‘Sur’ un komünal yaşamı ranta kurban ediliyor’ 2017-10-07 09:20:25   DİYARBAKIR- Sur’la Dayanışma Platformu Alipaşa ve Lalebey Mahalleri’nde devam eden yıkıma tepki göstererek, yıkımın Hevsel ve Fiskaya’ya da sıçrayacağına dikkat çekti. Platform üyesi Benazir Coşkun yıkımın asıl hedeflerinden birinin komünal yaşam olduğu vurgusunu yaptı.    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bazı mahallelerinde 2 Aralık 2015’te başlayan yasak ve yıkım devam ederken, bu yıkım yasağın olmadığı mahallelere de taşındı. Yasak olamamasına rağmen abluka altına alınan Alipaşa ve Lalebey Mahalleleri'ndeki yıkım gün geçtikçe daha geniş bir alana yayılıyor.   Dayanışma amaçlı farklı kurum ve kuruluşlar Sur halkını ziyaret ederken, geçtiğimiz günlerde Sur’la Dayanışma Platformu Üyeleri İstanbul’dan Diyarbakır’a gelerek desteklerini sundu. Sur’la Dayanışma Platformu Eş Sözcüsü Profesör Ayşe Erzan, Sur’daki yıkım ve sürmekte olan ablukanın AB, BM ve diğer her türlü insan hakları kurumlarının ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin altına imza attığı anlaşmalara aykırı olduğunu belirtti.   ‘Amaç tarihi bellek’   Ayşe, “Sur’daki yıkım bütün tarihi geçmişi silen, binlerce yıllık yerleşimlerin oluşturduğu dokuyu yok ediyor. Sur, uyduruk beton evler dikilerek yapılacak olan yeniden inşa sürecini kesinlikle hak etmemektedir. Amaç ise tarihi belleği ve geçmişi yok etmektir” dedi.   ‘Ana akım tahribatları göstermiyor!’   İstanbul’da Sur için yaygın bir imza kampanyası yürütüldüğünü belirten Ayşe, “Ana caddelerde, kavşaklarda masalar kurarak Sur’da yapılan tahribatlar insanlara anlatılmaya çalışıldı. Bu tahribatı görmüyorlar, bilmiyorlar. Ana akım medya  ve televizyonlar bu tahribatlar göstermiyor. Böylece tüm olanların üstüne bir perde çekilmeye çalışılıyor. Buradaki insanların hakları göz göre göre ihlal edilmektedir. Bu konu aynı zamanda uluslararası mercilere götürülmeye de açık bir konudur. Çünkü burada yaşananlar hem uluslararası kültürel koruma anlaşmaları hem konut hakkı anlaşmaları hem de insani yaşam haklarına aykırıdır. Bu konuda bireyler olarak da kurumlar olarak da hepimiz elbirliğiyle mümkün olduğu yaşananları duyurmaya çalışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.    Sur’la Dayanışma Platformu Üyesi  Benazir Coşkun ise, platform olarak Diyarbakır ve İstanbul’da koordineli bir şekilde 3 aydır çalışma yürüttüklerine değindi.    İmza kampanyası ve stant çalışması başlattıklarını ifade eden Benazir, özyönetim ilanlarının ardından 6 mahallenin hukuksuz bir şekilde yerle bir edildiğine dikkat çekti.    Hedef komünal yaşam!   Benazir devamında şöyle konuştu: “Hâlbuki Sur 7 bin yılı aşkındır  yaşayan ve UNESCO tarafından kültür mirası olarak görülen bir yerdir. Bununla beraber sadece 6 mahalle ile yetinilmedi. İşte şimdi Alipaşa ve Lalebey’de gördüğümüz acele kamulaştırma kararı Sur’un geri kalan 11 mahallesini de kapsayacak. Sur’u da aşarak Fiskaya’yı ve Hevsel’i de kapsayacak. Böylelikle ranta kurban edilen komünal yaşam da ortadan kalkacak.”   Benazir, aylardır Sur halkının elektriksiz ve susuz bırakıldığını fakat buna rağmen evlerini terk etmediğini hatırlattı. Benazir, Sur halkını yalnız bırakmayacaklarını söyledi.