Kadınlar Helin’in katledildiği yerde: Müftülük yasası değil, yaşamak istiyoruz! 2017-10-15 18:12:06 İSTANBUL - İstanbul Kadın Meclisi’nden kadınlar, Helin Palandöken’in katledildiği yerde eylemdeydi. Helin anısına karanfiller bırakan kadınlar, "Kadınlar müftülük yasası değil, yaşamak istiyor" dedi. Geçen Cuma günü Mustafa Yetgin isimli erkek tarafından katledilen 17 yaşındaki Helin Palandöken için Pendik Güzelyalı Tren İstasyonu’nda bir araya gelen kadınlar, “Meclis müftüye resmi nikah yetkisi vereceğine kadın cinayetlerini durdursun, Helin Palandöken için sessiz kalmıyoruz” pankartı açarak “Sessiz kalmıyoruz” yazan fotoğraflarını taşıdı. Sık sık "Helin için sessiz kalmayacağız", "Yaşasın kadın dayanışması" sloganları atan kadınlar, Helin'in katlediğildiği yere karanfil bıraktı. Burada konuşan İstanbul Kadın Meclisi üyesi Beyza Aksoy, Helin’in bundan bir ay önce sosyal medya üzerinden taciz edildiğine dair yaptığı paylaşımı hatırlatarak, “Ancak kimse Helin’in yazdığını görmemişti. Öğrenci olmadığı öğrenilen saldırgan Mustafa, olay sonrası gözaltına kelepçe takılmadan alınmıştı” ifadelerini kullandı. Helin’in cenazesine binlerce kadının katıldığını belirten Beyza, “Helin'in tabutunu kadınların omuzladığı cenaze töreninde kadına yönelik şiddete ve kadın cinayetlerine öfke öne çıktı” dedi. ‘Helin’in davasının takipçisi olacağız’ “Helin’in hesabını sormak ve başka Helinlerin olmaması için öldürüldüğü yerdeyiz” diyen Beyza, Helin'in ülkede katledilen kadınlardan sadece biri olduğunu, sadece Ekim’in ilk 10 gününde 20 kadın katledildiğini dile getirdi.  Kadın cinayetlerden kadınları korumayanlar sorumlu olduğunu ifade eden Beyza, “Helin’in katili daha evvel bir çok davada gördüğümüz gibi mahkemeye çıkıp ‘çok seviyordum, pişmanım’ diyecek, kravat takıp mahkemeye gelecek ve indirim almaya çalışacak. Helin’in davasının takipçisi olacağız” diye belirtti. ‘Kadınlar müftülük yasası değil, yaşamak istiyor’ Beyza, “Helin sosyal medyada ‘sokağa çıkamıyorum’ diye paylaşımda bulunmuştu. Ne Helin’in ne başka bir kadının sokağa çıkmaya korkmadığı günleri yaratmaktan hepimiz sorumluyuz. Kadınların sokaklara çıkmaktan tedirgin olduğu bir ortamda, kadınları korumakla yükümlü olanların derdi ise ne yazık ki Müftülük Yasası oldu” diyerek, kadınların müftülük yasası değil yaşamayı istediğini söyledi. Beyza “Hala çıkıp bu kadın düşmanı yasa için  ‘isteseler de istemeseler de o yasa Meclis’ten geçecek’ diyorlar. Biz bu yasayı reddediyoruz" diyerek ülkede çözülmesi gereken asıl sorunun, her gün katledilen kadınların olduğu, yine kadınların sokağa çıkmaya korkmasının olduğunu ifade etti. ‘Aşk cinayeti değil, kadın cinayetidir’ Helin’in katledilmesinin ardından medyadaki cinsiyetçiliğin bir daha su yüzüne çıktığını hatırlattı. Bazı yayın kuruluşlarının  ‘aşk cinayeti’ demekten çekinmediğini aktaran Beyza “Bu, aşk ya da kıskançlık cinayeti değil, doğrudan kadın cinayetidir. Aşk, kıskançlık tutku adı altında yapılan bu meşrulaştırmaları kabul etmiyoruz. Şiddete, cinayete mazeret üretmek cinayeti aklamak, ortak olmak demektir. Buradan basın yayın mensuplarını kullandıkları bu dili düzeltmeye ve kadınların yanında yer almaya çağırıyoruz. Öldürülen kadınlara karşı sorumluluğumuz, en ufak bir meşrulaştırmaya dahi izin vermemektir” diye konuştu.