Riha’da Rojava açıklaması: Barışa dayalı inşa alanı açılmalı 2026-09-15 13:12:49   RIHA- Kobanê ve Hasekê’de yaşananlara ilişkin yapılan açıklamada, “Suriye’de halkların eşit ve özgür bir yaşam iradesini, demokratik entegrasyon sürecini ve barış çabalarını zayıflatacak politikalara karşı ortak tutum alınmalıdır” çağrısı yapıldı.   Riha (Urfa) Demokratik Kurumlar Platformu, Hasekê Tugayı savaşçısı Sîpan Hiznî’nin kaçırılarak katledilmesi, Kobanê’de protestolara yönelik müdahaleler ve cezaevinde çıkan yangında dokuz kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Riha il binası önünde gerçekleşen açıklamaya, çok sayıda yurttaş katıldı.    Açıklamada sık sık, “Şehid Namirin” sloganları atıldı.   Metnin Kürtçesini DEM Parti Riha İl Eşbaşkanı Ayşe Sürücü okurken, Türkçesini ise Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl Eşbaşkanı Mehmet İmrek okudu.   Açıklama metni şu şekilde:   “Haseke Tugayı bünyesinde görev yaparken kaçırılarak katledilen Sîpan Hiznî ve Kobanê Cezaevinde çıkan yangında yaşamını yitiren 9 tutsağı saygıyla anıyoruz. Sîpan Hiznî’nin katledilmesine karşı demokratik tepkisini ortaya koyan halka yönelik saldırılar, gözaltı ve tutuklamalar Suriye’de başlatılan demokratik entegrasyon sürecine yönelik provokasyondur. Yaşananları aşiretsel ya da bireysel bir mesele olarak göstermek, olayın siyasal ve toplumsal boyutunu görünmez kılmaktan ve yaşananların üzerini örtmekten başka bir şey değildir.    Halka saldırılmasına asla sessiz kalmayacağız   Suriye’de yaşayan halkları birbirine kırdırma politikalarının bir parçası olan bu saldırının hemen akabinde Kobanê Cezaevinde yaşanan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesi gerilimi tırmandırmıştır. Art arda yaşanan bu olayların birbirinden bağımsız olmadığı, yaşanan olaylara karşı demokratik tepkisini ortaya koyarak sokağa çıkan Kobanê halkına yönelik saldırılarda da görülmüştür. Geçici hükümete bağlı güçlerin Kobanê’ye girmesine, burada halka saldırmasına asla sessiz kalmayacağız.   Anadil vurgusu    Geçici hükümet ve Özerk Yönetim arasında imzalanan anlaşma kapsamında başlatılan demokratik entegrasyon süreci devam ederken, geçici hükümete bağlı güçlerin Kobanê’ye girmesi, halka müdahale etmesi yerel iradeye, demokrasiye müdahaledir. İmzalanan anlaşma kapsamında yürütülen demokratik entegrasyon sürecinin ilerleyebilmesi, halkların iradesine, eşitliğe, demokrasiye ve demokratik haklara saygı gösterilmesine bağlıdır. Bu süreç, askeri ve güvenlikçi müdahalelerle değil, diyalog, müzakere ve halkların özgür iradesinin esas alınmasıyla ilerletilebilir. Suriye’de kalıcı bir barış ve demokratikleşmenin yolu halkın demokratik haklarının önündeki engelleri kaldırmaktan geçer. 14 yıldır anadilinde eğitim hakkını kullanan Kürt halkının bu hakkının tartışma ve pazarlık konusu yapılması değil, kalıcı ve yasal güvence altına alınmasından geçmektedir.   Halkın demokratik hakları yasal güvenceye alınmalıdır   Geçici hükümet demokratik entegrasyon sürecinin sorumluluğuyla hareket etmek zorundadır. Kürt halkının anadilde eğitim başta olmak üzere tüm demokratik hakları yasal güvenceye alınmalıdır. Demokratik eylemlere yönelik saldırılara derhal son verilmelidir. Demokratik entegrasyon sürecine zarar verecek her türlü güvenlikçi, dışlayıcı ve gerilimi tırmandıran uygulama ve politikalardan vazgeçilmelidir. Sîpan Hiznî’nin katledilmesi, Kobanê halkına yönelik müdahale, cezaevinde çıkan yangının tüm boyutlarıyla soruşturulması bu sorumluluğun gereğidir.   Tüm halklara, demokratik kitle örgütlerine, uluslararası kamuoyuna çağrımızdır! Suriye’de halkların eşit ve özgür bir yaşam iradesini, demokratik entegrasyon sürecini ve barış çabalarını zayıflatacak politikalara karşı ortak tutum alınmalıdır. Suriye’nin geleceği halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı; çatışma, baskı ve gerilim politikalarına değil, eşitlik, özgürlük ve barışa dayalı bir demokratik yaşamın inşasına alan açılmalıdır.”   Açıklama, “Şehid namirin” sloganı ile sona erdi.