12 Eylül'den OHAL’e cezaevi: Türkçe dışında yazmak yasak, renkler sakıncalı! 2017-10-20 09:02:15 Esra Aydın ANKARA – Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan siyasi tutsak Ruken Türemiş’in, içinde Kürtçe şarkısı sözü yer alan bir mektubu "Türkçe dışında yazmak yasak" notuyla iade edildi. Diyarbakır Cezaevini aratmayan uygulamalarda, daha önce bir mektubundaki ‘zindan’ kelimesi de sansürlenen Ruken’e gönderilen bir fular da‘sakıncalı renk var’ gerekçesiyle verilmedi. Ruken, “Renklerden, şarkılardan, notalardan korkar hale gelen, aciz bir zihniyetle karşı karşıyayız” dedi.   20 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL), beşinci kez uzatıldı. OHAL’in yarattığı en büyük hak ihlali ise cezaevlerinde artarak devam ediyor. Özellikle Çukurova Bölgesi’nde bulunan Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı, Adana Kürkçüler E Tipi Kapalı, Osmaniye T Tipi Kapalı, Mersin E Tipi Kapalı, Tarsus C Tipi Kapalı, Alanya L Tipi Kapalı, Antalya L Tipi Kapalı, İskenderun M Tipi Kapalı, Hatay M Tipi Kapalı, Ceyhan M Tipi Kapalı ve son bir aydır açılan Tarsus T Tipi Kadın Kapalı cezaevlerinde hak ihlalleri ve işkence vakaları tavan yaptı. OHAL sonrası gerek Anayasa gerek uluslararası insan hakları sözleşmeleri de fiili olarak askıya alınmış durumda. Tarsus’taki kadınların ardından en son İzmir Şakran Kapalı Çocuk Cezaevinde yaşanan hak ihlallerine karşı iki çocuk açlık grevine girmişti.    Cezaevinde bulunan tutsak kadınlar da gönderdikleri mektupta cezaevinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekmeye devam ediyor. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ruken Türemiş isimli siyasi tutsak da, 12 Eylül döneminde özellikle Diyarbakır Cezaevinde dayatolan "Türkçe konuş, çok konuş" politikasının devam ettiği AKP döneminde, Uşak E Tipi Cezaevindeki bir tutsakla mektuplaşmasının her iki cezaevi tarafından da sansürlendiğini bildirdi.    ‘Zindan’ kelimesine sansür   Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde her geçen gün akıl almaz uygulamaların yaşandığını belirten Ruken Türemiş, iletişim hakkının sansüre uğradığını aktardı. Uşak E Tipi Cezaevindeki bir tutsakla yaptığı mektuplaşmada, kendisine gelen ve kendi gönderdiği mektupların sansürlendiğini söyleyen Ruken, “Zaten hat safhada ama Uşak Mektup Komisyonunun sansürleri bir başka. Sansürlemeye çalıştıkları kelimelerden birini okumaya çalıştım. ‘Zindan’ kelimesiydi” dedi.    Ruken, kendi mektubunda belirttiği bir ismin ise cezaevi yönetimi tarafından karalanarak sansürlendiğini aktardı.    Türkçe dışında yazmak yasak!   12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevinde dayatılan uygulamalar gibi OHAL döneminde de aynı uygulamalar dayatılıyor. Aynı tutsağa yazdığı bir mektubun ise birkaç gün sonra üzerinde "Türkçe dışında yazmak yasak" notuyla beraber iade edildiğini bildiren Ruken, “Arkadaşım bağlama çalıyor diye ona Kürtçe bir şarkının sözlerini ve notalarını göndermiştim. Dehşet içinde kaldım ve kesinlikle bunun peşini bırakmayacağım. Suç duyurusunda bulunacağım” dedi.   Fularda bulunan ‘sakıncalı renk’   Ruken, bir arkadaşının kendisine gönderdiği fulara ise el konulduğunu belirterek, “Onu da buradaki cezaevi, içinde ‘sakıncalı renk var’ gerekçesiyle vermedi. Sakıncalı zihniyetlerin hangi renklere ‘sakıncalı’ dediğini biliyorsunuz zaten. Renklerden, şarkılardan, notalardan korkar hale gelen, ne yazık ki aciz bir zihniyetle karşı karşıyayız” diye kaydetti.