Agirî’de altın projesine karşı miting çalışmaları 2026-09-23 16:48:43 AGIRÎ - Giyadîn’de Türk Altın A.Ş.’nin siyanürle altın çıkarma projesine karşı 26 Eylül’de düzenlenecek miting öncesi Agirî merkez, Bazîd ve Giyadîn’de çalışma yürütüldü. Yurttaşlar mitinge katılmaya çağrıldı. Agirî’nin Gîyadîn (Diyadin) ilçesinde Türk Altın A.Ş.’nin siyanürle altın çıkarma projesine karşı 26 Eylül’de Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) öncülüğünde düzenlenecek miting öncesi Agirî ve Mûş’ta çalışmalar gerçekleştirildi.   Agirî merkezde stant açılarak yurttaşlara bildiri dağıtıldı ve mitinge katılım çağrısı yapıldı. Bazîd (Doğubayazıt) ilçesinde ise sivil toplum örgütleri ziyaret edilerek mitinge ilişkin bilgilendirme yapıldı.   Gîyadîn’de DEM Parti Agirî Milletvekili Nejla Demir ve İzmir Milletvekili İbrahim Akın’ın da aralarında bulunduğu heyet, il ve ilçe örgütleriyle birlikte evleri ziyaret ederek yurttaşları mitinge çağırdı.   Mûş’ta ‘Maden istemiyoruz’ açıklaması   Mûş Demokratik Kurumlar Platformu da Gîyadîn’de siyanürle altın çıkarılmasına karşı Atatürk Parkı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Topraklarımıza sahip çıkıyoruz. Madenleri istemiyoruz. Şirketlerin kârı için halkın geleceği yok edilemez. Mollakara’da maden istemiyoruz” pankartının açıldığı açıklamaya çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.   Basın açıklamasını DEM Parti Mûş İl Eşbaşkanı Çiçek Tutuş okudu. Murat Nehri’nin bölge açısından önemine dikkat çeken Çiçek Tutuş, nehirde meydana gelebilecek kirliliğin bölgenin geleceği açısından tehdit oluşturacağını söyledi.   Siyanür kullanımının çevresel risklerine işaret eden Çiçek Tutuş, “Bugün bize ekonomik kazançtan, istihdamdan ve yatırım değerinden söz edilebilir. Ancak biz soruyoruz: Bir madenin ekonomik getirisi, kirlenme riski altındaki su kaynaklarımızdan daha mı değerlidir? Bir şirketin elde edeceği kazanç, çiftçinin toprağından, hayvancılıkla geçinen yurttaşın merasından ve çocuklarımızın temiz su hakkından daha mı önemlidir? Hiçbir ekonomik faaliyet, yaşam hakkının ve doğanın üzerinde değildir” dedi.   Su kaynaklarının kirlenmesi, tarım alanlarının zarar görmesi ve doğal yaşamın tahrip edilmesi durumunda ortaya çıkacak sonuçlara dikkat çeken Çiçek Tutuş, “Suyu ve toprağı yalnızca ekonomik bir kaynak olarak gören anlayışı kabul etmiyoruz. Su, toprağın ve yaşamın ortak varlığıdır. Kamu yararı, şirketlerin kârından önce gelmelidir” ifadelerini kullandı.   ‘Murat Nehri’nden siyanür değil, yaşam aksın’   Murat Nehri havzasında siyanürlü altın çıkarılmasına karşı olduklarını belirten Çiçek Tutuş, nehrin korunmasının Mûş Ovası, Gîyadîn meraları, tarım alanları ve havzanın geleceği açısından önem taşıdığını söyledi.   Çiçek Tutuş, “Suyun sahibi şirketler değil, halktır. Topraklarımız sermayenin sınırsız kullanım alanı değildir. Yaşam alanlarımız hiçbir ekonomik kazanç uğruna feda edilemez. Buradan bir kez daha açıkça ifade ediyoruz: Murat Nehri havzasında siyanürlü altın madenciliği istemiyoruz. Bu faaliyetin sona erdirilmesini ve maden sahasının kapatılmasını istiyoruz. Çünkü bizler, çocuklarımıza kirli sular, zehirlenmiş topraklar ve yok edilmiş meralar bırakmak istemiyoruz. Bizler, yaşanabilir bir gelecek istiyoruz. Murat Nehri’nden siyanür değil, yaşam aksın” dedi.   Çiçek Tutuş, açıklamanın sonunda 26 Eylül’de Gîyadîn’de düzenlenecek ekoloji mitingine katılım çağrısı yaptı.