Hukuk örgütleri: Süreci akamete uğratacak uygulamalardan vazgeçilsin 2026-10-07 15:40:33     WAN – Tehdit, ajanlaştırma ve kaçırma girişimlerinin arttığı Wan’da hukuk örgütleri, devletin baskı politikalarına karşı çıkarak, “Süreci akamete uğratacak uygulamalardan vazgeçilsin” dedi.   Wan’da İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Van Barosu, son dönemde artan baskı ve ajanlaştırma politikalarına ilişkin açıklama yaptı. Kent Meydanı’nda yapılan açıklamaya siyasi parti temsilcileri, demokratik kurumlar, DEM Parti Milletvekili Zülküf Uçar, Barış Anneleri Meclisi ve DEM Parti Gençlik Meclisi üyelerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada, “Hukuk dışı uygulamalara son verilsin” pankartı açıldı. Basın metnini Wan İHD Eşbaşkanı Mehmet Salih Coşkun okudu.   ‘Genel cezasızlık politikasının temel bir yaklaşım olduğu görülüyor’   İnsan Hakları Merkezi’ne yapılan başvurular sonucunda, Wan’da uzun bir süredir yurttaşların baskı ve tehdit yöntemleriyle ifadelerinin alınması, mülakata zorlanma, ajanlaştırma ve kaçırılma eylemleriyle karşı karşıya kaldığının tespit edildiğini ifade eden Mehmet Salih Coşkun, “Son olarak 2 Eylül ve 4 Ekim 2026 tarihlerinde kent merkezinde DEM Parti Gençlik Meclisi üyelerinin kim oldukları bilinmeyen kişiler tarafından kaçırılmaya çalışıldığına dair başvurular üzerine, ilgili kişilere hukuki destek sağlanarak Van Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. Baskı ve tehdit yöntemleriyle ifade alma, mülakat yapma, ajanlaştırma ve kaçırılma gibi uygulamalar, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrası ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) uygulaması ile devletin baskı politikası haline gelmiş ve Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) tanımlı ‘tehdit, hakaret, işkence, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, görevi kötüye kullanma’ gibi birden fazla suça da vücut vermektedir. Özellikle 2016 yılındaki darbe girişiminin ardından bu alanda yaşanan hak ihlallerinin arttığı, şikâyetlerin etkili bir şekilde soruşturulmadığı ve faillerin cezalandırılmadığı, yapılan başvurulardan ve basına yansıyan haberlerden de anlaşılmaktadır. Türkiye’deki genel cezasızlık politikasının bu tür başvurularda da temel bir yaklaşım olduğu görülmektedir” diye belirtti.   ‘Bu uygulamalardan vazgeçilmeli’   Demokratik Toplum ve Barış Süreci’nin bir yandan devam ettiğini dile getiren Mehmet Salih Coşkun, toplumun bu süreçten beklentisinin, hukuk devletinin gerektirdiği şekilde örgütlenme özgürlüğünün ve siyaset yapmanın önündeki engellerin kaldırılması ve demokratikleşme adımlarının atılması olduğunu ifade etti. Mehmet Salih Coşkun, “Geçmişte işlenen suçlarla yüzleşilmesi ve adaletin tesis edilmesidir. Toplumun beklentisi bu yöndeyken, aksine vatandaşlar üzerinde baskı kurulması ve zor gücünün kullanılması, sürece zarar verecek ve sürecin toplumsallaşmasını engelleyecek niteliktedir. Bu yönüyle de süreci akamete uğratacak uygulamalardan vazgeçilmeli ve sorumlular hakkında gerekli soruşturma işlemleri etkin ve etkili bir şekilde yürütülmelidir. Kurumlara yapılan başvurulara göre, üniversite öğrencileri, gazeteciler, siyasetçiler ve aktivistler başta olmak üzere çok sayıda kişi kayıt dışı ifadeye zorlandı, baskı ve tehdit yöntemleriyle ajanlaştırılmaya çalışıldı. Bunu kabul etmeyenler ya çeşitli işkence ve kötü muamelelere maruz kaldı ya kaçırılmaya çalışıldı ya da tutuklanmayla tehdit edildi” dedi.   ‘Gençler olarak her alanda öncülük yapmaya devam edeceğiz’   Gençlik Meclisi adına konuşan Kenan İldeniz ise demokratik toplum inşasında gençler olarak her alanda öncülük yapmaya devam edeceklerini ifade ederek, “Bu sürecin bozulmasını isteyen, bu halkın barışını ve onurlu yaşamını istemeyen kliklere; önce tehditlerle, daha sonra kaçırma ve işkencelerle gençliğin yeni süreçte aktif olmasını engellemek isteyenlere seslenmek istiyorum: Ne tehditleriniz ne de saldırılarınız gençliğin bu süreçte aktif yol almasını engelleyebilecek. Bizler gençler ve halk olarak Önder Apo’nun başlatmış olduğu sürecin başarıya ulaşacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.