Anneleri ile barış nöbetindeyiz" şiarıyla Barış Anneleri ile birlikte Barış Annleri Meclisi dernek binası önünde barış nöbeti tutuldu.   Nöbette, "Barış nöbetindeyiz; eşitlik, özgürlük, demokrasi ve insan hakları için barışa ihtiyacımız var" pankartı açıldı. Sık sık "Bê Serok jiyan nabe", "Bijî berxwedana dayikan", "Anayız barıştan yanayız", "Bi can bi xwîn em te re ne ey Serok" ve "Bijî aştî" sloganları atıldı.   Basın açıklamasının Kürtçesini İHD Mersin Şube Yöneticisi Şükran Aktaş, Türkçesini ise İHD Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Bekir Sıtkı Keçeci okudu.   'Sayın Öcalan özgürlüğüne kavuşmalı'   Barışta ısrarcı olduklarını belirten Barış Annesi Tanzile Baydar, atılması gereken en acil adımın Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün sağlanması olduğunu söyledi. Tanzile Baydar, "Biz Barış Anneleri olarak biliyoruz ki dünyadaki en zor şey barışı inşa etmektir. Savaş çok ağır bedeller bırakıyor. Anneler bu mücadelede evlatlarını verdi. Biz de barışın yükünü omuzlarımıza aldık. Bu ülkeye barış gelene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaklaşık bir buçuk yıldır devletten herhangi bir adım ya da ses çıkmıyor. Barışı sadece Kürt anneleri mi istiyor? Bu ülkede bütün anneler büyük bedeller ödedi. Gelin el ele verelim ve barışı bu ülkeye birlikte getirelim" dedi.   Bir buçuk yıldır ne asker annelerinin ne de gerilla annelerinin ağladığını söyleyen Tanzile  Baydar,  sözlerine şöyle devam etti: "Bundan sonra da hiçbir annenin gözyaşı dökülmesin. Hepimiz barışı istersek hükümet de sesimizi duyacaktır. Barıştan söz ediliyor ancak kullanılan dil buna uygun değil. Öncelikle hükümetin dilini değiştirmesi gerekiyor. Bu barış sadece bizim için değil, bu ülkede yaşayan herkes içindir. Buradan hükümete, Cumhurbaşkanı'na ve Devlet Bahçeli'ye sesleniyoruz; zeytin dalımızı uzatıyoruz. Abdullah Öcalan'a da söz veriyoruz. Bu süreci başlatan Abdullah Öcalan'dır, öncelikle onun özgürlüğünün sağlanması gerekiyor. Biz halklara söz verdik; bu ülkeye barışı getireceğiz."   'Barış için her şeyi yapmaya hazırız'   Barış Anneleri Meclisi Eş Sözcüsü Emine Eren de devletin bir an önce somut adımlar atması gerektiğinin altını çizerek, "Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli barış için adım atmalıdır. Sayın Öcalan barış için adımlar attı ancak devletten henüz bir adım göremedik. Silahlar yakıldı ancak Türkiye tarafından karşılık verilmedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Devlet Bahçeli'ye çağrımdır; sözlerinin arkasında dursunlar. Barış bu ülkeye gelene kadar mücadele edeceğiz. Ömrümüzün sonuna kadar anneler olarak barış için her şeyi yapmaya hazırız. Dünyada hiçbir annenin ağlamasını, hiçbir insanın ölmesini istemiyoruz" ifadelerini kullandı.   'Aktif barışa geçilmeli'   Basın açıklamasını okuyan Şükran Aktaş ise çatışmasızlık ortamının kalıcı bir barışa dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bilindiği üzere 1 Ekim 2024 tarihinde başlayan süreç, PKK'nin silah bırakma ve kendini feshetme kararıyla somut bir aşamaya evrilmiş, silahların susmasıyla birlikte gelişen çatışmasızlık ortamı tüm toplum tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Pasif barış olarak da adlandırabileceğimiz bu süreçte öncelikli yapılması gereken, barışı toplumun tüm kesimleriyle buluşturarak herkesi bu sürece dahil etmektir. Barışın toplumsallaştırılması, sürecin olumlu yönde ilerlemesini ve demokratik-hukuki adımların atılacağı koşulları yaratarak aktif barışa geçilmesini sağlayacaktır" diye konuştu.   Barış nöbeti, Barış Anneleri'nin söylediği Kürtçe şarkılar ve alkışlarla devam etti.