Barış Anneleri: Kalıcı barışın mimari İmralı'dadır 2017-10-14 09:07:23   Bengisu Kömürcü   İSTANBUL- PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecride tepki gösteren Barış Anneleri, "Kalıcı bir barışın mimarı İmralı'da tecrit ediliyor. Bir an önce bu tecrit kalksın. Önderlik olmadan ne katliamlar bitecek ne de savaş " dedi.    PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ağırlaştırılmış tecrit devam ediyor. Avukatları ve ailesiyle görüştürülmeyen Abdullah Öcalan'ın sağlık durumu hakkında ise herhangi bir bilgi verilmiyor. Avukatlarının Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı görüşme başvurusu, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun gereğince hükümlüler hakkında getirilen kısıtlamalar gerekçe gösterilerek reddediliyor. Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ağırlaştırılmış tecride tepki gösteren Barış Anneleri ise mücadele çağrısında bulunuyor.    'Herkesi harekete geçmesi gerekiyor'   Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecridin kalkması ile tüm halkların da özgürlüğüne kavuşabileceğini belirten Emine Erbey, "Önderlik üzerindeki tecridin kalkmasını istiyoruz. Önderlik sadece Kürt halkının değil, tüm halklarını geleceğini kurtaracak. Tecrit Önderlik üzerinde ağırlaştıkça halk da daha çok katlediliyor, tutuklanıyor. Barışın gelmesi için Önderliğin özgür kalması gerekiyor ve bunun için de herkesin harekete geçmesi gerekiyor. Kalıcı bir barışın mimarı İmralı'da tecrit ediliyor. Bir an önce bu tecrit kalksın. Biz sadece Kürt halkının, Kürt gençlerinin değil, askerlerin ve polislerin de ölmesini istemiyoruz" ifadelerine yer verdi.    'Barışı haykıran bir halkız'   Emine, Abdullah Öcalan'ın muhatap alınmadığı bir barışı da istemediklerinin altını çizerek, "Biz barışı haykıran bir halkız ama bizim için Önderliğin özgürlüğü ilk taleptir. Her geçen gün halk üzerindeki baskı artıyor. Halka saldırarak, katliamlar yaparak, insanları tutuklayarak bize Önderliği de unutturmaya çalışıyorlar. Biz barış dedikçe Kürt halkı üzerindeki savaş politikasını derinleştiriyorlar. Ben, hem bir kadın olarak hem de bir anne olarak sesleniyorum: Önderliğin üzerinde ki tecrit derhal kalksın. Biz artık çocuklarımızın yasını tutmak istemiyoruz" diye konuştu.   'Onunla gözümüzü açtık'   Abdullah Öcalan'ın kırk milyon Kürt’ün iradesi olduğunu ifade eden Perihan Akbulut ise "O bizim irademizdir. O şuan tek başına tecritte değildir, onunla beraber tüm Kürt halkı tecrit altındadır. Sayın Öcalan barışın anahtarıdır, bunun çok iyi anlaşılması gerekiyor. Bizim de tüm halklar gibi bir başkanımız var. Önderlik çok güzel şeyler yaptı. Kadınlar onunla gözünü açtı. Yıllarca ezilen kadınlar onun perspektifleri sayesinde güçlendi. Bütün halklar Sayın Öcalan'ın ideolojisine muhtaçtır. Önderlik olmadan ne katliamlar bitecek ne de savaş" dedi.   'Barış için Öcalan serbest kalmalı'   Perihan, " Kürt illeri bombalanıyor, doğamız katlediliyor. Sokakta insanlar birbirini öldürüyor ve bunun nedeni ülkedeki savaş politikasıdır. Kimse şuan huzurlu değil. Huzurlu olabilmemiz için, barış ortamının sağlanabilmesi için Sayın Öcalan'ın bir an önce özgür kalması gerekiyor" sözlerine dikkat çekti.    'Yaşananlar tecridin sonucudur'   Abdullah Öcalan'ın sağlık koşullarıyla ilgili aylardır haber alamadıklarını söyleyen Sultan Bozkurt da, "Durumu nasıldır, iyi midir bilmiyoruz… Onun üzerindeki tecritle ülkenin hali de değişiyor. Tecrit ağırlaştıkça hem tutsaklara baskı artıyor, hem de halka dönük katliam artıyor. Tek tıp kıyafetler, aile görüşlerinin kısıtlanması, insanların düğünlerinde bile Kürtçe şarkı çalamaması, mitinglerde toplanamamamız, siyasetçilerimizin tutuklanması ve belediyelerimize kayyım atanması bunların hepsi tecridin sonucudur" dedi.    'Çırpınıyorlar'   Sultan, "Erdoğan kendini gerilla ve asker analarının yerine koysun. Kendi çocuğunu askere göndermedi ama halkın çocuklarını gözünü yummadan ölüme gönderiyor. Sırf bunun için tecridi ağırlaştırıyorlar. Biliyorlar; eğer Önderlik konuşursa bütün kirli işleri çıkacak ortaya, halk gerçek yüzlerini görecek. Karaya vurmuş balık gibi çırpınıyorlar" diyerek tecridin bir insanlık suçu olduğunu hatırlattı.    'Mevcut iktidarla barış umudum yok'   Zeynep Calıhan ise "Bizim rehberimiz tecrit altında olduğu sürece biz özgür değiliz. Barışın elçisi İmralı'dadır ve ağır bir tecrit altındadır. O çıkmadığı sürece özgürlük de, barış da gelmeyecektir. İnsanların bedenini teşhir ediyorlar ve ben bir ana olarak utanıyorum. Bunların son bulması için, çocuklarımızın bedeni üzerinden yürütülen siyasetin çürütülebilmesi için Önderliğe ihtiyacımız var. Benim artık mevcut iktidarla barış umudum yok. Yıllardır yüreği yanan biziz. Cizre'de insanları diri diri yakanlarla barış olmaz. Onlar ölümler üzerinden siyaset yapıyorlar. Küçücük çocukları gerilla diye katledip sonra teşhir ediyorlar. Ben bu yüzden bu iktidarla barış olmasını istemiyorum" dedi.   'Rehberimizin özgür bırakılsın'   Zeynep son olarak şu ifadelere yer verdi: "Gebze'de geçen sabah gardiyanlar kapıları çalıp koğuşları basmışlar. Şakran'da da çok fazla baskı var. Aramalardan geçerken bizi taciz ediyorlar. Biz tepki göstermesek bizi ince aramaya tabi tutacaklar ama biz izin vermiyoruz. Ben Şakran'daki kızımı görmeye gittim ama göremedim. Görüşe gittiğim gün kızımı alıp başka yere götürmüşler. Bütün cezaevlerinde baskı var. Başımdaki yazmama kadar çıkarıp bakmaya kalkıyorlar. Biz bu yüzden tecridin kalkmasını istiyoruz. Biz her şeye rağmen ve özgürlük diye haykıracağız. Rehberimizin bir an önce özgür kalmasını istiyoruz. Tüm Kürt halkına serkeftin diliyorum."