Nuriye ile dayanışmak için Kadıköy’de eylem yapıldı 2017-09-26 19:40:38   İSTANBUL-Açlık grevinin 202'nci gününde kendi iradesi dışında hastaneye götürülerek yoğun bakıma alınan Nuriye Gülmen'in durumuna dikkat çekmek için açıklama yapan “Nuriye ve Semih İçin Dayanışma” grubu zorla müdahalenin cinayet olduğu vurgulandı.    Nuriye ve Semih İçin Dayanışma grubu açlık grevinin 202'nci gününde zorla tutulduğu Sincan Cezaevi Kampüs Hastanesinden yine zorla alınarak Ankara Numune Hastanesi'ne götürülerek yoğun bakıma alınan Nuriye Gülmen için Kadıköy'de bulunan Süreyya Operası önünde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Eylemde "Zorla müdahale cinayettir, cinayete ortak olmayacağız yaşatacağız" yazılı pankart açılırken sık sık, "Nuriye Semih onurumuzdur", "Açlık grevi 202'nci günde", "Nuriye Semih yaşayacak", "Yaşasın açlık grevi direnişimiz" sloganları atıldı.    'Yaşamak herkesin hakkıdır'   Basın açıklamasını Bahadır Altan okudu. Bahadır, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini hatırlatarak, "Evrensel bildirge yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır derken Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ise aynen söyle diyor: ‘Herkesin yaşam hakkı yasanın koruması altındadır’'" sözlerine yer verdi.      "Uluslararası ve iç hukuk zemininde yaşama hakkına dair çizilen resim bugün geldiğimiz noktada çerçevesine oturmuyor" diyen Bahadır sözlerine şöyle devam etti: "Nuriye Glümen ve Semih Özakça 322 gündür 'işimi geri istiyorum' talebi ile direniyor, 202 gündür ise bu talep için açlık grevi yapıyorlar. 9 Mart'ta açlık grevi yaptıkları ve halkı Gezi, Tekel gibi bir isyana teşvik ettikleri gerekçesiyle tutuklandılar."   'İşkenceye hastaneye götürüldü'   Dün gece Nuriye’yi Sincan Cezaevi Hastanesi'nde kaldığı odaya girerek refakatçisi Beyza Gülmen'i zorla odadan çıkartan yetkililerin, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdüklerini hatırlatan Bahadır, "Nuriye, böyle bir talebi olmadığını, gitmek istemediğini söylemesine karşın 'son günlerde çok uyuyorsunuz, önlem almalıyız!' bahanesi ile zorla, işkenceyle ambulansa bindirilip götürülmüştür. Semih Özakça'nın ilettiği mesajda Nuriye'nin kaçırılarak götürüldüğü anda slogan attığı, kendisinin ise hemen üstünü giyerek kapıyı yumruklayıp Nuriye'ye ses olduğunu öğrendik" ifadelerine yer verdi.    'Yaşama hakkının savunucusuyuz'   Bahadır, faşizmin Nuriye ve Semih'in direnişinin haklılığından ve meşruluğundan korktuğunun altını çizdi.    Bahadır, son olarak "Nuriye semih savunmaları ile aslen faşizmin kendisini yargılayacaktır. Yargılanmaktan korkuyorlar. Nuriye ve Semih İçin Dayanışma olarak siyasi iktidarı ve bu pervasızlığın bütün muhataplarını uyarıyoruz. Derhal bu hukuksuz, vicdansız ve gayri insani tutumdan vazgeçin. Nuriye ve Semih'e olası bir zorla müdahaleden devlet ve siyasi iktidar sorumludur. Devletin vatandaşlarına dönük bu düşman tavrı tarihi bir talihsizliktir, utançtır. Bu vebalin ve utancın ortağı olmayacağız. Nuriye ve Semih'in talepleri talebimizdir, yaşama ve direnme haklarının savunucusuyuz" şeklinde konuştu.     Eylem alkışlar ve sloganlarla son buldu.