'Kerkük saldırısı Kürt halkının tüm kazanımlarına dönüktür' 2017-10-19 11:50:43     DİYARBAKIR - Irak ordusu ve Heşdî Şabî'nin Kerkük saldırısına ilişkin açıklama yayınlayan DTK, saldırının Kürt halkına ve bütün kazanımlarına yönelik açılan bir savaş olduğunu belirterek, buna karşı ulusal birlik kongresi çatısı altında bir araya gelinmesi gerekliliğine işaret etti.   Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Irak ordusu ve Heşdî Şabî güçlerinin 16 Ekim'de Kerkük'e yönelik saldırısına ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Ortadoğu'nun tam bir savaş hali aldığına işaret edilen DTK'nin açıklaması şöyle:    "DAİŞ çetelerinin Ortadoğu halklarına yaşattığı zulüm ve barbarlık bütün sonuçları ve tahribatlarıyla ortadayken, DAİŞ'le mücadele devam ediyorken, bu mücadeleye ve halkların gerçek hukuklarını gözeten adil demokratik bir sistemin kurulmasına odaklanması gereken güçlerin, Kürt halkının varlığına ve yaşamına kastetmeye kalkışması manidardır. Güney Kürdistan halkının en meşru hakkı olan bağımsızlık referandumunu gerçekleştirmesini içlerine sindiremeyen bölge sömürgeci güçleri, aralarındaki bütün çelişki, çatışma ve 'düşmanlıkları' bir kenara bırakarak, Kürt düşmanlığı ve karşıtlığı üzerinden tam bir şer ittifakı oluşturdular. İran, Türkiye ve Irak merkezi hükümetinin başını çektiği bu Kürt karşıtı ittifak, Kürtlerin bütün kazanımlarına karşı topyekun bir seferberlik ve savaş başlatmış durumdalar. Amaç, Ortadoğu'da değişen yeni dengeler karşısında Kürt halkının bir statü elde etmesini engellemektir.   'Kürt halkının kazanımlarına açılan bir savaştır'   Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Afrin'e yönelik saldırı ve kuşatma hazırlıkları ile eş zamanlı olarak Irak Merkezi hükümetinin kararıyla Irak ordusunun ve DAİŞ'in bir türevi ve versiyonu olan Heşdî Şabî örgütünün Kerkük kentine ve Kürt halkına saldırması, esasında topyekûn Kürt halkına ve bütün kazanımlarına karşı açılmış bir savaştır. Kerkük'ü 'Kürtsüzleştirmeyi' amaçlayan bu saldırıları şiddetle kınıyor, lanetliyoruz. Kerkük, Kürt, Türkmen, Arap ve diğer halkların binlerce yıldır birlikte yaşadıkları zengin ve çeşitliliği olan mozaik bir kent kimliğindedir. Çok iyi biliniyor ki, dışarıdan sömürgeci ve merkezi müdahaleler olmazsa, bu kentin halkları ve inançlarının kardeşe ve herkesin hukukunun ve statüsünün belli olduğu demokratik bir yönetim şeklinde yaşamaları mümkündür.   'Gün teslim olma günü değil'   Bu tablonun yaşanmasının en asli nedeni, bugüne kadar ısrarla dile getirdiğimiz ulusal birlik sorunlarımızın çözülmemesi, ulusal bir kongre çatısı altında toplanarak güçlü bir irade ortaya çıkarılmamasıdır. Mevcut durum, Kürt siyasi partileri ve bütün demokratik kesimler en kısa zamanda bir araya gelerek, ortak bir tutum almalı, ulusal birliğin önündeki tüm engelleri kaldırarak en hızlı bir biçimde ulusal birliğimizi kurumsal bir çatı altında sağlamalıdırlar. Gün teslim olma ve geri çekilme günü değil, direnerek ve mücadele ederek kazanımlarımızı ne pahasına olursa olsun korumak ve büyütmek zamanıdır.   Bu temelde, tüm halkımızı, bölge halkları ve uluslararası toplumu Güney Kürdistan halkımızla dayanışmaya çağırıyoruz."