'Gazeteciliklerine tanığız, arkadaşlarımızın yanındayız' 2017-10-23 10:03:43   İSTANBUL - Kadın gazeteciler, gözaltındaki meslektaşlarının yanlarında olduklarını belirterek, “Gazeteciliklerine tanığız. Korkmuyoruz, bedeli ne olursa olsun gerçekleri halka ulaştırmaya devam edeceğiz” dedi.    Son bir hafta içerisinde ajansımızın editör ve muhabirleri de dahil, 7 gazeteci gözaltında alındı. İlk önce Etkin Haber Ajansı çalışanlarına yapılan operasyon yönünü 1 gün arayla ajansımız JIN NEWS ve Mezopotamya Ajansı çalışanlarına çevirdi. 19 Ekim Günü ETHA çalışanlarının kaldığı  eve yapıaln baskında Havva Cuştan ve İsminaz Temel gözaltına alındı. Bir gün sonra ise Ankara'da editörümüz Sibel Yükler, muhabirlerimiz Duygu Erol ve Habibe Eren ve Mezopotamya Ajansı muhabirleri Diren Yurtsever, Selman Güzelyüz gözaltına alındı. Sibel Yükler, Selman Güzelyüz ve Diren Yurtsever önceki gün emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken muhabirlerimiz Habibe Eren ve Duygu Erol ise, bugün savcılığa çıkarılacak. Gözaltında bulunan ve hala neden gözaltına alındıklarına dair bilgi edinilemeyen gazetecilerle ilgili konuşan kadın gazeteciler meslektaşlarının biran önce serbest bırakılmasını istedi.    'Kirli savaş kamuoyundan gizlenmek isteniyordu'   ETHA editörü Derya Okatan,  OHAL sürecinde basına dönük ağır saldırılar gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, "Savaş sürecinde pek çok siteye erişim engeli getirilmişti ve ardından savaş başlatılmıştı. Bunun bir anlamı vardı elbette. Bu kirli savaşın, gerçeklerin kamuoyundan gizlenmesi amacı taşıyordu" diye belirtti.     'Daha ne olabilir dedikçe daha ağır saldırılar oldu'   Bir gün arayla iki basın kuruluşuna yönelik gözaltıların gerçekleştiğini ifade eden Derya,  “OHAL süresince biz her gün 'daha ne olabilir ki?' diye sorduk, ama her seferinde daha ağır saldırılarla karşılaştık, daha büyük acılar yaşadık" diyerek, bu gözaltı sürecinin de benzer zorluklar getirmemesini umduğunu dile getirdi.   'Yarında gerçekler kalır, yalanlar değil'   Şu anda 170’e yakın gazetecinin cezaevinde olduğunu hatırlatan Derya, “Açıkçası suçlarını örtmek için gerçekleri yazan gazetecilere saldırıyorlar. Ancak bunun bugün açısından çok mümkün olmadığını söyleyebiliriz. Artık sosyal medya var olmasa bile yarına gerçekler kalır. Yalanları uzun süre devam ettiremezler" ifadelerine yer verdi.    'Kadın gazetecileri sindirmeye dönük'   Derya, gözaltındaki gazetecilerin maruz bırakıldığı psikolojik ve fiziksel işkenceye işaret ederek, “Muhalif basına, gazeteci kimliğimize saldırıları biz arkadaşımızın basın kartının yakılmasında gördük ya da kadın gazetecilere dönük saldırıları da cinsiyetçi küfür ve tehditlerde gördük. Çok açık kadın gazetecileri sindirmeye dönük tehdit ve hakaretlerdi"  diye konuştu.    Derya son olarak bu saldırılar karşısında bir mücadele hattına ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, "Bunu da yan yana durmakla yapabiliriz. Gözaltında olan arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını ve tutuklu arkadaşlarımızın da aynı şekilde özgürlüklerine kavuşmalarını istiyoruz" dedi.    'Suçlamanın açıklanmaması endişe verici'   Bianet muhabiri Beyza Kural da şöyle konuştu: "Arkadaşlarımız hakkında suçlamalar açıklanmamış, soruşturmaya gizlilik kararı konmuş olması süreç konusunda endişe verici.  Bizler onların gazetecilik faaliyetlerinin gözaltına alınmalarının gerekçesi olduğunu düşünüyoruz ve bu durum rahatsız edici. Haber takiplerinde yan yana olduğumuz arkadaşlarımızın gazeteciliklerine tanığız. Gözaltına alınmaları, ev baskınlarında karşılaştıkları taciz kabul edilemez. Arkadaşlarımızın derhal serbest kalmalarını istiyoruz.”   'Kadınların sesi olmaya çalışan arkadaşlarımızdı'   Mezopotamya Ajansı muhabiri Sadiye Eser de gazetecilerin gözaltına alınma nedeninin gerçeklerin gizlenmek istenmesi olduğunu belirterek,  "Gözaltına alınan 7 arkadaşımızın 6'sı kadın ve bu arkadaşlarımız kadın haberlerini çok iyi takip eden, kadınların sesi olmaya çalışan arkadaşlarımız. Böyle bir tablo karşısında şunu düşünüyoruz; kadın haberlerinin yapılması da engellenmek isteniyor. Arkadaşlarımızın dosyalarında gizlilik kararı var. Biz biran önce neden gözaltına alındıklarının açıklanmasını istiyoruz. Aksi taktirde meslektaşlarımızın yine gazetecilik faaliyetlerinden dolayı alındıklarını biliyoruz,  ama bu daha da somutlaşmış olacak" diye konuştu.    Sadiye,  meslektaşlarının bir an önce serbest bırakılmasını istediklerini ifade ederek " Arkadaşlarımızı alanda, yanımızda görmek istiyor ve bir an önce tekrar haberlerini okumak istiyoruz" dedi.   'Gerçeklerin halka ulaşmasına engel olmak istiyorlar'   Evrensel Gazetesi muhabiri Eylem Nazlier  ise, basın özgürlüğüne büyük bir müdahalenin söz konusu olduğunu  dile getirerek, "İlk önce alanlarda yan yana çalıştığımız ETHA çalışanlarının gözaltına alındığını öğrendik, çok geçmeden Ankara'da JIN NEWS ve Mezopotamya Haber Ajansı çalışanlarına yönelik gözaltıların olduğunu duyduk. İktidar gerçeklerden korkuyor. Gerçeklerin halka ulaşmasına engel olmak istiyor" diye belirtti.    'Gerçekleri halka ulaştırmaya devam edeceğiz'   Eylem son olarak şöyle dedi: "Kadınları eve hapsetmek isteyen,  kadınların sesini kısmak isteyen bir iktidarla karşı karşıyayız. Gözaltı ve tutuklamalarla bunu başardıklarını sanıyorlar. Biz bu baskılara karşı mesleğimizi savunmaya devam edeceğiz. Kadın gazeteciler olarak arkadaşlarımızın yanındayız, gazeteciliklerine tanığız. Korkmuyoruz, gerçekleri halka ulaştırmaya devam edeceğiz. Bedeli ne olursa olsun" dedi.