‘Barzani yönetimi halkın kazanımlarını Haşdi Şabi’ye teslim edemez’ 2017-10-19 09:15:13   Zeynep Turgut/Dilan Babat   VAN- Kerkük'ün Haşdi Şabi güçlerine teslim edilmesinin kabul edilemeyeceğini söyleyen kadınlar, yaşananları Şengal'de de olduğu gibi bir 'ihanet olarak değerlendirdi. Kadınlar, kendi ailelerini koruyan yönetimlerin, halkın çocuklarını gözden çıkardığını ve Kürt halkının bu politikalara karşı birlik olması gerektiğine dikkat çekti.    Güney Kürdistan’da 25 Eylül'de yapılan bağımsızlık referandumu, Irak merkezi yönetimi tarafından kabul görmemiş, ardından İran ile anlaşmaya giden merkezi Irak yönetimi Güney Kürdistan topraklarına saldırmaya başlamıştı. 15 Ekim günü Kerkük’e yönelik saldırılar HPG üyeleri ve bazı gönüllü peşmergelerin oluşturduğu savunma hattıyla engellenmeye çalışılsa da Yurtseverler Birliği (YNK) ve Kürdistan Demokrat Partisi’ne (KDP) bağlı peşmergelerin aldıkları emirin arından şehrin yakın savunma hattını bırakması, Haşdi Şabi güçlerinin Kerkük'i tamamen ele geçirmesine sebep olmuştu.    Kerkük'te yaşayan Kürtler YNK ve KDP'nin savunmayı bırakmasını 'ihanet' olarak değerlendirirken, diğer bölgelerdeki Kürt halkı ise yaşananlara tepkisini dile getirdi. Vanlı kadınlar daha önce KDP peşmergeleri denetiminde olan Şengal'in DAİŞ çetelerine teslim edildiğini hatırlatarak, ‘geri çekilme emrine’ yabancı olmadıklarını söyledi.     'Kürt halkı savunmasını oluşturmalı'   Ortadoğu'daki çatışmalı sürece değinen Saime Sürme, Kürtlerin yıllardır direndiğini söyledi. Kerkük'te yaşananların Kürt halkı için kabul edilemez olduğunu belirten Saime, "Kenti, DAİŞ benzeri Haşdi Şabi güçlerine bıraktılar. Kadınlar tekrar katliam, istismar ve satılmalar ile karşı karşıya kalabilir. Bu çatışmalar sadece İran, Irak, Kerkük, Maxmur ve Şengal'i etkileyecek bir durum değil. Bu yarın bir gün Türkiye'de de kendisini gösterecektir. Dolayısıyla bu bütün Ortadoğu’yu etkileyecektir. DAİŞ'den farkı olmayan Haşdi Şabi ordusu ile yine Kürtlere karşı bir soykırım gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Bizi yönettiğini düşünen 'yukarıdaki' anlayışların bunları durdurması lazım. Kendi ailelerini korurken, halkın çocuklarını ölüme gönderiyorlar. Kürt halkının bu politikalara karşı bir an önce savunmasını oluşturup birlik olması şart" diyerek tepkisini dile getirdi.    'Kerkük'te halk toprağını terk etmemeli'   Rojava'da inşa edilen ‘demokratik ulus modelinin’ tüm dünyaya rol model olması gerektiğini savunan Saime, kadınların yaşanan savaşları durdurma ve demokratik modeli oluşturma konusunda öncü olması gerektiğini kaydetti.     Kürt halkı üzerinde yıllardır baskı politikalarının olduğunu söyleyen Rafiya Civaklı ise "Ne zamanki Kürtler kendi haklarını tayin etmeye kalkışsa buna tahammül edemeyen devletler çıkıyor.  Şuan Kerkük'te yaşanılan durum kabul edilecek bir durum değildir. Barzani yönetimi toprakları bıraktırarak halkın bütün kazanımlarını Haşdi Şadi'ye teslim etti. Kerkük'teki Kürt halkının asla toprağını bırakmaması gerekiyor. Kendi savunmamızı yapabilecek güçteyiz. Nasıl ki dün Şengal ve Kobanê'de yaptık bugün Kerkük'te de bunu yapabiliriz" diye konuştu.     'İhanet unutulmayacak'   Kıymet Çiçek ise emperyalist güçlerin Kürtler‘in statü sahibi olmasını istemediğini dile getirerek, Kürtlerin birlik olup buna cevap olması gerektiğini söyledi. Kıymet, "Şengal'de bulunan halk kendi gücüyle savunmasını yaptı. Şimdi Şengal, Kobane ve Rakka DAİŞ'ten temizlendi. Kürt halkı direngen bir halktır. Tekrar kazanımlarına sahip çıkacaktır. Yekvücut hareket edilirse başarı elde edilecektir. Ama Kürtler tarihlerine kazınacak olan Kerkük ihanetini de asla unutmayacaktır" ifadelerinde bulundu.